Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ahbap'taki yolsuzluk için ilk sözler: Depremi kullanarak fırsatçılık yapanlar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ahbap'taki yolsuzluk için ilk sözler: Depremi kullanarak fırsatçılık yapanlar... Haber Videosunu İzle
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ahbap'taki yolsuzluk için ilk sözler: Depremi kullanarak fırsatçılık yapanlar...
Haberin Videosunu İzle
Haberin Videosunu İzle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şurası'nda konuştu. Açıklamasında isim vermeden Ahbap operasyonları ve Haluk Levent'e değinen Erdoğan, "6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Terbiye yoksunu tiplerin hariçten nasıl gazel okuduklarını hepimize gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor" dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete operasyon çekildiğini, depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanların adalete hesap verdiğini söyledi.
  • Erdoğan, dezenformasyonla mücadeleyi milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini belirtti.
  • Erdoğan, 2. İletişim Şurası'nda yaptığı konuşmada, yeni medya araçlarının bilginin üretim ve dolaşım hızını artırdığını, ancak aynı zamanda değerleri ve kültürü tahrip etme riski taşıdığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, ATO Congresium'da, "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şurası'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmasına, İsrail tarafından Gazze'de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakarca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı. Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.

ŞURA 2 GÜN SÜRECEK

İki gün sürecek Şura'ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Erdoğan, şunları söyledi:

“İletişim Şura'mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şura'nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”

"SURA'NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA İNANIYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şura'nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Erdoğan, "Şura'nın gerek zengin katılımcı profili, gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir." diye konuştu.

"BİLGİNİN ÜRETİMİ VE DOLAŞIM HIZI ÖNMELİ ÖLÇÜDE ARTTI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti.

Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zeka modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”

İSİM VERMEDEN AHBAP OPERASYONUNDAKİ SKANDALLARA SERT ÇIKTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmada öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

"Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Ucu nereye varırsa varsın gerilimden ve kutuplaşmadan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.

Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Uluslararası kamuoyu Türkiye'yi başkalarının kaleme aldığı karalama amaçlı filmlerden değil, kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden tanıyor. Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikayeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü vizyonu da hayata geçiriyoruz."

Abdullah Karlıdağ
Haberler.com