Çorlu'daki tren kazasında ölen 25 kişi için anma töreni düzenlendi

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasının 8. yıl dönümünde kurbanlar için anma etkinliği düzenlendi. Aileler adalet talebiyle bir araya geldi.
TEKİRDAĞ'ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği, 328 kişinin de yaralandığı tren kazasının 8'inci yıl dönümünde kaza kurbanları için anma etkinliği düzenlendi.
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinden 8 Temmuz 2018'de İstanbul Halkalı'ya gitmek için hareket eden, 362 yolcu ve 6 personelin bulunduğu tren, Tekirdağ'ın Çorlu ilçesi Sarılar Mahallesi yakınlarında raydan çıkarak devrildi. Kazada 7'si çocuk 25 kişi yaşamını yitirdi, 328 kişi de yaralandı. Kazanın 8'inci yılında, hayatını kaybedenler için Sarılar Mahallesi'nde yaptırılan anıt önünde anma etkinliği gerçekleştirildi. Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt'un da katıldığı anma törenine kazazedelerin yakınları, mahallede toplanıp, kazada hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının bulunduğu ve 'Adalet istiyoruz' yazılı pankartla anıt önüne yürüdü. Anma etkinliğinde rayların üzerine ölenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankart ile karanfiller bırakıldı.
Kazada kızı Bihter Bilgin, kardeşleri Emel Duman, Derya Kurtulmuş ve 6 aylık yeğeni Beren Kurtulmuş'u kaybeden Zeliha Bilgin, aileler adına konuştu. Bilgin, "8 Temmuz Çorlu tren katliamında sonsuzluğa uğurladığımız 25 canımız için 8'inci yılında aynı saatte, aynı günde, onlarla beraberiz. Bugün burada yalnızca bir günü anmak için değil, bugün burada takvimlerde yalnızca bir tarih gibi görünen, ama bizim için yıllardır hiç bitmeyen bir günü, dinmeyen özlemi, hiç susmayan bir vicdanı paylaşmak için bir aradayız. Bazı tarihler takvimlerde kalır. 8 Temmuz bizler için yalnızca bir tarih değildir. Bir sabahın, bir yolculuğun, bir vedanın ardından bir daha eskisi gibi olmayacağının günüdür. Aradan yıllar geçti, mevsimler değişti, çocuklar büyüdü, hayat herkesi bir yerlere savurdu ama 8 Temmuz yüreğimizde kaldı. Kaldığı yerden hiç ayrılmadı. İnsanlar 8 Temmuz'u biliyor. Peki ya sonrasını biliyor mu? Bir annenin evlada duyduğu özlemin, yıllar geçse de daha da alevlendiğini. Bir çocuğun annesinin sesini unutmaya başlamasını nasıl bir boşluk olduğunu. Bir babanın her duasında evladının ruhunu anmasını. Bir kardeşin her güzel haberde telefonu eline alıp onu bir daha arayamayacağını hatırladığını bizler biliyoruz. Çünkü yalnızca 8 Temmuz'u yaşamadık, 9 Temmuz'u da yaşadık. İlk bayramı, ilk anneler gününü, ilk babalar gününü, ilk doğum günü sessiz kalan telefonlar. ve her yıl yeniden gelen bu günü 8 Temmuz'u yaşadık" dedi.
'ONLARIN HAYALLERİ VARDI'
Hayatlarını kaybeden 25 kişinin yalnızca bir isim olmadığını söyleyen Bilgin, "Her biri bir hayat, bir umut, bir aile bir sevgi, bir gelecekti. Bihter'in kuracağı hayaller, Oğuz Arda'nın büyüteceği umutlar, biricik Ömer'in yaşayacağı çocukluğu, 6 aylık Beren'in annesine uzanacak küçücük elleri vardı. Gülce'nin umutları, Sena'nın yarınları, Mavinur'un geleceği ve diğer canlarımızın da sevdiklerinle paylaşacak nice yarınları, Özgenur'un hayata hazırlayacağı öğrencileri, Serhat'ın iyileştireceği hastaları vardı. Her birinin hayalleri geleceği vardı. İşini bilmez, vicdanı olmayanlar tarafından ellerinden alındı. Bugün burada yalnızca kaybettiklerimizi anmak için değil onların bize bıraktığı emaneti, vicdanı ve adalet arayışını yaşatmak için bir aradayız. Çünkü biliyoruz ki; adalet yalnızca mahkeme salonlarında verilen bir karar değildir. Adalet arayışımız yıllarca sürmesine rağmen, asıl sorumlu olan üst düzey yöneticiler asla sorumluluk almamış ve yargı önüne çıkarılmamıştır. Zinciri aydınlatılmadıkça adaletin tecelli ettiğini söylemek mümkün değildir. Bu isteğimiz ne öfkenin sesi ne intikamdır. Bu isteğimiz vicdanın sesidir. Çünkü biz adaleti yalnızca kaybettiklerimiz için değil, bir daha hiç kimse ihmale kurban gitmesin diye, bir daha hiçbir can ihmale kurban gitmesin diye sesleniyoruz. Hak, hukuk, adalet. Bugün bir kez daha söz veriyoruz, isimlerinizi asla unutmayacağız" diye konuştu.
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, hayatını kaybeden 7'i çocuk 25 canın acısının aileler, Çorluların için de eksilmediğini söyledi. Sarıkurt, "O gün yaralanan yüzlerce vatandaşımızın yaşadığı travmada hala hafızalarda yerini koruyor. Bu acı sadece tren kazası acısı değil, bu acı aslında ihmalin, sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmemesinin ve göz göre göre yaşanan bir felaketin acısı. İşte bu nedenle Çorlu tren kazası faciası yalnızca geçmişte yaşanılan bir olay olarak değerlendirilmemeli, ders çıkarılması gereken hepimizin toplumsal bir sorumluluğu olarak hafızamızda yaşamaya devam etmeli ve ettirilmeli diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.














