CHP'li Pala'dan, "Yenidoğan Çetesi" Taslak Raporuna Eleştiri: "Yapısal Nedenler Derinlemesine İncelenmemiş"
CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Meclis Araştırma Komisyonu'nun Yenidoğan Çetesi raporunu eleştirerek, yapısal sorunların incelenmediğini ve sağlık sisteminin ticarileştirilmesinin etkilerini vurguladı.
(ANKARA) – CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, kamuoyunda "Yenidoğan Çetesi" olarak bilinen olaya ilişkin kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı taslak rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Yapısal nedenler derinlemesine incelenmemiş, sorun daha çok bireysel suistimaller üzerinden ele alınmıştır" dedi.
CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Ankara Milletvekili Aylin Yaman ve Uşak Milletvekili Ali Karaoba, TBMM'de düzenledikleri ortak basın toplantısıyla kamuoyunda "Yenidoğan Çetesi" olarak bilinen olaya ilişkin kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı taslak rapora yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Pala, CHP'li komisyon üyeleri olarak taslak raporu değerlendirdiklerini ve 23 Ekim 2025 tarihinde karşı oy gerekçelerini içeren değerlendirmelerini Komisyon Başkanlığı'na sunduklarını ifade etti. Buna karşın raporun bugüne kadar yayımlanmadığını dile getiren Pala, "Sayın Meclis Başkanı'na çağrıda bulunuyoruz; bu rapor bir an önce yayımlansın ve kamuoyuna açıklansın. Toplum bu konuda son derece duyarlı" diye konuştu.
Komisyonun kuruluş amacının olayın tüm yönleriyle araştırılması, benzer vakaların önlenmesi ve sağlık sistemindeki zaafların ortaya konularak denetim mekanizmalarını güçlendirecek düzenlemelerin yapılması olduğunu vurgulayan Pala, "Bize gelen taslak raporda bu çerçeveden uzak bir yaklaşım görüyoruz. Yapısal nedenler derinlemesine incelenmemiş, sorun daha çok bireysel suistimaller üzerinden ele alınmıştır" dedi.
Pala, sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesine yol açan Sağlıkta Dönüşüm Programının raporda yeterince ele alınmadığını belirterek, bunun hem sorunun kaynağının doğru tanımlanamamasına hem de çözüm önerilerinin yetersiz kalmasına neden olduğunu savundu.
"Eski ve mevcut bakanlar dinlenmedi"
Pala, taslak raporun önemli eksiklikler içerdiğini ifade ederek, dönemin İstanbul İl Sağlık Müdürü ve mevcut Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, eski Sağlık Bakanları Fahrettin Koca, Mehmet Müezzinoğlu ve Recep Akdağ ile eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın komisyona davet edilmemesini eleştirdi.
Taslak raporda, nedensellik bağlarının zayıf olduğunu savunan Pala, Türkiye'de bin canlı doğumda yaklaşık 6 yenidoğan ölümü gerçekleştiğini, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi ortalamasında ise bu oranın binde 2–2,5 civarında olduğunu ifade etti. Pala, "Türkiye'de yoğun bakım yatak sayısı dünya standartlarının üzerindeyken, yenidoğan ölümlerinin bu denli yüksek olmasının nedenleri raporda açıklanmıyor" dedi.
Pala, bazı verilerin de hatalı olduğunu belirterek, 2024 sonu itibarıyla özel hastane sayısının raporda 535 olarak yer aldığını, ancak Bakanlık verilerinde bu sayının 552 olduğunu kaydetti.
Raporda yer alan 101 önerinin bir bölümünü değerli bulduklarını dile getiren Pala, buna karşın sağlık sisteminin yapısal sorunlarını ortaya koyan kapsayıcı bir eleştirinin yapılmadığını söyledi. Pala, "Sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesinden vazgeçilmedikçe, bu tür vakalar tekil örnekler olarak tekrar etmeye devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Kayıhan Pala, sözlerini, "Türkiye'de bu sağlık sistemini mutlaka değiştirmek gerekiyor. Yenidoğan çetelerinin ortaya çıkmasını önleyecek; kamucu, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemine ihtiyacımız var" diye tamamladı.
Pala'dan sonra konuşan Aylin Yaman ise Türkiye'de yenidoğan ölümlerine ilişkin bölgesel eşitsizliklere dikkat çekerek, "2024 yılı sağlık istatistiklerine göre ülke genelinde yenidoğan mortalite hızı bin canlı doğumda 5,6 iken bu oran Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 7,8'e çıkmaktadır" dedi.
Türkiye'de yenidoğan yoğun bakım yatak sayısının Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği düzeyin üzerinde olduğunu belirten Yaman, "Sorun yatak sayısında değil, bu yatakların kamu, üniversite ve özel sektör arasındaki dağılımında ve nitelikli insan kaynağının özel sektörde yetersiz olmasındadır" değerlendirmesinde bulundu.
"Bebek ölümlerinin yaşandığı bir hastaneye kısa süre önce 'bebek dostu' sertifikası verilmiş"
Ali Karaoba ise denetim mekanizmalarına dikkati çekerek, "Bebek ölümlerinin yaşandığı bir hastaneye kısa süre önce 'bebek dostu' sertifikası verilmiş olması, denetim sistemindeki ciddi çelişkiyi ve zafiyeti ortaya koymaktadır" dedi.
Karaoba, yenidoğan yoğun bakım yataklarının İstanbul'da ağırlıklı olarak özel sektörde bulunmasının kamu kapasitesindeki yetersizliğin sonucu olduğunu belirterek, bu durumun aileleri zorunlu olarak özel hastanelere yönlendirdiğini ifade etti.










