CHP'li Kılıç, ataması yapılmayan öğretmenler için Bakan Tekin'e soru önergesi verdi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, mazeretli tayin talebine rağmen ataması yapılmayan öğretmenlerin sorunlarını TBMM gündemine taşıdı. Kılıç, il ve ilçe emri hakkı tanınmamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e soru önergesi verdi.
(ANKARA) - CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde aile birliği, sağlık ve can güvenliği gerekçeleriyle tayin talebinde bulunan ancak ataması yapılmayan öğretmenlerin yaşadığı sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e, "Anayasamız aile birliğinin korunmasını devlete bir görev olarak vermiş, norm kadro planlaması da bakanlığın sorumluluğundadır; öyleyse plansızlığın bedelini öğretmene, eşine ve çocuğuna neden ödetiyorsunuz" diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde aile birliği, sağlık ve can güvenliği gerekçeleriyle tayin talebinde bulunan ancak ataması gerçekleşmeyen öğretmenlerin yaşadığı sorunları TBMM gündemine taşıdı. Kılıç, öğretmenlere il ve ilçe emri hakkı tanınmamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.
Kılıç, konuya ilişkin yaptığı videolu açıklamada şunları söyledi:
"Bir öğretmen düşünün; eşi bir şehirde, kendisi başka bir şehirde. Çocuğunu haftalarca, bazen aylarca göremiyor. Bir başka öğretmen, sağlık sorunuyla mücadele ediyor. Bir diğeri, can güvenliği nedeniyle yer değiştirmek istiyor. ve bütün bunlar resmi belgelerle ortaya konulmasına rağmen, şimdi bu öğretmenlere 'il emri de yok, ilçe emri de yok' deniliyor.
"SAYIN BAKAN, AİLE BİRLİĞİ YALNIZCA KÜRSÜLERDE SÖYLENECEK GÜZEL BİR SÖZ DEĞİLDİR"
Buradan Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin'e sesleniyorum: Bir öğretmenin mazeretini kabul edip sonra o mazeretin gereğini yerine getirecek hiçbir çözüm üretmemek ne ile açıklanabilir? Sayın Bakan, aile birliği yalnızca kürsülerde söylenecek güzel bir söz değildir. Aile birliği; bir çocuğun annesine, babasına hasret kalmamasıdır. Bir öğretmenin her akşam başka şehirdeki ailesini telefon ekranından görmek zorunda bırakılmamasıdır.
Mademki Anayasamız aile birliğinin korunmasını devlete bir görev olarak vermiş, norm kadro planlaması da bakanlığın sorumluluğundadır; öyleyse plansızlığın bedelini öğretmene, eşine ve çocuğuna neden ödetiyorsunuz? Bu nedenle konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıdım ve Sayın Bakan'a yazılı olarak sordum: Kaç öğretmen mağdur durumda? Kaç aile birbirinden ayrı? ve en önemlisi, bu insanlara hangi çözümü sunacaksınız? Bu sorularıma cevap beklerken Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim talebimiz açık: Mazereti belgelenmiş öğretmenler için aile birliğini, sağlık hakkını ve can güvenliğini gözeten bir çözüm derhal üretilmelidir."











