Bursa - Özince:´Dünyanın En İyi 10 Bankası Arasında 3- 4 Tür

Bursa - Özince:´Dünyanın En İyi 10 Bankası Arasında 3- 4 Tür
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

'iş'le Buluşmalar' Toplantıları Kapsamında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda (btso) Düzenlenen 'değişen Gündem ve Yeni Konumlama' Başlıklı Panelde Konuşan İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, İş Bankası'nın Kuruluş Öyküsünü Anlatarak, "iş Bankası, Kurtuluş Savaşı'ndan Kalan 250 Bin Lira ve 34 Müteşebbisin 750 Bin Lirası Toplanarak Kurulmuştur. Bugün Yaşadığımız İnsanlık Dramı Gibi, Kurtuluş İçin Verilen Destekle İş Bankası Kurulmuştur. Bu Arada, Ulusal Bağımsızlığı Adına Şehit Olanları Saygıyla Anmalıyız" Dedi.

'İş'le Buluşmalar' toplantıları kapsamında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda (BTSO) düzenlenen 'Değişen Gündem ve Yeni Konumlama' başlıklı panelde konuşan İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, İş Bankası'nın kuruluş öyküsünü anlatarak, "İş Bankası, Kurtuluş Savaşı'ndan kalan 250 bin lira ve 34 müteşebbisin 750 bin lirası toplanarak kurulmuştur. Bugün yaşadığımız insanlık dramı gibi, kurtuluş için verilen destekle İş Bankası kurulmuştur. Bu arada, ulusal bağımsızlığı adına şehit olanları saygıyla anmalıyız" dedi.

İş Bankası olarak liberal ekonomi perspektifi ile çalışmalarını yürüttüklerini belirten Özince, merkez dışında ilk şubenin 1 Ocak 1925 tarihinde Bursa'da açıldığını ve önemli yatırımlara öncülük ettiklerini söyledi. 1927'de Bursa Kaplıcaları A.Ş., 1982'de Otocam Sanayi ve Tofaş'ın kurucu ortağı olduklarını ifade eden Özince, son 4 yıl içinde Bursa'da 460 milyon dolar yatırım yaptıklarını kaydetti.

İş Bankası'nın uluslararası bankacılık kurallarına uyarak ulusal sermayenin her zaman yanında ve arkasında olacağını bildiren Özince, "Bu da sadece kredi vermek ya da banka faaliyetlerinde bulunmak demek değil. Sosyal anlamda da her zaman ulusal sermayenin yanındayız. Rakibiz sayılabilecek bankaların kurucusu konumundayız" dedi.

Türkiye'de bankacılığın ve kaliteli genç insan yapısının da geliştiğini ifade eden Özince, "Türkiye ve İstanbul finans merkezi olacaksa, bu parayla pulla teknolojiyle olmayacak. Uygun kaliteli insan kaynaklarıyla olacak" diye konuştu.

Ekonomik kriz ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Özince, dünya bankacılığının ekonomiyle siyaseti olumsuz etkileyecek bir sürece soktuğunu söyledi. Özince şöyle devam etti:

"Dünyadaki bankalar, ekonomi entegrasyonu sermaye hareketleri potansiyelindeyken kartondan kuleler yaparak çöktürdü. Bunu herkes kabul ediyor. Avrupa'da devlet desteğiyle çalışmalarını sürdüren 17 tane banka bulunuyor. Bir İngiliz bankasının müdürüyle yaptığım görüşmede, ôBiz bankacılık temel prensiplerini yok ettik. Talebe göre kredi verdik. Bu bize müstahaktır' dedi. Dünyada yaşanılan bankacılık krizinin politik sonuçları yine dünyayı uzun yıllar meşgul edecektir. Çare ise dünyada gelişmekte olan piyasalara daha fazla eğilmektir. Bu piyasaları değerlendirmez geliştirmezsek onlar da bir gün dinamit olurlar. Refah bir şekilde paylaşılacak hiç çaresi yok."

'TÜRKİYE'DEKİ BANKACILIK SEKTÖRÜ AZ ETKİLENDİ'

Türkiye'deki bankacılık sektörünün dünyaya bakıldığında krizden daha az etkilendiğini kaydeden Özince, "Çünkü talep daralması oldu. 2001 krizinde bizim sektörde istihdamımızın yüzde 302'unu, yani 52 bin kişiyi kaybetmiştik. Bu rakama 9 yıl sonra 2010 da ulaştık" diye konuştu.

Kriz sonrası ortaya, finans kapital ve sermaye piyasasıyla ilgili iki kuralın çıktığını belirten Genel Müdür Özince, şunları söyledi:

"Bankacılıkta finans kuralları zorlalaşacak. Müteşebbisi daha da zorlayacak. Sermaye ile ilgili olarak da işleri daha metotlu hale getirecek ve avantaj sağlayacak. Özellikle KOBİ bankacılığı ciddi şekilde avantaj sağlayacak diye düşünüyorum. Önemli bir konuda kriz sonrası kimin nerede olacağı konusudur. Uzak doğu ülkelerinin dinamizmi insan gücü açısından avantajlı durumda olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın en iyi 10 bankası arasında 3-4 tane Türk bankası olacak. Her yaptığımız işte ürün sonrasında kimlerle rekabet edeceğimizi ölçmemiz lazım. Bu konuda devlet politikalarını desteklememiz lazım. Olumlu havayı özel sektörün büyümesiyle yakalayabiliriz. Demografik yapıyı dikkate alarak istihdam açısından olanaklı alanlar geliştirerek Türkiye'yi daha aydınlık yerlere götürebiliriz."

BTSO Başkanı Celal Sönmez de yaptığı konuşmada bir koyundan bir kaç post çıkarma aç gözlülüğünün tüm dünyayı ağır bir yükün altına soktuğunu belirterek, Amerika'da başlayan krizin artık Euro bölgesinin krizi haline geldiğini söyledi.

'EURO BÖLGESİNE MAL SATMA KONUSUNDA SIKINTI YAŞAYACAĞIZ'

Türkiye'nin 2001 krizinden bu yana uyguladığı önlemler sayesinde kamu maliyetlerini nispeten düzelttiğini kaydeden Sönmez, "Ancak orta ve uzun vadede hemen yanı başımızda olup bitenlerden bağımsız kalamayacağımız ortada. Özellikle Euro bölgesine mal satma konusunda sıkıntı yaşayacağımız açık" dedi.

Bankaları özel sektörü büyütmek için daha aktif olmaya davet eden Sönmez, "Unutmayın iyi gün dostu çoktur. Gerçek dost kara günde belli olur. Biz BTSO olarak bu dönemde üyelerimize 4 yılda 170 milyon TL kredi kullandırılarak aralarında İş Bankası'nın da bulunduğu 14 bankayla üyelerimize özel anlaşmalar yaparak kötü gün dostu olmaya çalıştık" dedi.

Arkas Holding A.Ş yönetim kurulu başkanı Lucien Arkas, 46 yıl boyunca sektörde nasıl büyüdüklerini anlattı. Holding bünyesinde 42 şirketin bulunduğu söyleyen Arkas, 5 bin kişiyi Türkiye'de 600 kişiyi de yurt dışında istihdam ettiklerini söyledi.

Toplantı öncesi İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ile BTSO Başkanı Celal Sönmez arasındaoda üyelerine bankanının, ihtiyaç destek paketi ile inovasyon destek paketi kapsamında kredi ve nakit yönetimi ürünlerinin kullanımına ilişkin protokol imzalandı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı