BMMYK, Malezya'nın Myanmar'a 1476 kişiyi geri göndermesinden endişe duydu
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleBMMYK, Malezya'nın çatışmaların sürdüğü Myanmar'a 1476 kişiyi geri göndermesinden endişe duyduğunu bildirdi. Kurum, geri dönüşlerin gönüllü olması, gözaltı ortamları dışında değerlendirilmesi ve geri göndermeme ilkesine uyulması çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Malezya'nın, çatışmaların sürdüğü Myanmar'a yaklaşık 1500 kişiyi geri göndermesinden endişe duyduğunu bildirdi.
BMMYK, Arakanlı Müslümanlar (Rohingya) dahil yaklaşık 1500 Myanmar vatandaşının ülkelerine geri gönderilme sürecinin ilk aşamasını başlatmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, "Ülkede devam eden çatışmaların ve vahim insan hakları ve insani durumun ortasında Malezya'nın yakın zamanda 1476 kişinin Myanmar'a geri göndermesinden endişe duyuyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Malezya'nın sığınma ve göçü yönetme konusundaki egemen sorumluluğuna saygı duyulduğu vurgulanan açıklamada, Malezya'ya tüm geri dönüşlerin bireysel değerlendirmeler ve koruma prosedürlerine erişim de dahil sağlam güvencelere tabi olmasını sağlama çağrısı yapıldı.
Açıklamada, "Geri dönme kararları gönüllü olmalı ve gözaltı ortamları dışında değerlendirilmeli. Geri göndermeme ilkesi uyarınca hiç kimse zulüm, işkence veya yaşam veya özgürlüklerine yönelik diğer ciddi tehditlerle karşılaşabilecekleri bir ülkeye geri gönderilmemeli." değerlendirmesinde bulunuldu.
Myanmar'daki koşulların güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüşlere izin veren hale gelene kadar ülkelerin sığınma hakkına erişim sağlamaya devam etmesi ve uluslararası koruma yükümlülüklerini yerine getirmesi istenen açıklamada, "Ulusal sığınma ve koruma düzenlemelerini güçlendirmek için Malezya ile çalışmaya hazır olmaya devam ediyoruz." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, krize siyasi bir çözüm bulmak ve Myanmar'daki çatışmaları sona erdirmek için daha fazla bölgesel ve uluslararası desteğe ihtiyaç olduğunun altı çizildi ve uluslararası toplumdan Myanmar'dan gelen mültecilere ev sahipliği yapan bölgedeki ülkelere destekleri sürdürmeleri istendi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen BMMYK Korumadan Sorumlu Yüksek Komiser Yardımcısı Edem Wosornu, "Myanmar'a geri gönderilen kişilerin ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceği ve grup içindeki bazı kişilerin uluslararası korumaya ihtiyaç duyabileceği bir dönemde bu geri dönüşlerden endişe duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
Yetkililer geri dönüşlerin isteğe bağlı olduğunu söylese de geri gönderilenlerin göçmen gözetiminde tutulduğuna işaret eden Wosornu, "Bu, geri dönüş kararlarının gerçekten özgür ve bilgili olup olmadığı konusunda ciddi soruları gündeme getiriyor. BMMYK'nin bunu değerlendirecek kişilere erişimi yok." değerlendirmesinde bulundu.
Hlaing davet edilecek
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, temmuzda yaptığı açıklamada, Myanmar'ın 5 bin kişilik grubu geri almayı kabul ettiğini ve program kapsamında Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing'i Malezya'ya davet edeceğini belirtmişti.
Malezya'nın, Güneydoğu Asya bölgesinde en büyük mülteci nüfuslarından birine ev sahipliği yaptığı biliniyor.
Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik
Myanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.
Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı. Birleşmiş Milletlere (BM) göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bini geçti.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.
BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.
Öte yandan Myanmar ordusu, 2020'deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat 2021'de yönetime el koymuştu.










