Sakinlerinin büyük bölümü ABD vatandaşı olan Filistin beldesi de İsraillilerin saldırılarından kurtulamadı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Deyr Dibvan beldesinde, sakinlerinin çoğu ABD vatandaşı olmasına rağmen İsraillilerin saldırısına uğradı. Saldırıda araçlar yakıldı, cami kundaklanmaya çalışıldı, 92 yaşındaki bir Filistinli üzerine benzin dökülüp ateşe verildi.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kentinin Deyr Dibvan beldesi, son dönemde Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarından en çok "payını alan" bölgelerden biri olarak öne çıkıyor.

Beldeyi diğer Filistin yerleşimlerinden ayıran özellik ise sakinlerinin yaklaşık yüzde 60-70'inin ABD vatandaşlığına sahip olması. Ancak bu durum, belde halkını Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarından korumaya yetmiyor.

Yerel kaynaklara göre, 14 Haziran akşam saatlerinde beldeye saldıran Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, araçları ateşe verdi, bir camiyi kundaklamaya çalıştı, ev ve mülklere zarar verdi.

AA muhabirine konuşan Deyr Dibvan Belediye Başkanı Mansur Mansur, saldırının akşam namazının ardından gerçekleştiğini belirterek, kalabalık bir grubun beldenin çeşitli noktalarına girerek Filistinlilere ve mallarına saldırdığını söyledi.

Belde sakinlerinin saldırıya müdahale ederek saldırganları püskürttüğünü ifade eden Mansur, saldırıların yalnızca yerleşim alanlarıyla sınırlı kalmadığını, tarım arazilerinin de hedef alındığını ve yanıcı maddeler kullanılması nedeniyle geniş alanlarda yangın çıktığını belirtti.

Yangınların, Filistin Sivil Savunma ekipleri ve gönüllülerin müdahalesiyle kontrol altına alındığını dile getiren Mansur, olaylarda maddi hasar meydana geldiğini bildirdi.

Filistin Kızılayı ekiplerinin de yaralılara müdahale ettiğini aktaran Mansur, saldırı sırasında belde genelinde alarm durumuna geçildiğini kaydetti.

İsrail askerlerinin ve polislerinin saldırı sonrasında bölgeye geldiğini ifade eden Mansur, ancak sahada hangi adımların atıldığının netleşmediğini söyledi.

Mansur, belde sakinlerinin büyük bölümünün ABD vatandaşlığı taşımasının olaya uluslararası boyut kazandırdığını belirterek, ABD'nin diplomatik temsilciliğinin saldırının ardından belediyeyle iletişime geçtiğini ve ilerleyen dönemde beldeye saha ziyareti yapılmasının gündemde olduğunu aktardı.

Mansur, belde halkının, tekrarlanan saldırıları bölge sakinlerini göçe zorlamayı amaçlayan bir baskı ve yıldırma politikası olarak değerlendirdiğini ifade etti.

"Üzerime benzin döküp yakmaya çalıştılar"

Deyr Dibvan sakinlerinden 92 yaşındaki Yasir Reşid ise saldırı sırasında camide bulunduğunu söyledi.

ABD vatandaşlığı da bulunan Reşid, akşam namazının ardından yatsı namazını beklerken dışarıdan gelen sesler üzerine pencereye yöneldiğini anlattı.

Pencereyi açtığında elinde benzin bidonu bulunan bir saldırgan gördüğünü belirten Reşid, "Yüzüme ve kıyafetlerime benzin sıçrattı, ardından ateşe verdi. Alevler bir anda pencerenin önünde yükseldi. Hemen geri çekildim. Birkaç saniye daha yerimde kalsaydım yanabilirdim." dedi.

Cami içerisindekilerin yangını büyümeden söndürdüğünü ifade eden Reşid, olayın son derece tehlikeli olduğunu vurguladı.

Reşid, saldırının yalnızca camiyi hedef almadığını belirterek, aynı anda beldenin farklı noktalarında park halindeki araçların ateşe verildiğini, kendi aracının da yandığını aktardı.

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler arasında 15-16 yaşlarında gençlerin de bulunduğunu paylaşan Reşid, olay sırasında beldede büyük bir kargaşa yaşandığını kaydetti.

"Bu topraklarda öleceğiz, ayrılmayacağız"

Uzun yıllardır ABD vatandaşlığı taşıdığını ve zamanını ABD ile Deyr Dibvan arasında geçirdiğini belirten Reşid, buna rağmen beldesiyle bağının hiç kopmadığını söyledi.

Reşid, son dönemde beldenin araç kundaklama, evlere saldırı ve tarım arazilerinde yangın çıkarma gibi çok sayıda saldırıya maruz kaldığını ifade ederek, "Biz burada kalacağız. Bu topraklarda öleceğiz ve buradan ayrılmayacağız." diye konuştu.

Caminin hedef alınmasını "tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendiren Reşid, ibadet eden insanların bulunduğu bir mabedin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

İşgal altındaki Batı Şeria'da son dönemde Filistin köy ve kasabalarına yönelik Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında artış gözleniyor.

Söz konusu saldırılar kapsamında evler, araçlar ve tarım arazileri ateşe verilirken, Filistinliler de fiziksel saldırılara maruz kalıyor.

Filistin verilerine göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında en az 1169 Filistinli hayatını kaybetti, 12 bin 666 kişi yaralandı.

Aynı dönemde yaklaşık 23 bin Filistinli gözaltına alınırken, 33 bin kişi de yerinden edildi.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.