Baharla Gelen Yorgunluğa Dikkat

Soğuk Günlerin Sona Ermesinin Ardından, Canlanan Doğaya İnat, İnsanlarda Yorgunluk ve Uyuşukluk Belirtileri Baş Göstermeye Başladı. Hava Değişiminden Kaynaklanan Bu Yakınmalar Yabancı Değil.
Soğuk ve puslu günlerin sona ermesinin ardından, canlanan doğaya inat, insanlarda yorgunluk ve uyuşukluk belirtileri baş göstermeye başladı. Hava değişiminden kaynaklanan bu yakınmalar hiç kimseye yabancı değil. Özellikle "bahar yorgunluğu" denilen bu dönemlerde beslenmeye dikkat edilmesi gerekiyor.
Herkesi esir almaya başlayan "bahar yorgunluğu"na dikkat çeken www.kadinhayat.com sitesi uzmanlarından diyetisyen Nesrin Artan, baharda insan vücudundaki kan dolaşımının arttığını ve metabolizmasının daha hızlı çalıştığını kaydetti.
Bu değişime paralel olarak, bağışıklık sistemi güçlü olmayan, sağlıklı ve dengeli beslenmeyen bireylerde bazı hastalıklara yakalanma riskinin (grip, soğuk algınlığı, psikolojik bozukluklar vb.) daha sık ve yoğun olduğunun gözlemlendiğini belirten Artan, "Yoğun iş temposu, günlük yaşam stresi ve yetersiz beslenme birleşince yorgunluk şeklinde ortaya çıkan sağlıksız bir tablo oluşturur. Bütün bu olumsuzluklardan kurtulabilmenin en önemli yolu da dengeli ve sağlıklı beslenmedir. Bahar aylarında bütün bir yılın özellikle zor bir kışın ve yoğun çalışma temposunun izlerinden kurtulabilmek, psikolojik huzursuzluk, sinir sistemi bozukluğu, uykusuzluk gibi sorunları yenmek için beslenmemize çok dikkat etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
"Bu gibi durumlarda B vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerden, kepekli ürünlerden ve etten zengin bir beslenme planı yapılmalıdır" ifadelerini kullanan Nesrin Artan sözlerine şöyle devam etti: "Diyet içeriği, vitamin ve minerallerden zengin meyve ve sebzelerle zenginleştirilmelidir. Çalışan ve vakti olmayan bireyler sebze pişirmeye zaman bulamazlarsa sebze salatası olarak tüketebilirler. Böylece sofraya hem kolay, hem lezzetli , hem de farklı bir alternatif sunmuş olurlar.
Günlük beslenme içerisinde 5 grup besini mutlaka kullanmak çok önemlidir. Et, süt-yoğurt, sebze-meyve, ekmek ve yağ grupları. Bu besin gruplarını dengeli olarak her gün belli miktarlarda tüketmek mevsim dönülerinde daha sağlıklı ve zinde olabilmek için çok daha elzemdir. Genel beslenme önerilerinde olduğu gibi mutlaka haftada en az 2-3 defa balık tüketmek (kızartma olamamak koşulu ile) çok sağlıklıdır. Bahar aylarında özellikle sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmelidir".
BAŞ AĞRILARI ARTAR
Bahar aylarında insanlarda en fazla ortaya çıkan problemlerden bir tanesi de, baş ağrılarının artmasıdır. Bu mevsimde özellikle adet dönemi öncesi kadınlarda sıkça ortaya çıkmakta ve sıkıntı yaratmaktadır. Beyinin kullandığı enerji kaynağı olan glikozun yetersiz alınması veya kan dolaşımının hızlanması sonucu baş ağrılarının ortaya çıkabileceğini kaydeden uzman diyetisyen Artan, "Bu dönemde özellikle çikolata, eski kaşar, beyaz peynir, şarap gibi baş ağrısını tetikleyen besinlerin kullanılmaması öneriyoruz. Akut ağrılı dönemde ise bir fincan kahve sakinleştirici etki gösterebilir" dedi.
Artan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Psikiyatrik bozuklukların özellikle bahar aylarında artış göstermesi, bireylerde bu dönemde anormal beslenme davranışları ortaya çıkarabilmektedir. Aşırı yemek yeme veya, aşırı iştahsızlık gibi. Bunun belirlenip en kısa zamanda beslenmeyi bireysel olarak düzenleyerek kontrol altına alınması gerekmektedir.
Bahar yorgunluğunun önlenmesinde diyete özen gösterirken aynı zamanda sosyal hayatında gözden geçirilip özellikle bu dönemde mümkün olduğu kadar stresten uzak durmaya çalışılası gerekmektedir. Günde 8 saat sağlıklı bir uyku, bireyin güne çok iyi başlamasını sağlar.
Bu mevsimde vücut su oranında önemli değişiklikler olmaktadır. Vücut su oranını daima dengede tutabilmek için günde 2 litre su içilmelidir. Bu şekilde vücudun gereksiz yere su tutması ve ödem oluşturması engellenir ve boşaltım sisteminin de daha iyi çalışması sağlanır".
(İST-RA-RA-ÖK-Y)












