Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 40. duruşması tamamlandı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 40. duruşmasında, aralarında 7 belediye başkanının da bulunduğu 200 sanık yargılandı. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz savunmasında suçlamaları reddetti ve beraat talep etti. Duruşma yarına ertelendi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 40. duruşması sona erdi.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalar alındı.
Bu dava kapsamında tahliye edilen ancak başka suçtan tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz savunmasında, kendisi hakkında iddianamede ve mütalaada yer alan tüm iddiaların soyut olduğunu öne sürdü.
İddiaların aksine ifade veren herkesin, kendisinin suç konusu olaylarla, süreçlerle ilgisinin olmadığını söylediğini belirten Yılmaz, "Etkin pişmanlıkta bulunduğunu iddia eden kişiler dahi olayların benimle alakası olmadığını söyledi. Kendiliğinden söylemeyen kişilere de siz sordunuz, avukatlarım sordu. Verilen cevaplarda alakam olmadığı anlaşıldı." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, yargılamada hakkında herhangi bir delil bulunamadığını ifade ederek, "Buradaki diğer arkadaşlar gibi ben de hedefe konmuş kişilerden biriyim. Bunun en büyük örneği, henüz ifadem alınmadan hakkımda 'yurt dışına çıkış yasağı' kararının verilmesiydi. Ben o sırada görevimin başındaydım ve sayın soruşturma savcısının belediyeden istediği evraklarla, bilgilerle ilgili kendisine cevap vermekle meşguldüm. Yani yurt dışına kaçmak gibi bir çalışmam, bir hazırlığım yoktu." savunmasını yaptı.
Kendisi tutuklandıktan sonra delil toplama çabasına girildiğini öne süren Yılmaz, "Mütalaaya saygı duymakla beraber katılmıyorum. Soruşturma savcısı, örgüte yardım etmek için ihaleleri yönlendirdiğimiz iddiasında bulunmuş. Mütalaada ise savcılık, örgüte yardımdan beraat talep etti. Varlığından haberdar olmadığım örgütün bütün üyeleri ifadeler verdi, beyanda bulundular. Başta Aziz İhsan Aktaş olmak üzere hiçbiri benimle ilgili olumsuz bir beyanda bulunmadı. Kendilerinden bir menfaat çıkar talep ettiğimi söylemediler, söyleyemezler." diye konuştu.
Yılmaz, Aktaş ailesini, akrabalarını, ortaklarını, arkadaşlarını ve de çalışanlarını tanımadığını savunarak, şunları kaydetti:
"Bugüne kadar kendileriyle bir iletişimim de olmadı. Bırakın örgütün varlığından haberim olmayı, bırakın yardım etmeyi, Beşiktaş ilçesine sızmasına asla izin vermezdim. Benimle beraber çalışan mesai arkadaşlarım kamunun, toplumun menfaatinin korunmasında ne kadar titiz olduğumu, bu konuda taviz vermediğimi çok iyi bilirler. Hakkımda bu konuda talep edilen beraat ile hukukun er ya da geç tecelli edeceğine inanıyorum. İddianameden önce de savcılık benim örgütle ilişkimin olmadığını biliyordu. Bu dosyada beni ihaleden sorumlu tutabilmek için örgüte yardım etme suçunu iddianameye koymuştur ancak bugün örgütle ilişkimin olmadığının bir kez daha anlaşıldığına inanıyorum. Örgütten beraatimi talep ediliyorsa, diğer suçlardan da cezalandırılmamın talep edilmesi mütalaanın kendi içerisinde çelişkili olduğunu göstermektedir."
Başından itibaren hedef kişi olarak ilan edildiğini iddia eden Yılmaz, "Hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum ve iddiaların çürüdüğünü düşünüyorum. Hiç kimse benimle ilgili 'Ali Rıza Yılmaz bir suç işledi.' diyemedi, diyemez." savunmasını yaptı.
Bazı sanıkların avukatlarının da beyanlarının dinlendiği duruşma, sanıkların cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.










