Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri: Htş'ye Alan Açan Politikalara Karşı Çıkıyoruz

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Suriye'deki olayları protesto etmek için düzenledikleri yürüyüşe polis engel oldu. Grubun sözcüsü Mustafa Uğur Akkaya, çeşitli ??larla cihatçı örgütlere ve İran rejiminin eylemlerine karşı direniş çağrısında bulundu.

HABER: Batuhan DÜKEL / KAMERA: Gurbetelli YALÇIN

(ANKARA)- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri'nin,  Suriye'nin kuzeyinde yaşananları protesto etmek amacıyla planladıkları Kolej Metrosu'ndan, Sakarya Caddesi'ne yürüyüş eylemine polis engel oldu. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklama yapan Mustafa Uğur Akkaya, "HTŞ'ye alan açan politikalara karşı çıkıyoruz, İran şeriat rejiminin suçlarını teşhir ediyoruz ve halkların özgürlük taleplerini dile getiriyoruz" dedi.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri,  Suriye'nin kuzeyinde yaşananları protesto etmek amacıyla Kolej Metrosu önünde toplandı. Kolluk kuvvetleri Kolej Metrosu'ndan, Sakarya Caddesi'ne yürümek isteyen gruba izin vermedi. Kolluk kuvvetleri ile eylemciler arasında kısa süreli arbede yaşandı.

Eylemciler protesto sırasında "Her yer Rojava her yer direniş", "Emperyalizm düşman; halklar kardeştir" ve "Jin jiyan azadi" sloganları attı.

Yürüyüşlerine izin verilmeyen Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Kolej Metrosu önünde basın açıklaması yaptı. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına Mustafa Uğur Akkaya şunları kaydetti:

"Bugün tüm Orta Doğu cihatçı çeteler, halklara zulmeden faşist iktidarlar ve bunlara göz yuman uluslararası güçler karşısında boğulma, yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. İran devleti yaklaşık 2 haftadır dış dünya ile bağlantıyı kesip kendi halklarını katletmektedir. Katledilenlerin sayısı kimi kaynaklara göre binlerle kimi kaynaklara göre on binlerle ifade edilmektedir. Suriye'de ise IŞİD ardılı HTŞ zihniyeti Kürtlere, Alevilere, Süryanilere, Ezidilere, kısacası diğer tüm inançlar ve halklara karşı başlattığı cihat anlayışıyla topyekün bir soykırım harekatına kalkışmıştır.

"Yalova'da gerçekleşen IŞİD operasyonu bu cihatçı zihniyete alan açmanın sonuçlarıdır"

Tüm bunlar bir günde olmadı elbette. Geldiğimiz nokta Türkiye'nin ve bölgesel güçlerin HTŞ'ye açtığı alanların, 'denge' adı altına kurulan kirli ilişkilerin ve kendi emelleri arzusunda 'kontrol edilebilir' olarak görmenin sonuçlarıdır. Ama bilinmelidir ki, bu emperyal güçler ateşle oynamaktadır. Ne Paris ne Londra, ne Berlin ne de Stockholm saldırıları münferit saldırılardır. Son olarak Yalova'da gerçekleşen IŞİD operasyonu bu cihatçı zihniyete alan açmanın sonuçlarıdır.

Buna eşlik eden medya dili ise oldukça sorunludur. Son günlerde ekranlarda 'zafer' naraları ile yansıtılan cihatçı çetelerin çığlıkları kadınların ve çocukların bedeni üstünde atılmaktadır. Yapılan şey gazetecilik değil, gerçekleri çıkarları uğruna çarpıtan, halkların sesini boğan siyasi aparatlıktır.

On yıllardır süregelen bu zihniyet hemen her zaman da karşısında onurlu bir direniş ile karşılaşmıştır. Bundan yaklaşık 12 sene önce gerçekleşen Rojava devrimi bu zihniyetin karşısında kadınlar başta olmak üzere, Kürtlerin devrimcilerin, sosyalistlerin, eşit şekilde bir arada yaşamak isteyen bütün halkların ve inançların kararlılığı ile gerçekleşmiştir.

İran'da ise yaklaşık 45 senedir süregelen diktatörlüğe karşı direnişler her zaman olmuştur. Özellikle son zamanlarda yükselen kadın mücadelesi ve onların kazanımları bu diktatörlükte gedikler açmış, giderek rejimi zayıflatmıştır. Bu sebeple saldırganlığını artıran İran devleti protestolara katılanlara çıkarttığı idam kararlarıyla, işkencelerle ve doğrudan başvurduğu katliam ile ayakta durmaya çalışmaktadır. 'Jin, Jiyan, Azadi' haykırışı, bu karanlığa karşı yükselmiş en açık reddiyedir.

"Araçlar farklı, hedef aynı: Kürt halkını statüsüz bırakmak"

Rojava'da cihatçı aparatlar, İran'da şeriat devleti… Araçlar farklı, hedef aynı: Kürt halkını statüsüz bırakmak, kadın özgürlüğünü yok etmek, halkların birlikte ve eşit yaşama ihtimalini ortadan kaldırmak. ve evet, bu saldırı hattı Türkiye'deki demokrasi mücadelesiyle doğrudan ilgilidir. Kürt halkının mücadelesine mesafe koyan, Rojava'yı "fazla karmaşık" bulan, İran'daki idamları "iç mesele" diye geçiştiren hiçbir çizgi; bu ülkede demokrasi, özgürlük ya da adalet iddiası taşıyamaz. Suskunluk, iktidarın savaş ve baskı siyasetini güçlendirmekten başka bir işe yaramaz.

Türkiye'deki emek ve demokrasi güçleri olarak çağrımız açıktır: Halkların yanında açıkça saf tutacağız ve bu düzenin çarklarını tersine döndüreceğiz. HTŞ'ye alan açan politikalara karşı çıkıyoruz, İran şeriat rejiminin suçlarını teşhir ediyoruz ve halkların özgürlük taleplerini dile getiriyoruz."

Karşıt görüşlü gruptan protesto

Basın açıklaması sırasında bir grup karşıt görüşlü kalabalık da Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri'nin eylemini protesto etmek amacıyla Kurtuluş Parkı'nda toplandı. Karşıt görüşlü grup "Ne mutlu Türküm diyene", "Bayrağa kalkan eller kırılsın" ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları attı.

Her iki grupta kolluk kuvvetlerinin gözetiminde olaysız dağıldılar.

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.