AKP'li Ergün: "Demirel Yaşlandıkça Kendi Toplumundan Kopuyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "3 Çocuk Yapın" Çağrısını "Eğer Çocuklarımızın İhtiyaçlarını Karşılayamazsak Sokak Çocukları Yaratmış Oluruz" Eleştirilerine AKP'den Tepki Geldi.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "3 çocuk yapın" çağrısını "Eğer çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılayamazsak sokak çocukları yaratmış oluruz" eleştirilerine AKP'den tepki geldi. Meclis'te gazetecilerle sohbet eden AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eleştirilerine yanıt verirken, "Demirel yaşlandıkça kendi toplumundan ne kadar koptuğunu gösteriyor. Ömrü boyunca siyasetin hep merkezinde ve sağında yer almış bir siyasetçinin, ömrünün sonunda siyasetin uçlarında yer alması kabul edilebilir bir şey değil" dedi.

"Sayın Başbakan'ın sözlerini elbette değişik yorumlayanlar olabilir" diyen Ergün, "Bu sadece Sayın Başbakan'ın yaklaşımıyla değil, kişinin tercihiyle ilgilidir. Ülkenin Başbakanı'nın nüfusun yaşlanmamasıyla ilgili bir hedef koyması doğaldır" diye konuştu.

-DEMİREL DE ÜÇ KARDEŞ

Demirel'in de üç kardeş olduğunu hatırlatan Ergün, "İslamköylü bir anne-babanın üç çocuğundan biridir. Hiçbiri de sokak çocuğu olmamıştır. Kendisi Cumhurbaşkanı olmuştur, kardeşleri işadamı olmuştur. Tabii kardeşlerinin içinde yanlış yola sapanlar da olmuştur. Ama bu Süleyman Demirel'in anne-babasının suçu değildir. Üstelik bunlar okumuş-yazmış çocuklardır. Yani okumuş yazmış olan da yanlış yola sapabilmektedir" şeklinde konuştu.

Başbakan'ın sözlerinden, "çocuğumuz olsun sokağa salalım yaklaşımı çıkmaz" diyen Ergün, "Bu beyanlar, bağlamından koparılırsa Demirel gibi değerlendirme yaparsınız. Demirel'in sözleri kendi kardeşlerinin durumunu bile izahtan uzaktır" ifadesini kullandı.

-TÜRBAN SOSYOLOJİK BİR TALEP-

Ergün, Demirel'in türbana ilişkin değerlendirmelerine yanıt vererken de, türbanın sosyolojik bir talep olduğunu söyledi.

Üniversiteye öğrencilerin başını örterek gitmesi bir anlamda ifade hürriyetinin, bir anlamda eğitim hakkının kullanılması olduğunu Savunan Ergün şöyle devam etti:

"Bu sosyolojik bir taleptir, politik bir talep değildir. Buna politik bir talep demek kendi toplumunu anlamamaktır. Eğitim hakkını kullanmanın, kişinin kendini ifade hürriyetinin neresi ideolojik olabilir. Simgesel bir durum varsa o yasağın kendisidir. Bu yasakçı siyasetin simgesidir. Demirel'i ömrünün sonunda bu noktada görmek son derece üzücü."

-DANIŞTAY VAZİFE ÇIKARMIŞTIR

Danıştay'ın türban kararını da değerlendiren Ergün, "Aslında Danıştay'a konu olacak bir yazı değildir. Ama belli ki Danıştay durumdan vazife çıkarmıştır. Hukuki olarak bir anlamı yoktur. Bir anlam ifade etmez. Uygulamaya imkan verecek bir karar değil. Üniversitelerin yasak koymaya hakkı olduğunu göstermez. Bugün bu yasağı uygulama imkanı yoktur. Bizim rektörlerle itiş-kakış olsun, içinden çıkılmaz bir hal olsun yaklaşımımız yok" dedi. (ANKA)

(BK/ZG)

Kaynak: ANKA