AB ve KİK'ten Hürmüz Boğazı'nı açık tutması için İran'a ortak çağrı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Avrupa Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi, İran'a Hürmüz Boğazı'ndaki müdahaleleri durdurması ve boğazı uluslararası deniz trafiğine açık tutması çağrısında bulundu. Ortak açıklamada, geçiş ücreti veya hukuka aykırı kısıtlamalara karşı çıkıldı.

Avrupa Birliği (AB) ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İran'a deniz ulaşımına yönelik müdahaleleri durdurması ve Hürmüz Boğazı'nı herhangi bir koşul, geçiş ücreti veya harç uygulamaksızın uluslararası deniz trafiğine açık tutması çağrısında bulundu.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile KİK Dönem Başkanı sıfatıyla Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyani'nin eş başkanlığında Brüksel'de düzenlenen Bölgesel Güvenlik ve İşbirliği Yüksek Düzey Forumu'nun ardından ortak yazılı açıklama yayımlandı.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz ulaşımında kullanılan bir boğaz olduğu ve boğazdan geçiş hakkının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında güvence altında bulunduğu belirtildi.

Ayrıca bu hakkın tüm devletlerin gemilerine ait olduğu, hiçbir devletin söz konusu hakkı askıya alamayacağı, engelleyemeyeceği veya herhangi bir koşula bağlayamayacağı ifade edildi.

Açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere ve Bahreyn, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman ile Ürdün dahil bölge ülkelerinin egemen topraklarına yönelik saldırılarının en güçlü şekilde kınandığı kaydedilirken, söz konusu saldırıların sivillerin ve denizcilerin hayatını tehlikeye attığı, uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2817 sayılı kararını ihlal ettiği, hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceği vurgulandı.

Herhangi bir devletin Hürmüz Boğazı üzerinde egemenlik veya kontrol iddiasında bulunmasının hukuka aykırı olduğuna işaret edilen açıklamada, uluslararası gemilerden izin, geçiş ücreti veya hizmet bedeli talep edilmesine karşı çıkıldığı bildirildi.

Açıklamada, hiçbir ikili anlaşma, mutabakat veya memorandumun uluslararası boğazlardan geçiş hakkını hukuka aykırı şekilde düzenleyemeyeceği ya da kısıtlayamayacağı, uluslararası hukukun tüm devletlere tanıdığı bu hakkın herhangi bir ülkenin kontrolüne veya iznine bağlanamayacağının altı çizildi.

Saldırılardan etkilenen ülkelere ve tehlikeye maruz kalan tüm denizcilere tam dayanışma mesajı verilen açıklamada, İran'a tüm saldırıları ve deniz ulaşımına yönelik müdahaleleri derhal ve koşulsuz biçimde durdurması, Hürmüz Boğazı'nı herhangi bir koşul, geçiş ücreti veya harç olmaksızın açık tutması ve uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyinin 2817 sayılı kararına tam uyum sağlaması çağrısı yapıldı.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişi etkileyecek tek taraflı veya hukuka aykırı herhangi bir mekanizma ya da düzenlemenin reddedildiği vurgulandı.

Devletlerin deniz yönetişimi, emniyeti ve güvenliğinden sorumlu uluslararası ve bölgesel kurumlarla, özellikle Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) bünyesinde işbirliği yapması gerektiği kaydedilen açıklamada, AB ile KİK'in seyrüsefer serbestisinin korunması, uluslararası deniz taşımacılığı ile denizcilerin güvenliğinin desteklenmesi ve bölgede uluslararası hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı doğrultusunda adil ve kalıcı barış ile güvenliğin sağlanması amacıyla yakın koordinasyonu sürdüreceği bildirildi.

Açıklamada ayrıca, taraflara itidal çağrısı yinelenerek, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözümü ve seyrüsefer serbestisinin korunması için diyalog ve diplomasinin temel araçlar olmaya devam ettiği vurgulandı.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.