Gadir Hum Bayramı nedir? 2021 Gadir Hum Bayramı ne zaman? - Haberler
Haberi Paylaş

Gadir Hum Bayramı nedir? 2021 Gadir Hum Bayramı ne zaman?

Haberler.com - Haberler | Gündem
Gadir Hum Bayramı nedir? 2021 Gadir Hum Bayramı ne zaman?

Şii Müslümanlar tarafından kutlanan Gadir-i Hum Bayramı, Zilhicce Ayı'nın on sekizinci günü üçüncü bir bayram olarak kutlanmaktadır. Peki, Gadir Hum Bayramı ne zaman? Gadir Hum Bayramı nedir? İşte, detaylar…

Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramına ilaveten Hicri takvime göre Zilhicce Ayı'nın on sekizinci günü üçüncü bir bayram olarak kutlanan Gadir Hum Bayramı hakkında araştırmalar yapılıyor. Bu özel gün hakkında Gadir Hum Bayramı nedir? Gadir Hum Bayramı ne zaman?

GADİR HUM BAYRAMI NEDİR?

Hz.Muhammed'in Hz. Ali'ye kendisinin halefi olarak tayin olduğu gün olarak ilan eden Aleviler, bugünü bazı ibadetler ile geçirirler.

Gadîr-i Hum olayı Ahmed b. Hanbel, Müslim, İbn Mâce ve Hâkim en-Nîsâbûrî gibi Sünnî muhaddislerin naklettikleri hadislerde de geçmektedir. Ahmed b. Hanbel'in naklettiği rivayete göre Hz. Peygamber bir sefer esnasında Gadîr-i Hum denilen yerde konaklamış, öğle namazını kıldırdıktan sonra Hz. Ali'nin elinden tutup, "Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. Allahım, ona dost olana sen de dost ol, ona düşman olana sen de düşman ol!" dedikten sonra Hz. Ömer Hz. Ali ile karşılaşmış ve, "Ey Ali! Sen her müminin mevlâsı oldun" diyerek onu tebrik etmiştir (Müsned, IV, 281). Aynı konuda başka bir rivayet nakleden Ahmed b. Hanbel, hadisin sonunda "Allahım, ona dost olana sen de dost ol, düşmanlık yapana da düşmanlık yap!" şeklinde yer alan kısmın hadise sonradan ilâve edildiğini söyler (a.g.e., I, 152). Müslim'in rivayetinde ise Resûl-i Ekrem'in, Mekke ile Medine arasındaki Hum adı verilen bir mevkide yaptığı konuşmada ölümünün yaklaştığına işaret ettiği, ashabına Allah'ın kitabını ve Ehl-i beytini (sekaleyn) bıraktığını belirttikten sonra Allah'ın kitabına sarılmalarını tavsiye ettiği ve Ehl-i beyti konusunda onlara Allah'ı hatırlattığı nakledilmiştir (Müslim, "Fezâi?lü'?-?a?âbe", 36). İbn Mâce ("Mu?addime", 11) ve Hâkim en-Nîsâbûrî de (el-Müstedrek, III, 109) benzer rivayetleri kaydetmişlerdir. Daha sonra Ya'kubî, İbn Kesîr ve Süyûtî gibi müteahhir dönem âlimleri bu rivayetlere eserlerinde yer vermişlerdir.

Şiî geleneğinin zengin ve geniş rivayetlerle ayrıntılı bir şekilde anlattığı Gadîr-i Hum olayı İbn Hişâm, İbn Sa'd, Taberî gibi ilk devir müelliflerince ya hiç zikredilmemiş, yahut da Resûl-i Ekrem'in konuşmasına yer verilmeden sadece orada konakladığından söz edilmiştir. Ayrıca bunların hiçbiri Resûl-i Ekrem'in sözlerini, Şiîler'in anladığı gibi Hz. Ali'nin imâmeti ve hilâfeti için bir delil olarak değerlendirmemiştir. Aslında Şiî geleneğinin bu olay münasebetiyle indirildiğini söylediği âyet (el-Mâide 5/67) müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre çok önce nâzil olmuştur. Esasen bu âyetin, içinde yer aldığı diğer âyetlerle birlikte ele alındığında müslümanlar hakkında değil yahudi ve hıristiyanlar hakkında nâzil olduğu ve onların Hz. Peygamber'e bir kötülük yapamayacaklarını ifade ettiği anlaşılır (Fahreddin er-Râzî, XII, 48-49).

Diğer taraftan Resûl-i Ekrem'in hadisinde geçen "mevlâ" ve onunla birlikte "velî" kelimeleri "halife" veya "imam" değil "dost, efendi, arkadaş" mânalarına gelir. Birçok âyette Allah ve resulünün müminlere, müminlerin de Allah'a ve birbirlerine dost oldukları ifade edilirken hem velî hem de mevlâ kelimeleri kullanılmıştır. Bu durum birçok hadiste de görülmektedir (bk. M. F. Abdülbâki, el-Mu?cem, "velî", "mevlâ" md.leri; Wensinck, el-Mu?cem, "velî", "mevlâ" md.leri). Bundan dolayı sekaleyn hadislerinde yer alan mevlâ kelimesi âyet ve hadisler çerçevesinde dost olarak anlaşılmalıdır. Sünnî kaynaklarına göre bu hadis, çeşitli savaşlarda müşrik akrabalarını öldürdüğü için müslümanlar arasında Hz. Ali'ye karşı duyulan antipatiyi gidermek ve en önemlisi, Yemen seferinde (10/631-32) ganimetlerin paylaştırılması sırasında katı davranışları ve beraberindekileri küstürmesi sebebiyle kendisini Hz. Peygamber'e şikâyet edenleri teskin edip müslümanlar arasında kardeşlik ve dostluğun bozulmasını önlemek amacıyla söylenmiştir (meselâ bk. Tirmizî, "Menâ?ıb", 20; İbn Kuteybe, s. 42; İbnü'l-Esîr, V, 228; İbn Hamza el-Hüseynî, II, 230). Hz. Ali'nin torunu Hasan el-Müsennâ'ya Resûl-i Ekrem'in, "Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır" sözünü söyleyip söylemediği sorulmuş, o da şöyle cevap vermiştir: "Evet söylemiştir, fakat bununla emirliği kastetmemiştir. Eğer maksadı bu olsaydı daha açık bir ifade kullanırdı, çünkü Resûlullah müslümanların en fasihidir... Yemin ederim ki Allah ve resulü halifelik için Ali'yi seçip müslümanlara idareci yapsalardı ve Ali de bunu yerine getirmeseydi Allah'ın ve resulünün emirlerini ilk terkeden o olurdu" (Ebû Bekir İbnü'l-Arabî, s. 185-186, 196). Ehl-i sünnet âlimlerinin, "Ben kimin mevlâsı isem..." hadisinden çıkardığı nihaî sonuç, Hz. Ali'yi sevmenin veya ona düşman olmanın Resûl-i Ekrem'i sevmeye veya ona düşman olmaya yakın bir hüküm taşıdığı yönündedir (krş. Mahmud Şükrî el-Âlûsî, s. 161).

Gadîr-i Hum, Şiî dünyasının 18 Zilhicce'de coşku ile kutladığı bir bayramdır. Büveyhîler'den Muizzüddevle Ahmed b. Büveyh 352'de (963) Irak'ta, Fâtımîler'den Muiz-Lidînillâh 362'de (973) Mısır'da bu günü resmî bayram ilân etmişlerdir. 18 Zilhicce, günümüzde de halk tarafından İran'da, her biri Ebû Bekir, Ömer ve Osman'ı temsil eden içleri balla doldurulmuş üç çöreğin bıçaklanması suretiyle kutlanır. Onlara göre bal üç halifenin kanını sembolize eder. 18 Zilhicce Nusayrîler tarafından da son derece önemli bir bayram kabul edilir (EI2 [İng.], II, 994).

GADİR HUM BAYRAMI NE ZAMAN?

Gadir Hum Bayramı, Hicri takvime göre Zilhicce Ayı'nın on sekizinci günü üçüncü bir bayram olarak kutlanır.

Gadir Hum Bayramı bu yıl 28-29 Temmuz tarihlerinde kutlanacak.

Haberler.com - Gündem
/beğendim
/alkışladım
/beğenmedim
/güldüm
/üzüldüm
/sinirlendim
/şaşırdım
500