Erdoğan: ''Gerginlik Tehlikeli Boyutlara Ulaştı''

Erdoğan: ''Gerginlik Tehlikeli Boyutlara Ulaştı''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail-Filistin gerginliğinin Lübnan'a da sıçrayarak tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek ''İnsanlık bu yangına daha fazla kayıtsız kalamaz, kalmamalıdır. Uluslararası toplum hiç vakit kaybetmeden harekete geçmeli'' dedi.

Erdoğan: ''Gerginlik Tehlikeli Boyutlara Ulaştı''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail-Filistin gerginliğinin Lübnan'a da sıçrayarak tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek ''İnsanlık bu yangına daha fazla kayıtsız kalamaz, kalmamalıdır. Uluslararası toplum hiç vakit kaybetmeden harekete geçmeli'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz Al Suud onuruna Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'nda akşam yemeği verdi.

Kral Abdullah'ın ziyaretinin hızla gelişen Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerine yeni bir dinamizm kazandıracağına inandığını dile getiren Erdoğan, ''Suudi Arabistan'ı bölgede her alanda işbirliği yapabileceğimiz önemli bir ortak olarak görüyoruz'' dedi.

Erdoğan, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin hızla geliştiğini, işbirliğinde bugün gelinen noktanın umut verici olduğunu ifade ederek, ikili ticaret hacminin 3 milyar dolara yaklaştığını söyledi. Ancak bunu yeterli bulmadıklarını, bu rakamın iki ülke potansiyelini yansıtmadığını vurgulayan Erdoğan, ''Ziyaretiniz vesilesiyle imzalanan anlaşmalar, işbirliğimizin yasal zemininin tamamlanması yolunda atılmış ciddi bir adımdır. Tabii ki daha atmamız gereken çok adımlar var'' diye konuştu.

Türkiye'nin risk ve tehditlerin her yönüyle yoğun hissedildiği bir coğrafyanın merkezinde olduğunu belirten Erdoğan, küresel etkilere sahip pek çok çatışma noktasının Türkiye'nin yakın çevresinde yer aldığına dikkati çekti. Bölgenin çalkantılı bir dönemden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, Irak'ta hala istikrarın sağlanamadığını söyledi.

Erdoğan, Irak'ın toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine, bölgesel barış ve istikrara katkı yapacak bir yönetime kavuşmasına özel önem atfettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

''İsrail-Filistin gerginliği Lübnan'a da sıçrayarak tehlikeli boyutlara ulaşmış, dünya gündeminin ilk sırasına yükselmiştir. Geçen, İslam Konferansı Örgütü olarak bu meseleyi ele almak üzere Malezya'da toplandık. Akan kanın hemen durdurulması için bütün dünyaya bir kez daha seslendik. İnsanlık bu yangına daha fazla kayıtsız kalamaz, kalmamalıdır. Uluslararası toplum hiç vakit kaybetmeden harekete geçmeli ve yükselen alevlerin bütün bölgeyi sarmasına, insanlığı küresel bir yangının içine sürüklemesine izin vermemelidir. Bu, öncelikle biz bölge ülkelerinin tarihi ve insani sorumluluğudur.

Türkiye olarak barışın sağlanması, bölgenin daha büyük bir istikrarsızlığa sürüklenmemesi için her türlü katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Suudi Arabistan ile bu konulardaki yakın işbirliğimizden memnuniyet duyuyoruz. Barış ve istikrar bölge ülkelerinin ekonomik ve sosyal kalkınmasının bölge halklarının refah düzeylerinin yükseltilmesinin olmazsa olmaz şartıdır. Onun için biz gerek bölgemizdeki, gerekse dünyadaki bütün anlaşmazlıkların diplomatik yollardan çözülmesini savunuyoruz. Bunun için çaba harcıyoruz.''