Erdoğan Diyarbakır Saldırısıyla İlgili İlk Kez Konuştu, Akademisyenlere Yüklendi

Erdoğan Diyarbakır Saldırısıyla İlgili İlk Kez Konuştu, Akademisyenlere Yüklendi Haber Videosunu İzle
Erdoğan Diyarbakır Saldırısıyla İlgili İlk Kez Konuştu, Akademisyenlere Yüklendi
Haberin Videosunu İzle
Haberin Videosunu İzle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanı, Diyarbakır'da 6 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyla ilgili konuşurken operasyonlara devam mesajı verdi, "Biz sadece Allah'ın huzurunda rükuda eğiliriz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kamu-özel sektör tarafından tamamlanan 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açılış töreninde konuştu.

Diyarbakır'ın Çınar İlçesi'nde Jandarma Komutanlığı'na uzun namlulu silahlarla ateş açan PKK'lı teröristler, İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bomba yüklü araç, roketatar ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen eşzamanlı saldırıya değinen Erdoğan, "Bombalı araç, roket ve silahlarla gerçekleştirilen 1 polis ve 5 vatandaşımız hayatını kaybetti ve 39 vatandaşlarımız yaralandı. Allahtan rahmet ve yaralılara şifa diliyorum. Biz sadece Allah'ın huzurunda rükuda eğiliriz. Başka yerde değil" şeklinde konuştu.

Daha önce 'Aydın müsveddeleri' dediği akademisyenlere de yüklenen Erdoğan, "Bu sözde aydınlar, aydın değil karanlıktır, bunu böyle biliniz. Bunların vatan, millet diye bir meselesi yoktur. Bunlar sadece bu vatanı nasıl karıştırırız bunun çabası içindeler. Bu mesele düşünce ifade meselesi değildir." dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

"Toplu açılışını gerçekleştirdiğimiz yatırımlarımızın hayırlı olmasını diliyorum. Toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan bu eserlerin ülkemize kazandıran işadamlarımız, firmalarımız ve sayın bakanımız ile ekibine teşekkür ediyoruz.

"BU RAKAM NORVEÇ'TE YÜZDE 72'DİR"

Bu yatırımları kesintisiz olarak sürdürmek mecburiyetindeyiz. Ülkemizdeki güven ve istikrara zarar vermeye çalışanların ilk hedefleri hep enerji yatırımları olmuştu. Gezi eylemlerinde taleplerden biri HES yatırımlarının durdurulmasıydı. 17-25 Aralık döneminde konu olan iş adamlarına bakıyoruz. Onlarında çoğunun ülkemizin enerji yatırımlarında pay sahibi şirketler olduğunu görüyoruz. Türkiye 2003'ten beri gerçekleştirdiği yatırımlara rağmen 91 kw saatini yani yarısını kullanabilmiştir. Bu rakam Norveç'te yüzde 72'dir.

"HER FIRSATTA İÇLERİNDEKİ KİNİ KUSUYORLAR"

Peki bu ülkelerde HES yatırımlarından vazgeçilsin diye eylem yapıldığını gördünüz mü? Çünkü bizdeki gibi kendi ülkesine husumet besleyen siyasetçiler ve medya kuruluşları bulamazsınız. Malesef bedeni bu topraklarda yaşayan ama bu bölgeye düşman sayıca az insan grubu var. Bunlar her fırsatta içlerindeki kini kusuyorlar. Son örneğini gördük. Kendilerine akademisyen diyenler adeta terör örgütünün yanında durarak devletine milletine kin kustu. Bu barajların en büyük düşmanı bölücü terör örgütü, onu destekleyen siyasetçi ve akademisyenlerdir.

"ORTAYA ÇIKAN DURUM ÇOK ACI"

Sadece 1.200'ü imzalamış olsa da ortaya çıkan durum çok acı. Bu akademisyenlerin farklı düşünmeleri değil, Türkiye'nin demokraside geldiği nokta itibariyle hoşumuza gitmese de saygı duyuyoruz. Buradaki mesele tamamı yalandan, saptırmadan oluşan terör örgütünün dilini uslübünü kamuoyuna yansıtmaktır.

"BİZ SADECE ALLAH'IN HUZURUNDA EĞİLİRİZ"

Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde teröristler emniyet güçlerimizin lojmanlarına saldırdılar. Bombalı araç, roket ve silahlarla gerçekleştirilen 1 polis ve 5 vatandaşımız hayatını kaybetti ve 39 vatandaşlarımız yaralandı. Allahtan rahmet ve yaralılara şifa diliyorum. Biz sadece Allah'ın huzurunda rükuda eğiliriz. Başka yerde değil.

"BUNLARIN VATAN, MİLLET DİYE BİR MESELESİ YOKTUR"

Bu sözde aydınlar aydın değil karanlıktır, bunu böyle biliniz. Bunların vatan, millet diye bir meselesi yoktur. Bunlar sadece bu vatanı nasıl karıştırırız bunun çabası içindeler. Bu mesele düşünce ifade meselesi değildir. Türkiye'nin bu konularda hiçbir eksiği yoktur.

Milletin varlığına birliğine dirliğine yönelik saldırılar karşısında gereken tüm tedbirleri almak en başta vazifemizdir. Devletin olmadığı yerde ne özgürlük, ne demokrasi ne hak ne hürriyet olur, sadece kan ve gözyaşı olur.

"KÜRT KARDEŞİM GÖÇE ZORLANIYOR"

Devlet olarak vatandaşlarımızın hakkını, hukukunu korumak mecburiyetindeyiz. Bitişik nizam evlerde evler birbirine alttan tünellerle bağlantılı, benim Kürt kardeşim göçe zorlanıyor, dağdaki terörist buraya yerleşiyor.

Bizim görevimiz nedir? Akıl güvenliğidir, mal güvenliğidir, bunu yapacağız. Biz çözüm sürecine bir yerlerde geldik. Çözüm süreci dedik, hiçbirinden bunlar anlamadılar. Birkaç günde kurtulabiliriz ancak haftalardır sürüyor. Bu işi çözmedikten sonra asla bu operasyonlar durmayacaktır.

"SİZDEN İZİN ALARAK MI YÖNETECEĞİZ?"

Biz bu vatan topraklarını, 78 milyon vatandaşlarımızı 1.100 tane sözde aydınlardan izin alarak mı yöneteceğiz? Biz izni milletten aldık. Burada sadece devletin kendi vatandaşlarının can ve mal kaybına duyduğu saygı vardır.

6-7-8 Ekim'deki olaylarda dağın siyaset temsilcisi eşbaşkan benim Kürt kardeşlerimi sokağa davet etmedi mi? 50 Kürt kardeşim ölmedi mi?

15 yaşındaki Yasin Börük'ü aşağı atıp arabayla çiğnemedi mi, ne yapıyordu Yasin Börük kurban eti dağıtıyordu. İşte şimdi 99 barajı görüyorsunuz. Bu barajlar ülkemin dört bir yanında var. Bu bölücü terör örgütü ve siyasetteki temsilcileri özellikle Güneydoğu'da baraj yapmamızı istemiyorlar. Bunu yaparken de yapmadıkları şey bırakmadılar. Biz Ilısu Barajı'nı yapıyoruz. Devam edeceğiz. Onlar yıkar biz yaparız aramızdaki fark bu.

"BURADAN İLGİLİ KURUMLARIMIZA SESLENİYORUM"

Söz akademisyenler gibi ruhunuzun kirlenmesi lazımdır. Bu mümkün mü? Milletimizin mandacı zihniyete hakettikleri yanıtı vereceğini biliyorum. Ben ilgili kurumlarımıza sesleriniyorum. İlgili kurumlarımızın bu ihanet karşısında anayasal ve yasal gerekenleri yapacaklarına inanıyorum.

"ONLAR SİYASETÇİ DEĞİL, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN MAŞASIDIR"

Değerli kardeşlerim sadece sözde akademisyenlerin değil, siyasetçilerin de aynı tavır aldığını görüyorum. Bu temsilcileri hiç saymıyorum. Benim gözümde onlar siyasetçi değil, terör örgütü maşasıdır. Siyasetçi olsalardı, kendi fikirleti olur ona göre hareket ederlerdi."

İlgili Haberler