Silvan'da 31 Milyon Euro'ya Şarap Üretecek

Silvan'da 31 Milyon Euro'ya Şarap Üretecek
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Diyarbakırlı Abdullah Cevdet Azizoğlu, 15 Yıl İsveç'te Yaşadıktan Sonra Döndüğü Memleketinde, Şarapçılığa Niyetlendi.

Diyarbakırlı Abdullah Cevdet Azizoğlu, 15 yıl İsveç’te yaşadıktan sonra döndüğü memleketinde, şarapçılığa niyetlendi.

5 bin dekarda 31 milyon Euro’luk organik bağ ve şarap tesisi yatırımı için kolları sıvayan Abdullah Cevdet Azizoğlu, yılda 5 milyon şişe şarap üretmeyi hedefliyor.

DİYARBAKIRLI Abdullah Cevdet Azizoğlu, 15 yıl İsveç’te yaşadıktan sonra döndüğü memleti Silvan’da, 31 milyon Euro’luk bağcılık ve şarap yatırımı için kolları sıvadı. Türkiye’nin bir bölgede, bir kişiye ait en büyük bağ yatırımını yapmaya hazırlanan Azizoğlu, yılda 5 milyon şişe şarap üretmeyi hedefliyor. Azizoğlu’nun uzun vadeli hedefi ise bin 500 kişiye istihdam sağlayacak 62 bin dekar alanda bağcılık yapmak.

İSVEÇ VATANDAŞI SİLVANLI: Ekonomist Dergisi’nin Diyarbakır’da görüştüğü Abdullah Cevdet Azizoğlu, Silvan’ın Yuva Köyü’nde dünyaya gelmiş bir ağa oğlu. Babasını iki yaşında kaybeden Azizoğlu, liseyi bitirince okumak için gittiği İsveç’te üç fakültede okumuş ama bitirmemiş. Vatandaşı olduğu İsveç’te 15 yıl yaşadıktan sonra köyüne dönen Azizoğlu’na babasından kalan 3 bin 500 dekar araziyi önce 5 bin dekara çıkarmış. 10 bin dekar üzerinde hububat eken Azizoğlu, klasik tarımla büyümenin mümkün olmadığını görüp, 5 bin dekarda organik hububat ekimine başlamış. Ardından da getirisinin daha yüksek olacağını hesapladığı bağcılık işine el atmış.

EN BÜYÜK YATIRIM OLACAK: Azizoğlu, 5 bin dekarlık kendi arazisinde yapacağı 31 milyon Euro’luk yatırımın ilk adımını atmış durumda. 35 dekarda sertifikalı öküzgözü ve boğazkere fidanlarının dikimini yapan Ağa, sonbaharda buna 250 dekarlık bir alanı daha eklemeyi planlıyor. Projenin bütün ekipmanını İtalyanlar’ın, sulama sistemini İsraillilerin yapacağını, fidan gelişiminin ise Fransız ve Alman şirketlerce izleneceğini belirten Azizoğlu, hem yeni arazi alımı, hem de bağcılık yatırımı için finansman ve ortaklık arayışlarını sürdürüyor. Eğer bunda başarılı olursa kendi imkanları ile 10 yılda yapabileceği yatırımı, birkaç yılda gerçekleştirmeyi hedefliyor. 500’ü kalifiye eleman olmak üzere bin 500 kişiye istihdam yaratacak proje çerçevesinde, 1.5 milyon fidan dikilecek. Böylece Türkiye’nin bir bölgede, bir kişiye ait en büyük bağ yatırımı unvanını da almış olacak Azizoğlu.

BAĞCILIKLA KALMAYACAK: Ağa, 5 bin dekarlık araziye 10 bin dekar daha ekleyip, 15 bin dekara çıkarmaya çalışıyor. Üretilen üzümleri şaraba dönüştürmek için şarap fabrikası da öngörülüyor. Azizoğlu, orta vadede satılma potansiyeli olan 30 bin dekarı da bünyesine katarak, kendisine ait toplam 45 bin dekarda bağcılık yapmayı hedeflerken, bu yatırımın sinerjisiyle bölgede kalan 18 bin dekarda da bağcılığın başlayacağına kesin gözüyle bakıyor. Bu öngörü gerçekleşirse Silvan Yuvacık Köyü, 62 bin dekar bağ alanıyla Türkiye’nin en büyüğü haline gelecek.

Ağa değil toprak sahibiyiz

İSVEÇ vatandaşı da olmuşken Silvan’a dönüşünü "toprak çekti", 50’sinden sonra bağcılık işine girişinin nedenini de "Benden sonra adımın anılmasını sağlayacak bir şeyler yapabilmek" diye açıklayan Abdullah Cevdet Azizoğlu, ağalık konusunda ise şöyle konuştu: "Klasik anlamda ağalığımız kalmadı. Artık bizler, büyük toprak sahibi insanlarız. Bazı şeyler raflara kalktı. İtalyan firmanın genel müdürü, buraları görünce ’siz artık burada ağa değil, baronsunuz’ dedi."

Buğdaydan 1 almaktansa bağdan 10 alacağız

BU işin getirisinin klasik tarımdan çok daha yüksek olacağını anlatan Abdullah Cevdet Azizoğlu, şunları söyledi: "Her yıl klasik tarıma milyarlar harcıyorum ve tabiat şartlarına bırakıyorum. Gelir gelmez, Allah’a kalmış bir şey. Geleneksel tarım yaptığımda 9 bin dekarda, yılda 600 bin ile 1 milyon YTL gelir elde ediyorum. Oysa 100 dekar şaraplık bağın getirisi, bin dekar arazinin gelirine tekabül ediyor. Yani 10 kat fark var arada. 800 dekar bir bağa her yıl aynı masrafı yapmıyorsunuz ama buğdayda her yıl aynı masrafı yaparsınız, Aynı geliri alamazsınız. Bir yıl ürünü kaybederseniz, üç yıl boşa çalışırsınız. Oysa bağcılıkta her yıl masrafınız azalırken, geliriniz artıyor. Katma değeri çok yüksek. Önemli sayıda istihdam yaratacak. Bölge insanı işsiz kalmayacak. Hatta 6 bin 200 hektara ulaşabilirsek, gidenler de köylerine geri dönecekler. Yani bırakın göç vermeyi, tersine göçü başlatmış olacağız. İşte beni en çok heyecanlandıran kısım burası."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı