Hisarcıklıoğlu: "Anadolu S.o.s Veriyor"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yüzde 7'nin Altındaki Büyüme Rakamının Türkiye İçin Başarısızlık Olacağını İfade Eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "2007-2008'de Maalesef Bütün Anadolu S.o.s Veriyor" Dedi.

Yüzde 7'nin altındaki büyüme rakamının Türkiye için başarısızlık olacağını ifade eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "2007-2008'de maalesef bütün Anadolu S.O.S veriyor" dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) geleneksel ekonomi buluşmalarında bu hafta "Ekonomideki Son Gelişmeler ve Yeni Ufuklar" masaya yatırıldı. Toplantıya konuşmacı olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu katıldı.

Toplantıda ilk olarak konuşan MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi açıdan kritik bir süreçten geçtiğini belirterek, 2002 sonrası istikrar döneminin, ABD'de yaşanan "tutsat" krizi ve Türkiye'de Merkez Bankası Başkanı'nın seçilmesi sürecinden bu yana yaşanan gelişmelerin istikrarı olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.

Piyasa şartlarında oluşan bu durumun belirsizlik ve tereddütlere sebep olduğunu ifade eden Vardan, "Buna bağlı olarak taleplerde azalma görülüyor ve gerçekleşen satışlar da karsız yapılıyor. Ayrıca yapılabilen satışlarda tahsilat sorunu yaşanıyor. Bütün bunlara, hem kuraklık hem de petrol fiyatlarının artışı nedeniyle temel gıda ürünlerindeki fiyat artışı da eklenince işin tadı, tuzu kaçıyor. Sonuçta gelinen noktada toplumda bir tereddüt hasıl oluyor. Bu tereddüdü aşmak için, hükümet bir yandan dünya ekonomisinin çalkantılarıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini hesap etmek, öte yandan iç sorunları nasıl halledeceğinin cevabını bulmak zorundadır" dedi.

"İKİ TÜRLÜ FIRTINAYA TUTULDUK" Vardan, birkaç ay içinde görevde olup, olmayacağı tartışılan bir hükümetten küresel sorunlar karşısında rasyonel bir çalışma yapmasının beklendiğini belirterek, "Maalesef bugün, iki türlü fırtınaya tutulmuş bir vaziyetteyiz. Bu noktada bizim de hükümetten beklentimiz, her ne halde olursa olsun, insanlarımızı, işletmelerimizi rahatlatacak yeni bir kalkınma programına geçmesi, alternatif araçlarla piyasaya ivme kazandırması olacaktır. Bu kapsamda hükümet tarafından geçen hafta sonu açıklanan ve birçoğunu da MÜSİAD olarak uzun zamandır dile getirdiğimiz önlemlerin uygulamaya konduğunu ve bir kısmının da önümüzdeki günlerde konacak olmasını duymamız bizleri memnun etmiştir" dedi.

Vardan, TBMM'de kanunlaşan Sosyal Güvenlik Yasasından sonra, toplumun hemen her kesimini ilgilendirecek olan, istihdam paketinin de ele alınmış olmasının sevindirici olduğunu ifade etti.

Vardan şöyle devam etti; "Eğer müzakereler sonucunda olumlu bir netice alınır da bu paket kısa sürede kanunlaşırsa, bu da uzun zamandır dile getirilen istihdamın üzerindeki yüklerin bir miktar azalmasına, gençlerin ve kadınların istihdamının teşvik edilmesine, sosyal açıdan da hükümlü ve engellilerin istihdam edilmesine yol açacak ve firmaları rahatlatacak bir çalışma ortamı oluşturacaktır." Merkez Bankası'nın gelişmeleri dikkate alarak başlangıçta oldukça düşük tutmuş olduğu yılsonu enflasyon hedefini tutturamayacağını anlaması ve yıl sonunda oluşacak enflasyonu yüzde 9.3 olarak tahmin etmesinin önemli bir gelişme olduğunu ifade eden Vardan, "Her ne kadar, bugün itibariyle hedeflenen rakamdan yüzde 100'ü aşkın bir oranda sapma olacağı tahmin edilmiş olsa da, dünyada yaşanan bu çılgın piyasa hareketine bakarak bunun bile tutturulmasının zor olduğunu düşünüyoruz. Bu gelişmeleri endişeyle karşılarken, bugün hala faiz oranlarının yüksek olduğunu ve düşürülmesi gerektiğini savunuyor, Merkez Bankası'nın bu silaha dokunmaması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Çünkü faizlerin yükselmesi, zaten finansal bakımdan zorda olan işletmelerimize belki altından kalkamayacağı büyük bir yük getirecektir. Ekonomimizin de buna tahammülü yoktur" dedi.

Parti kapatma davalarının bir an önce partilerin kapatılmayacağı yönünde sonuçlanmasının ekonomide en önemli risk faktörü olan belirsizlik ve tedirginliğin ortadan kalkması ve siyasi istikrarın korunması açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Vardan, böyle bir gelişmenin piyasayı rahatlatacağını söyledi.

Türkiye'nin 1800'lerin başındaki sanayi devrimi sırasında yaşanan birinci küreselleşme dönemini yakalayamadığını, 1990'larda başlayan ikinci küreselleşme döneminde de ancak 2001 sonrasında bir büyüme sürecine girdiğini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, "Büyüme ekonominin nabzı, tansiyonu, şekeridir. Ekonomi büyüyorsa işimiz iyidir, büyüme aşağıdaysa işler iyi değil demektir" şeklinde konuştu.

"ANADOLU S.O.S. VERİYOR" 2007 yılında büyümede yaşanan gerilemeye dikkat Hisarcıklıoğlu, siyasetin ön plana çıkarak ve ekonominin geri plana atılmasını eleştirdi.

Yüzde 7'nin altındaki büyüme rakamının başarısızlık olacağını ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, bunun için siyasi ve ekonomik istikrara ihtiyaç olduğunu belirterek, "2007-2008'de maalesef bütün Anadolu S.O.S veriyor, alarm veriyor" dedi.

Türkiye'nin dünya pazarında en çok söz sahibi olduğu 2 sektörün tekstil ve hazır giyim olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin bu sektörlerde dünya pazarının yüzde 5'ine hakim olduğunu hatırlatarak, "Şimdi senin vizyonun bu sektörde dünyaya hakim olmaksa önümü aç, aç ki dünyada lider olayım" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin sanayi stratejisine ihtiyacı olduğunu ifade eden Rifat Hisarcıklıoğlu, sanayicinin taşeron noktasına geldiğini, 100 dolarlık ihracat yapabilmek için 70 dolarlık ithalat yapmak mecburiyetinde kalındığını belirterek, "Bu küresel dünyada kaybetmek istemiyorsak, küresel oyuncu olmamız lazım. Bunun için de yeni bir gündeme ihtiyacımız var" dedi.

"Eğer zenginleşmek istiyorsak, demokrasiye dört elle sarılıyor olmamız lazım" diyen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomiyle siyasetin doğrudan ilişkisine dikkat çekti.

Önümüzdeki dönemde cari açık ve bütçe açığfandır dile getirilen istihdamıına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, "2008'de cari açık yaklaşık 45 milyar dolara gelecek. Bütün krizlerin çıktığı yerde bu olmuş. Cari açık finanse edilemediği gün, kriz olmuş. Bu yıl krize girmemek için 45 milyar dolar bulmamız lazım. Çok şükür bu bulunuyor şimdi ama yarın uluslararası konjonktür ve içerideki konjonktür karşılıklı olarak bunu tetikleyebilir. O zaman Türkiye krize girer" diye konuştu.

"Devlet ne kadar az harcarsa o kadar az enflasyon ve o kadar hızlı büyüme oluyor" diyen Rifat Hisarcıklıoğlu, "Devlet harcadıkça bizden alınan vergi artıyor. Ne olur devletimize harcattırmayalım. Belki kısa günde rahatlık hissediliyor ama kısa günde" şeklinde konuştu.

Çin'in batısındaki üretimin Avrupa ülkelerine taşınmasında İpek Yolu'nun yeniden canlandırılmasının büyük önem taşıdığını ve bu rotanın Türkiye'den geçmesi için, Türkiye'nin gücünü ve politikalarını kullanması gerektiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu projenin hem ekonomi hem güvenlik açısından Türkiye'ye olumlu katkıları olacağını dile getirdi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Bürokratlardan, siyasetçiden para pul istemiyoruz. Önümüzdeki engelleri kaldırın bize suni gündemler getirmeyin, ilgi odağımızı dağıtmayın, cambaza baktırmayın. Cambaza baktıkça, cepteki paralar gidiyor. Türkiye'nin tek gündemi olması lazım; bu da ekonomi. Rakiplerimiz hangi şartlarda futbol oynuyorsa bize de aynı standartları getirin. Bakın bakalım o zaman Türk özel sektörü olarak, dünyada Türkiye'yi lider yapıyor muyuz, yapmıyor muyuz?" dedi.

(CY-CY-ÖK-E)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı