Bakan Çağlayan Mersin'de

Bakan Çağlayan Mersin'de
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Cumhuriyet Tarihinde İlk Defa 60. Hükümet'in Programına Sanayi Envanteri Yapılması, Sanayi Stratejisinin Belirlenmesi ve Yeni Teşvik Politikası Kavramının Girdiğini Belirterek, Önümüzdeki Dönemde Türkiye'nin Hangi Sektörlerde Yüksek Katma Değer Sağlayacağı, Hangi Sektörlerde Yüksek Teknolojiye Açık Olduğu ve Hangi Sektörlerde Yüksek Rekabet Gücüne Sahip ...

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, cumhuriyet tarihinde ilk defa 60. Hükümet'in programına sanayi envanteri yapılması, sanayi stratejisinin belirlenmesi ve yeni teşvik politikası kavramının girdiğini belirterek, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hangi sektörlerde yüksek katma değer sağlayacağı, hangi sektörlerde yüksek teknolojiye açık olduğu ve hangi sektörlerde yüksek rekabet gücüne sahip olduğunun tespit edilerek, bu sektörlerin Türkiye'nin öncelikli sektörleri olacağını söyledi.

Bakan Çağlayan, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katılmak ve bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Mersin'e geldi. MTSO Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantıya katılan Çağlayan, burada sanayici ve işadamlarına seslenerek, onların sorunlarını dinledi. 2002 yılından itibaren özellikle makro ekonomide sağlanmış olan gerek Gayri Safi Milli Hasıla'nın (GSMH) gerek tek haneli enflasyonun gerek faizlerin düşmesinin gerek Türkiye'ye dışarıdan gelen

doğrudan yabancı sermaye miktarındaki artışın ve gerekse bu döviz kuruna rağmen 106 milyar dolarlık ihracatın yapılmış olmasının çok önemli olduğunu belirten Çağlayan, önümüzdeki dönemde makro ekonomide elde edilmiş kazanımların taçlandırıldığı, büyümenin sürdürülebildiği ve ekonomik kalkınmışlığın daha fazla ileri seviyelere getirildiği bir dönem olması için yoğun çalışma gayreti içerisinde olduklarını vurguladı. Bu dönemde 2008 yılı ile ilgili özellikle ekonomide konulan hedefin yüzde 5.5'lik bir büyüme

olduğunu hatırlatan Çağlayan, 2008 yılında yaklaşık 290 milyar dolar civarında bir dış ticaret hedeflediklerini kaydetti. Bakan Çağlayan, bunların yapılması için "Mikro reformlar" denilen şok reformların yapılması gerektiğine işaret ederek, "Türkiye, Cumhuriyet tarihinde bir ilki bu dönem yaşayacak. 27 yıllık sanayici olarak ekonomik gelişmişliğin ne anlama geldiğini çok iyi bilenlerden biriyim. Yıllardır Türkiye'nin ne zaman sanayi envanteri yapacağı, ne zaman Türkiye'nin bir sanayileşme politikası ve

stratejisinin olacağı ve bu teşvik sisteminin ne zaman düzenleneceği yönünde serzenişlerde bulunurdum. Bugün Başbakan'ın özellikle üzerinde durduğu ve AK Parti'nin son 5 yılda elde ettiği başarıların üzerine yeni başarılar inşa etmek ve bu konuda 'Türkiye'nin bir sanayileşme stratejisi ve politikası olmalı' söyleminden hareketle Cumhuriyet tarihinde ilk defa 60. Hükümet'in programına sanayi envanteri yapılması, sanayi stratejisinin belirlenmesi ve yeni teşvik politikası kavramı girmişti" dedi.

"Düşününki bir ordu; nerede kaç askeri, kaç silahı, kaç uçaksavarı var, bunu bilmesinin doğal olduğu kadar, bir devletin de ülkesinin neresinde ne kadar sanayi tesisi var, ne kadar insan çalışır, ne kadar enerji üretir ve bunlar ne üretirler?' bunların bilinmesi çok önemlidir" diyen Bakan Çağlayan, bununla ilgili olarak sanayi envanteri çalışmalarına başlandığını açıkladı. Türkiye'de bulunan 270 bin sanayi işletmesinin şu anda sadece 60 bin tanesinin sanayi sicil belgesine ve KOSGEB'de veri tabanına

sahip olduklarını dile getiren Çağlayan, yeni bir sanayileşme stratejisi yapacaklarını ve Türkiye'nin nasıl sanayileşeceği, nerede sanayileşeceği, hangi sektörde sanayileşeceği ve ne zaman sanayileşeceğinin sorgulanarak, özel sektörle birlikte gerçekleştirileceğini vurguladı.

Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hangi sektörlerde yüksek katma değer sağlayacağı, hangi sektörlerde yüksek teknolojiye açık olduğu ve hangi sektörlerde yüksek rekabet gücüne sahip olduğunun tespit edileceğine dikkat çeken Çağlayan, "Bunun tespiti yapıldıktan sonra bu sektörler Türkiye'nin öncelikli sektörleri olacak. Türkiye bundan sonra nasıl bir teşvik sistemi oluşturacak, bunu da Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olarak çalışmasını yapıyoruz. Teşvikler bundan sonra sektörel bazda ve proje bazında olacak. Bu,

Cumhuriyet tarihinde teşvik kapsamında bir devrimdir. Bu teşvik sisteminde hangi sektörlerin nerede nasıl destekleneceği ve sektörel desteklemeler yapılırken bölgeler arasındaki gelişmişlik farkı da dikkate alınarak yapılacak. Yapılacak olan teşvikler Türkiye'de en yüksek katma değeri bırakacak ve yüksek rekabet gücünü sağlayacak sektörleri kapsayacak" diye konuştu.

Bakan Çağlayan, bundan birkaç yıl öncesine kadar net otomobil ithalatçısı konumunda olan ve kendi patenti olmayan otomotiv sektörünün, bugün 106 milyar dolar ihracat yapan Türkiye'nin 21 milyar dolar ihracatına denk geldiğini ifade ederek, "Türkiye'nin büyümesine gölge düşürmek isteyen bazıları 'Ne olacak, ihracat büyüyorsa ithalat da büyüyor' dediklerini görüyoruz. Oysa bugün Türkiye otomotiv sektörünün yapmış olduğu her 100 dolarlık ihracatın 43 dolarını ithalat olarak karşılıyor. Türkiye adına bu çok

önemli bir rakam. Dünyadaki her bin aracın 14'ü Türkiye'de üretiliyor. Bir Türk ferdi olarak bundan iftihar ediyorum. Bugün Türkiye, Türk sanayicisi, Türk otomotiv endüstrisi, Bursa'da mini kargo üretimiyle yüzde 100 Türk mühendisine ait olan, yüzde 100 fikri ve sınai mülkiyet hakkı yerli olan ticari araç üretiyor ve yurt dışına gönderiyor. Bunlar önemli birer devrimdir" şeklinde konuştu.

Çağlayan, 2002 yılında Türkiye'nin GSMH'sinin 181 milyar dolar olduğunu ve 2007 yılında Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir büyüme perspektifi yakalayan Türkiye'nin, özel sektörün de marifetiyle 23 kere arka arkaya büyüyerek, GSMH'nin 489 milyar dolarlara çıkmasının beklendiğinin altını çizdi. Yeni bir Ar-Ge Teşvik Yasası'nın şu anda Meclis Sanayi Komisyonu'ndan geçtiğini ve Genel Kurul'a geleceğini belirten Çağlayan, Ar-Ge istihdamı ve teknoloji bölgelerine ciddi anlamda bölgesel teşviklerin

olacağını kaydetti. 2013 yılında GSMH hedefinin 800 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Çağlayan, şöyle konuştu:

"Bunun yüzde 2'si olan 16 milyar dolar da Ar-Ge'ye ayrılacak. 16 milyar dolar bugün AB üyesi olan Estonya'nın, Malta'nın 1 yıllık GSMH'sinden daha büyük bir rakamdır. Bundan 5 sene önce 36 milyar dolar ihracat yapan bir ülkede bundan 4 sene sonra sadece Ar-Ge için 16 milyar dolarlık fon çok önem arz etmektedir. Bunu yaparken de çok çeşitli düzenlemeler içerisindeyiz. Bakanlığımızı yeniden gözden geçiriyoruz. İl müdürlüklerimizin tamamını yeniden gözden geçiyoruz ve mümkün olduğunca bürokrasiyi ortadan

kaldırarak sanayicimizin önündeki engelleri aşmaya çalışıyoruz. Biz yatırımcının önünün açılması noktasında her türlü çalışmayı yapacağız."

2008 yılında istihdamın üzerindeki yüklerin 5 puan düşürüleceğini dile getiren Bakan Çağlayan, bu konunun Başbakan'ın da talimatıyla artık netleştiğini kaydetti.

Türkiye'nin bu yılki bütçesinin 222 milyar YTL olduğunu anımsatan Çağlayan, bütçe ile ilgili olarak da şunları kaydetti:

"2008 yılında Türkiye Cumhuriyeti sadece 56 milyar YTL faiz ödeyecek. Geçmiş dönemlerde hovardaca yapılan borçların faizi bunlar. 37 milyar YTL sadece Sosyal Güvenlik Sistemi'ne transfer edeceğiz. Türkiye OECD ülkeleri arasında en fazla istihdamın olduğu ülke. Niye? Çünkü bundan 15 sene önce birileri sırf siyaset uğruna, 'Kim ne veriyorsa, ben 5 kat fazlasını veriyorum' diyerek 38 yaşında Türkiye'yi genç emekliler cennetine çevirdi ve Sosyal Güvenlik Sistemi'ni kirletti. O kirliliğin bedelini ödüyoruz

şimdi. Buna rağmen istihdamın üzerindeki 5 puanlık indirim 4 milyar YTL'lik bir kaynağa denk geliyor. Buna rağmen diyoruz ki biz yatırımcının önünü açacağız."

Bakan Çağlayan, büyük mağazalar ile ilgili kanunun da bu ay sonuna kadar Başbakanlığa sevk edileceğini ifade ederek, ayrıca organize sanayi bölgeleri hakkında da yeni yasanın çıkarılacağını söyledi. Şu anda 10 yıldır organize sanayi bölgesi yer seçmesi devam eden organize sanayi bölgelerinin bulunduğunu anımsatan Çağlayan, "Bir müteşebbis düşünün 10 sene bekliyor ki yer seçimi yapılacak, alt yapı yapılacak ve ondan sonra gelecek üst yapıyı yapacak. 10 senede dünya değişiyor, yatırımcının şevki kaçıyor ve

yatırımcı da başka bir ülkeye gidiyor. Biz burada yeni bir sistem yapıyoruz, bu bir devrimdir. 10 yıldan fazla süren yer seçimini toplam 4 aya indirdik. Yer seçme heyeti 23 kuruluştan oluşuyordu 9'a düşürdük. Yer seçimi ile ilgili kuruluşlara yazı yazılırdı ve kuruluş onu 2 sene sonra ya gönderirdi ya da göndermezdi. Şimdi 30 gün mecburiyeti koyduk. 30 gün içinde cevap verdi verdi, vermezse kabul etmiş sayılır. Bu bir devrim" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin dünyanın 17. büyük ekonomisi değil, ilk 10 ekonomisi içerisinde yer alması konusunda gayretli olduklarına vurgu yapan Bakan Zafer Çağlayan, geçtiğimiz 5 sene içerisinde Türkiye'nin nereden nereye geldiğine bakıldığında, çok da zor olmayacağının görüleceğini belirtti. Çağlayan, Türkiye'nin 5 senedeki performansının arkasında, siyasi istikrarın, iktidarın yapmış olduğu siyasi reformların ve özel sektörün payının büyük olduğunu da sözlerine ekledi.

(ÖT-MT-ÖZ-E)

ay

Kaynak: İhlas Haber Ajansı