Uzman eğitimci Karataş, akran zorbalığının okul başarısını düşürebildiğini söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Uzman eğitimci Karataş, akran zorbalığının okul başarısını düşürebildiğini söyledi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Uzman eğitimci Lokman Karataş, akran zorbalığının okullarda yaygınlaştığını, zorbalığa uğrayan çocuklarda yalnızlaşma ve başarı düşüşü görülebildiğini söyledi. Karataş, ailelerin çocuklarıyla sohbet etmesini, öğretmenlerin sorunları rehber öğretmenlere iletmesini önerdi.

Uzman eğitimci Lokman Karataş, okullardaki akran zorbalığı hakkında, "Akran zorbalığına uğrayan çocuklarda okul başarısında çok ciddi düşüşler yaşanabiliyor" dedi.

Okullarda son dönemde gündeme gelen akran zorbalığı, çocukların sosyal ve eğitim hayatını olumsuz etkiliyor. Bu konuda açıklamalarda bulunan uzman eğitimci Lokman Karataş, akran zorbalığının yalnızca sözlü veya fiziksel davranışlardan oluşmadığını belirterek, öğrenciyi dışlama, ötekileştirme ve oyunlara dahil etmeme gibi davranışların da zorbalık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Zorbalığın altında yalnızlık, sosyal medya ve çocukların kendilerini iyi hissetmemesi gibi çeşitli nedenlerin bulunabildiğini ifade eden Karataş, ailelerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesi gerektiğine dikkat çekti. Karataş, özellikle akşam yemeklerinin ailelerin bir araya gelerek çocuklarıyla sohbet edebilmeleri ve onların yaşadığı sorunları paylaşmalarını sağlayabilmeleri açısından önemli olduğunu kaydetti.

Akran zorbalığının okullarda giderek arttığını ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini belirten uzman eğitimci Lokman Karataş, "Akran zorbalığı dediğimiz şey şu anda ülkemizde çok yaygın. Özellikle son 2 senedir okullarda meydana gelen olaylar ve çocukların diğer çocuklara zarar vermeleri çok fazla yaygınlaştı. Bunun çeşitli sebepleri var. Bunlardan en önemli sebeplerinden bir tanesi yalnızlık, bir tanesi sosyal medya, bir tanesi de öğrencilerin kendini iyi hissetmemesidir. Akran zorbalığına uğrayan çocuklar yalnız çocuklar ve buna sessiz kalanlar diyebilirim. Sözlü ve fizikselin davranışın yanında, davranışsal akran zorbalığı daha fazla. Öğrenciyi dışlama, öğrenciyi ötekileştirme, oyun alanına almama gibi şeyler biraz daha fazla. Bir çocuk arkadaşıyla birlikte oynayamıyorsa, bu akran zorbalığına neden olmuş olan bir davranıştan ötürü olabilir. Velilere düşen şey ise şudur. Çocuğu değerli hissettirmek gerekir ama çocuğu değerli hissettirmenin yanında çocuğu bir aile ortamında yetiştirmek de gerekir. Çocukla birlikte vakit geçirmemek aslında onları yalnızlığa itiyor. Bu yalnızlığı ortadan kaldıracak davranışlar ise çocukla sohbet etme ve çocuğu dinlemektir" diye konuştu.

"Akran zorbalığına uğrayan çocuklarda okul başarısında çok ciddi düşüşler yaşanabiliyor"

Akran zorbalığı sonucu çocuklarda yalnızlık ve depresyon meydana geldiğini dile getiren Karataş, "Akran zorbalığına uğrayan çocuklarda yalnızlaşma, okula gitmek istememe, sessizleşme ve okul başarısında çok ciddi düşüşler yaşanabiliyor. Öğretmenler derse girdiklerinde yaşanan bir sıkıntıyı rehber öğretmenlere aktarmalı ve sıkıntılar da ailelerle paylaşılmalıdır. Bu anlamda çocukları iyi gözlemlemek gerekiyor. Çünkü çocuklarda bazen, 'Ben bunu ailemle paylaşırsam ya da öğretmenimle paylaşırsam arkadaşsız kalırım, arkadaşlarım tarafından dışlanırım.' korkusu oluyor. Belki o anda bir tepki göstermek şiddetli olabilir ama bu yaşadığı duyguyu aileye anlatabilmeli. O yüzden ailenin ve öğretmenin, çocuğu çok iyi gözlemlemesi lazım. Akran zorbalığı dediğimiz şey sadece seminerde kalacaksa gerek yok ama bir dersin içerisinde gerçekten uygulamaya yönelik bir çalışma olacaksa, gerçekten öğrenci kendini ifade ettiği şeyin dinleneceğini bilirse ve ders esnasında bunlar uygulamalı şekilde gösterilecekse olur. Akran zorbalığı dediğiniz şey tek seferde meydana gelen bir davranış değil" şeklinde konuştu.

"Şu anda toplumda ciddi anlamda yalnızlaşan bireyler var"

Akran zorbalığını en aza indirgemek için ebeveynlerin çocuklarıyla vakit geçirmesi gerektiğini aktaran Karataş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu anda toplumda ciddi anlamda yalnızlaşan bireyler var. Çocuk kendi odasında, anne mutfakta, baba salonda oluyor. Birlikte zaman geçirilmeyen bir yapı var. Akşam yemeklerini birlikte yemeliler. Akşam yemeklerinde günün değerlendirilmesini sorgulayıcı şekilde değil, sohbet edecek şekilde yapmalılar. Günümüz toplumunda aileler çalıştığı için sabah kahvaltısı ve öğle yemeği yok. Ailenin bir araya gelebileceği zaman dilimi akşam yemeğidir ve bu akşam yemeğinde anne ve babalar çocuklarla sohbet edebilmeli. Bunu yaparlarsa çocuk okulunda gününün nasıl geçtiğini bir süre sonra anlatmaya başlayacak. 'Ne olursan ol sen benim yavrumsun, ne olursan ol sen benim çocuğumsun' diyen bir anne-baba sevgisi gerekiyor. Bunlar olursa kişinin kendini ifade etme özgürlüğü ve özgüveni daha fazla ortaya çıkar."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.