Tatlıses'in Açılış İçin Gittiği Irak'taki Konuşması

Demokratik açılımın desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Tatlıses, Biz ülkemizde barış istiyoruz.
- (ARŞİV) TATLISES'İN AÇILIŞ İÇİN GİTTİĞİ IRAK'TAKİ KONUŞMASI - TATLISES:
"BİZİM TELİF HAKLARINA DEĞİL, BARIŞA İHTİYACIMIZ VAR"
- "BİZİM TELİF HAKLARINA DEĞİL, BARIŞA İHTİYACIMIZ VAR"...
* İBRAHİM TATLISES DOLMABAHÇE TOPLANTISI VE AÇILIMI IRAK'TA DEĞERLENDİRDİ...
* AÇILIM ÇOK ZOR BİR ŞEY DEĞİL. DESTEKLENİRSE, ARTIK TELEVİZYONLARDA ŞEHİT ANNELERİNİN AĞLAMALARINI, ŞEHİTLERİN OMUZLARDA TAŞINMASINI GÖRMEYİZ"
* "BU SİLAHLA KANLA ÇÖZÜLMEZ, SADECE BARIŞLA KARDEŞLİKLE ÇÖZÜLÜR"
* "30 SENEDİR BU SÜRÜYOR, 30 SENE DAHA KİMSENİN TAHAMMÜLÜ YOK"
Temel atma töreni için Irak'ın Erbil kentinde bulunan ünlü türkücü İbrahim Tatlıses, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sanatçılarla Dolmabahçe'de yaptığı toplantı ve demokratik açılım ile ilgili, DHA muhabirinin sorularını yanıtladı. Başbakan Erdoğan ile yaptıkları toplantıda bazı sanatçıların sürekli telif haklarını dile getirmesini eleştiren Tatlıses, "Bizim telif haklarına değil, barışa ihtiyacımız var"dedi.
"TELEVİZYONDA BUNU KONUŞMAK YANLIŞ, GİZLİ ODADA DA DEĞİL"...
Demokratik açılımın desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Tatlıses, Biz ülkemizde barış istiyoruz. Savaşı hiç bir zaman sevmiyorum. Ortaya atılan bir şey varsa bunu hükümet, diğer parti başkanları oturup müzakere etmeliler, konuşmasını kendi aralarında yapmalılar"dedi. Liderlerin baş başa, ele le verip ülkenin yararına neyse onu yapmaları gerektiğini belirter Tatlıses,"Televizyonda bunu konuşmak yanlış. Gizli odada da değil...Açık bir otelin lobisinde veya salonunda toplansınlar, yesinler içsinler, keyifli keyifli gülüp eğlensinler. Oradan çıkarken bütün kameralara el ele güleryüzle selam vererek çıksınlar ki, halk bunu görürken mutlu olsun.Ülkemizdeki parti liderleri bizim için bir karar veriyorlar, bir aradalar diye"dedi.
"İNSAN BARIŞI HER DAKİKA YAPABİLİR"
Açılımın çok zor birşey olmadığını vurgulayan Tatlıses,"Destek verilirse, köstek değil desteklenirse, ben artık televizyonlarda şehit annelerinin ağlamalarını, şehitlerin omuzlarda taşınmasını görmem. Bence buna bir son vermek lazım.Zaten bazı parti liderlerimizde bunu söylüyorlar. Bu silahla, kanla çözülmez. Sadece barışla kardeşlikle çözülür. El ele verilerek çözülür. İnsan kavgayı çok zor yapar, ama barışı her dakika yapabilir"diye konuştu.
"ZULMÜN EZİYETİN KİMSEYE FAYDASI YOK"
Demokratik açılımdan kesinlikle umutlu olduğunu ifade eden Tatlıses,"Kesinlikle umutluyum,inanıyorum. İnşallah benim inandığım gibi olur. Zulmün eziyetin kimseye bir faydası yoktur"şeklinde konuştu.
"BİR SENEYE BİLE KİMSENİN TAHAMMÜLÜ YOK. HİÇ BİR ANA AĞLAMASIN"
Karşı çıkan insanlar sadece işyi uzatırlar. Bence karşı çıkmak değil, ne yapılması gerektiğini öğrenmek ve onu tartışmak, onu da çok çabuk tartışmak gerekir.Bir - iki ay içinde çözüp sonuç getirmek. Yoksa sürekli televizyonlarda, basında konuşulur ve senelerce sürer. Zaten 30 senedir bu sürüyor ve 30 sene daha kimsenin tahammülü yok. Hatta bir seneye bile kimsenin tahammülü yok. Hiç bir ana ağlamasın"dedi.
"BİZE KANI DURDURMAK İÇİN BİR YOL LAZIM. BİZ BU YOLA BAKALIM. BİZ TELİF HAKLARINI ZATEN ARIYORUZ"
Başbakan Erdoğan'ın Dolmabahçe'de sanatçılarla yaptığı toplantı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Tatlıses, toplantıda telif haklarını gündeme getiren sanatçılara tepki gösterdi.Toplantıda bazı sanatçıların telif hakları ve emekliliklerinden söz ettiklerini ifade eden Tatlıses,"Ben orada söyledim.Bunu konuşmaya gelmedik. Bir acil servis lazım dedim. Yaralanan, bıçaklanan, kaza geçiren, vurulan kişi gelir, orada ilk yardımı yaparlar. O kanı durdurmak için. Burada kanı durdurmak için bir yol lazım. Biz bu yola bakalım. Biz telif haklarını zaten arıyoruz. Bizim telif haklarına ihtiyacımız yok, bizim barışa ihtiyacımız var. Bu işin kökten bitmesine ihtiyacımız var. Ama 30 senedir süregelen şekilde devam edilirse, böyle bitmez. İllaki oturup konuşulacak. Muhalefet kendi arasında, hükümet kendi arasında oturup, bir araya gelecek, konuşacak ve çözecekler. Bu Türkiye'nin sorunu, Türkiye'nin sorunu deme












