Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı: (2) - Haberler
Haberi Paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı: (2)

AA / Zafer Fatih Beyaz - Haberler | Güncel
Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı: (2)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim bir talihsizliğimiz var. Türk siyaseti maalesef muhalefetsiz bir siyasettir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim bir talihsizliğimiz var. Türk siyaseti maalesef muhalefetsiz bir siyasettir. Yani Türkiye'de muhalefetin terörü esiyor. Bunu bir kenara koymak mümkün değil." dedi.

Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayınında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Van, Elazığ ve Malatya depremlerinin ardından yapılan çalışmalar ve Manavgat ile Marmaris'teki yangınlar sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgedeki ziyaretine ilişkin video gösterildi.

Afet bölgesindeki vatandaşların ihtiyaçlarının acilen giderilmesine ilişkin Erdoğan, "(Manavgat'taki afetzedeler) Oturanlardan biri bana dedi ki 'Benim varım yoğum bir traktör, bana onu verin yeter. Benim ekmeğim o' dedi. Başka bir vatandaş daha gelerek 'Başkanım benim varım yoğum da o traktör.' dedi. 'Tamam' dedim. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Bey'e talimatı verdim. 'Bunu hiç uzatmayacaksın. Çarşamba-perşembe bu traktörleri kendilerine ulaştıracaksın çünkü o traktörle tarlayı sürüyor ama onun hem ineği hem danası hem koyunu her şeyi o. Çok mutlu oldum, mesele bu. Lafla iş yürümüyor, icraat." diye konuştu.

"Son 19 yılda afetlerle mücadelede profesyonel bir yaklaşım sergiledik"

Afetzedeler için neler yapıldığı ve nelerin yapılacağı sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Van, Elazığ, Bingöl ve yıkılan yerleri adeta sıfırladıklarını ve onların yerine TOKİ ile yepyeni konutlar yaparak hak sahiplerine sahiplerini hatırlattı.

Hiçbir zaman afetzedeleri kimsesiz bırakmadıklarını belirten Erdoğan, "Tabii bu bir güven getiriyor. 'Benim devletim var ve devletim beni asla açıkta bırakmaz.' diyor. Son 19 yılda afetlerle mücadelede profesyonel bir yaklaşım sergiledik. Bu güven, yangın ortamında bile bakıyorum, 'Biz başkanımıza güveniyoruz.' diyorlar. Yalanlara inanmıyorlar, başkaları da oralara gidiyor, bir şeyler söylüyorlar. Depremden sele, yangından maden kazalarına kadar pek çok hadisede olanları tecrübe ettik. Bu tecrübenin sonucu olarak da afet bölgelerimizde çok yönlü çalışmaları hızlı şekilde yürütüyoruz ve bundan sonra da bunu yürüteceğiz." ifadelerini kullandı.

Sahada yangın söndürme faaliyetleri devam ederken bir taraftan da ilgili birimlerin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Çünkü zaman kaybına tahammülümüz yok. Vatandaş bunu görecek ki rahatlayacak. Çünkü bu arada bir şey daha yapıyoruz. Ne bu? Hemen evini bul, o eve yerleş, kiranı da biz ödeyeceğiz. Bunu yaparken de 50 bin liralık evin içinin donanımı için destek vereceğiz. Muhalefet konuşuyor da muhalefetin acaba belediyeleri buralarda böyle bir derdi var mı, böyle bir şey yapıyor mu? Hemen anında bu hafta içinde gerek talimatları verdim, evin içini bir defa donatacaksınız, bu ayni de olur nakdi de olur. Vatandaş, evinin içinin donandığını gördüğü zaman 'Evim yandı gitti ama devlet benim yanımda yerin aldı ve bana hiç eskiyi aratmayacak ev donattı.' 'Ve 50 bin liraya kadar bu konuda her türlü desteği vereceğiz.' dedik. Şu anda valilerimiz, kaymakamlarımızı çalışmalarını yapıyorlar ve yapmaya da devam edecekler."

"Türkiye'de muhalefetin terörü esiyor"

Dünyanın değişik bölgelerindeki yangınların, siyasette yer verilmeyen bir şekilde ele alındığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim bir talihsizliğimiz var. Türk siyaseti maalesef muhalefetsiz bir siyasettir. Yani Türkiye'de muhalefetin terörü esiyor. Bunu bir kenara koymak mümkün değil. Amerika'da bu kadar yer yanar, Kanada'da bu kadar yer yanar, Rusya'da yanar. Onlarda inanın böyle bir şey olmaz tam aksine, 'bize de ne düşer' diye iktidarın yanında yer alır, böyle bir durumları var. Bizde ise maalesef bu yok, bizde tam aksine. Biz şu anda iktidar mıyız? İktidarız. Elimizden geleni ardına komadan yapmaya devam edeceğiz."

Bugün gerçekleştirilen Yüksek Askeri Şura Toplantısı'nda üye olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yangın bölgesinde bulundukları için toplantıya katılmamalarını istediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dedim, 'Siz gelmeyin Yüksek Askeri Şura'ya diğer arkadaşlar devam ederiz. Yarın Milli Güvenlik var, gelmeyin, Bölgede kalın, oradaki çalışmalara devam edin.' Bu arkadaşlarım 8 gündür tamamen bölgedeler. Orada yattılar, orada kalktılar." diye konuştu.

Milletvekillerinin de bölgede olduğunu anımsatan Erdoğan, "Bunlar kalkıp da 'Eğlenelim, şunu yapalım, bunu yapalım' derdinde değiller. Çünkü biz dertliyiz, bizim bir derdimiz var. Bu yerler yanıyorsa, ciğerimiz de yanıyor." dedi.

Orman yangınları konusunda ellerinden ne geliyorsa bunu sonuna kadar yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu yerler yanıyorsa bizim ciğerimiz de yanıyor. Elimizden ne geliyorsa bunu sonuna kadar yapacağız. Amerika ne yapmış, Yunanistan ne yapmış, orada nasıl tedbirler almışlar, İspanya'da nasıl tedbirler almış. Bunu bir iktidar olarak ben bilmeyeceksem kim bilecek? 19 yılda belli bir tecrübe edindik. Bizden öncekilerden edindiğimiz tecrübeler de var. Onların neler yaptığını da gördük. Bunların hepsini biliyoruz. Dolayısıyla yani kalkıp dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bilim bizim kılavuzumuzdur ve bu konu ile ilgili dünyada neler oluyor neler bitiyor bunları da yakından takip ediyoruz.

Siyasetin içinde sadece benim 40 yıl tecrübelerim var, arkadaşlarımın içerisinde bunula yoğrulan nice yetişmiş kişiler var. Hep birlikte bu çalışmayı yürüttük, yürütüyoruz. İşte orman yangınları da şu an tüm dünyanın mücadele ettiği adeta Kovid-19 salgını gibi uluslararası bir tehdittir. Hatta bir de terör tehdididir. Bir şey daha söyledim, 'yalan terörü' dedim. Şimdi Türkiye'de yalan terörü var mı? Var. Kim yapıyor bu işi? Muhalefet yapıyor, acayip bir şekilde. Adına bir de 'algı operasyonu' diyorlar. Bunun adı aslında yalan tehdididir ve yalan terördür. Dürüst ol, samimi ol. Bir tespitin varsa bunu dürüst yap, dürüst yap da adam sansınlar. Biz de oradan bir şeyler kapalım ama böyle bir şey maalesef yok."

"Canlıların sahiplerine hemen ödemelerini yapacağız"

"Diğer ülkelerde çıkan yangınların siyasete yer verilmeyen bir şekilde tartışıldığı ancak Türkiye'de siyasete malzeme edildiği"ne ilişkin değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, "Bizim de ciğerimiz yanıyor. Şimdi televizyonlarda konuşuyorlar, dinliyorum. 'Canlılar şöyle yandı böyle yandı.' Eyvallah, ormanda yangın olur da canlılar yanmaz mı? Tamam da ondan sonra ne yapacağız? Hemen tedbirlerimizi aldık, dedik, 'Bütün bu canlıların hemen defnini yapın ardından da bütün bu canlıların sahiplerine bu canlılar kadar hemen ödemelerini yapacağız." dedi.

Telef olan canlılar konusunda valilere talimat verildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hepsinin ödemelerini yapacağız. Bunun çalışmaları konusunda talimatını valilerimize verdik, anında bu işi de bitireceğiz. Çünkü Yörük kardeşlerimizin o yaylalarda geçim kaynağı ne? O olmadığı zaman peynirini, çökeleğini nereden yapacak? O olacak ki bu yapsın. İşte bunun için de onlara dedim ki hiç üzülmeyeceksiniz. Manavgat'ın Kalemli köyüne gittik, orada vatandaşlarla konuşurken dedik ki 'Hiç üzülmeyin, kısa zaman içerisinde bu hayvanlarınıza, nasıl ki traktörler sahiplerine gelecekse sizin hayvanlarınız da size gelecek. Bakan arkadaşlarım da milletvekili arkadaşlarım da hepsi şu anda bunun çalışması içerisindeler. Süratle de kendilerini bu hayvanların, traktörlerine ve diğer araçlarına inşallah kavuşturacağız."

(Sürecek)

AA / Zafer Fatih Beyaz - Son Dakika Haberleri