Bayramda "Ambalajlı Ürünler Tüketin" Önerisi - Tekirdağ

Bayramda "Ambalajlı Ürünler Tüketin" Önerisi - Tekirdağ

- Çikolata ve şeker dükkanından genel ve detay görüntü Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr.

Bayramda

- Çikolata ve şeker dükkanından genel ve detay görüntü
Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Demirci ile röportaj
NKÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Diyetisyeni Serap Kocaağlar ile röportaj Bayramda "ambalajlı ürünler tüketin" önerisi

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Demirci, Ramazan Bayramı için ambalajlı, bilindik markalara ait şeker ve çikolataların tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Demirci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özel günler öncesi bazı gıdalara olan talebin arttığını belirterek, bazı kişilerin bu durumu fırsat bilerek piyasaya insan sağlığını tehlikeye atabilecek ürünler sürebildiğini belirtti.

"Tüketicinin çok dikkatli olması lazım. Her önüne geldiğini 'ucuz' diye almaması lazım." diyen Demirci, "Ambalajlı gıdaları alacağız. Bunun yanında bilindik ve tanındık firmaların ürünleri almak lazım. Çünkü hakikaten 'merdiven altı' dediğimiz üretimler var. Bunlar insan sağlığını son derece tehlikeye sokuyor." dedi.

Demirci, yılbaşı ve dini bayramlar öncesi özellikle gıda ve içeceklerde bir anda piyasada ambalajı şık renkli, albenisi fazla olan ürünlerin dolaşmaya başladığını, bunların çok büyük bir kısmının sağlıksız koşullarda üretildiğini aktardı.

Beslenmeye dikkat

Ramazan sonrası beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Demirci, "Özellikle oruç döneminde insan belli bir beslenme şekline alışıyor. Bu alışkanlığımızın birden değişmesi sağlık açısından ve beslenme açısından dikkat etmemizi gerektiriyor. Biz de hamur işi tatlılar çok ağırlıktadır. Kültürümüzde bu vardır. Her ikram edileni de maalesef tüketiyoruz. İnsanlarımızın bu konuda ölçülü davranmasında yarar var. Özellikle bu hamur işi tatlılar şeker ağırlıklı olduğu için daha dikkatli tüketmeliyiz." diye konuştu.

İnsan bünyesinin yakabileceği kadar kalori alması gerektiğini aktaran Demirci, "Ramazandan sonra sağlıklı beslenmemize özen göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Beslenmemizde soframızdaki gıda çeşitliliğine dikkat etmeliyiz. Yani tek yönlü beslenmek uygun değil. Sindirim sistemimiz için de uygun değil. Soframızda çeşit bulundurmamız çok çok önemli. İkinci önemli husus da yakabileceğimiz kadar kalori tüketmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

Ana öğünlerden önce de atıştırmalıklara dikkat edilmesini tavsiye eden Demirci, şöyle devam etti:

"Ana öğünlerde bizim normal beslenmemiz için gerekli besinleri almamız gerekiyor. Ama arada atıştırmalıklar olduğu zaman iştah konusunda olumsuz etki uyandırabilir. Bu konuda özellikle çocuklar üzerinde çok hata yapılıyor. Çocuğa mesela normal yemek saatinden önce kalkıyor annesi dondurma veriyor veya bir çikolata ile avutmaya çalışıyor. Daha sonra maalesef normal yemeğini yediremiyor. Burada dikkatli olmak lazım."

Sindirim sistemine birden yüklenilmemeli

NKÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Diyetisyeni Serap Kocaağlar da ramazan sonrası mideye ve sindirim sistemine birden yüklenilmemesi gerektiğini ve ölçülü tüketim yapılmasını gerektiğini bildirdi.

Tüketim konusunda ortaya çıkan rahatsızlıkların genellikle aşırıya kaçmaktan kaynaklandığını dile getiren Diyetisyen Kocaağlar, şunları kaydetti:

"Kahvaltıda çok ağır tüketimlerle başlayıp gün boyunca bu tüketimleri devam ettirmek kötü sonuçlar doğuruyor. Özellikle mide şikayetleri, safra kesesi hastalıkları gibi tablolarla karşılaşmamı da zemin hazırlıyor. Yani bir ay boyunca sindirim sistemini rahat bırakmışsınız, çok yüklenmemişsiniz, birden yüklenmek kötü sonuçlar doğurabilir.

Biz hep üç ana öğünümüz olsun istiyoruz. Ramazan bayramında da bu mantıkla hareket etmeye çalışacağız. Kahvaltıda çok yağlı olmayan börekler tüketilebilir. Sınırlı bir şekilde gıdalar tüketilebilir. Yeter ki miktar konusunda kontrollü olalım. Hoşumuza giden bir şeyde sınır koymayı bilelim kendimize. Bu sınırı bayram ziyaretlerinde de misafirliklerde de koyabilelim. 'Hayır' demeyi bilelim."