8'inci Renk Dünya Otizm Farkındalık Günü

8'inci Renk Dünya Otizm Farkındalık Günü

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bu topraklarda doğan engelli engelsiz herkesin birinci sınıf vatandaş olarak yaşaması gerektiğine inandıklarını belirterek, "Kimseye acıyamayız, onlara fırsat eşitliği veriyoruz, bu bir lütuf değil, sosyal belediyeciliğin gereğidir.

8'inci Renk Dünya Otizm Farkındalık Günü

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bu topraklarda doğan engelli engelsiz herkesin birinci sınıf vatandaş olarak yaşaması gerektiğine inandıklarını belirterek, "Kimseye acıyamayız, onlara fırsat eşitliği veriyoruz, bu bir lütuf değil, sosyal belediyeciliğin gereğidir." dedi.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Kongre ve Kültür Merkezinde, 8'inci Renk Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla düzenlenen programa katılan Şahin, Otizm Dostu Kent: Gaziantep'i anlattı.

Şahin, engellilerle ilgili özel projelerde eğitim, sağlık, istihdam ve ulaşılabilirlik konusu üzerine yoğunlaşmak gerektiğini belirterek, bu dört başlık üzerinde çalışıldığı zaman engellilerin önündeki engellerin kalkabileceğini söyledi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye'de ilk kez Engelliler Daire Başkanlığını kurduklarını, başına da yine bir görme engelliyi getirdiklerini anlatan Şahin, şunları kaydetti:

"İşitme, bedensel, görme ve zihinsel engellilere tek tek dokunduğunuz zaman iyi bir şey yaptığınızı sanıyorsunuz ama başka bir engelliye zarar veriyorsunuz. Her engel grubunu kendi içinde uzmanlaştıracak, ihtisaslaştıracak yeni bir dönemin başlaması gerektiğini düşünüyorum. Down sendromlu bir çocukla, otistik çocukla, çölyak hastası olan bir çocuğun ihtiyacı farklı. Otistik hastalara yönelik erken teşhis çok önemli. 0-3 yaşındaki çocukların otistik olduğunu anladığınız zaman her şey çok değişiyor. Özellikle bilinçli anne önemli, onun için bizim mütemadiyen çocukların otistik olup olmadığını anlamak için Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi kurduk. Bu çocukları doğru modellemenin üzerine oturttuğumuz zaman dünyada markalaşmış sanatçıların arkasında bir otistik hastası olduğunu görüyorsunuz. Onlara biraz dokunduğunuzda muhteşem insanlar çıkıyor. Erken teşhis sonucu şu an Gaziantep'te 800 otistik çocuğun ailesini eğitiyoruz. 68 çocuktan biri otistik oluyor. Bunun için bizler her türlü tedbiri almak zorundayız. Kimseye acıyamayız, onlara fırsat eşitliği veriyoruz, bu bir lütuf değil. Sosyal belediyeciliğin gereğidir."

HKÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz da toplumda herkesin eşit şartlara sahip olmadığını ifade etti.

Otizm Spektrum Bozukluğu olanların toplumsal hizmetlerden eşit oranda yararlanmasını sağlamanın ve bağımsız biçimde toplumsal yaşamın her alanına katılımlarını kolaylaştırmanın herkesin görevi olduğunu ve bu sorumluluğun ancak toplumsal dayanışmayla hafifleyebileceğini ifade eden Yılmaz, "HKÜ olarak içinde bulunduğumuz yüzyılda 'eğitimde kaybedilecek fert yoktur' ifadesinin bir sonucu olarak otizmli çocukların mutlaka eğitim sistemi içinde yer almaları gerektiğini biliyor ve otizme karşı gerekli duyarlılığın oluşması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz." dedi.

Konuşmalarının ardından Gaziantep Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi ve İş Eğitim Merkezi Öğrencileri "Ritm Grubu Gösterisi" sundu.