Manisa'da "Katılın, Talep Edin, Anayasamızı Birlikte Yapalım" Paneli
Manisa'da, "Katılın, Talep Edin, Anayasamızı Birlikte Yapalım" Paneline Katılan Gazeteci Cengiz Çandar, Türkiye Gençlik Birliği Üyeleri Tarafından Protesto Edildi.
Manisa'da, Yeni Anayasa Platformu tarafından düzenlenen "Katılın, talep edin, anayasamızı birlikte yapalım" paneline katılan gazeteci Cengiz Çandar, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyeleri tarafından protesto edildi. Protestocular, diğer katılımcıların tepki göstermesi üzerine salonu terk etti.
Manisa İnsan Hakları ve Demokrasi Platformu'nun ev sahipliğinde Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen panelde, konuşmacılar arasında yer alan gazeteci Cengiz Çandar konuşmasına başlamadan önce bir öğrenci, söz almadan ayağa kalkarak, Çandar'ı eleştirdi ve protesto ettiklerini söyledi. Diğer izleyicilerin ıslıklayıp tepki göstermesi üzerine Çandar'ı protesto eden ve TGB üyesi olduğu öğrenilen öğrenciler, salonu terk etti.
Çandar olayla ilgili, "Uzun süre toplumsal hareketin içinde tavır alarak bulunduğunuz zaman, sevenleriniz de vardır sevmeyeniniz de vardır" dedi.
Anayasa değişikliğinin, hukukçular değil, halk tarafından yapılması gerektiğini ifade eden Çandar, "Çünkü yeni anayasa yapma işi, hukukçulara bırakılmayacak kadar önemli bir iştir" görüşünü dile getirdi.
Anayasa Mahkemesi eski raportörü Doç. Dr. Osman Can ise Yeni Anayasa Platformu'nun, 12 Eylül referandumundan sonra harekete geçirilmiş sivil anayasanın yapımına yardımcı olma amacı taşıdığını belirterek, Çandar'ın protesto edilmesiyle ilgili şunları söyledi:
"Keşke bu arkadaşlarımızın ne söylediğini duyabilseydik. Bu taleplerini dinlenebilecek şekilde ortaya koysalardı, daha doğru olurdu. Anayasa konusunda böyle bir platformda bir halk hareketinden söz ediyorsak, böyle bir yürüyüşten söz ediyorsak, burada bir iktidar yok, burada bir muhalefet yok. Burası ne bir siyasetçinin, ne de partilinin yeri değildir. Beğensek de beğenmesek de halkın bütün bu talepleri, bizim için önemli. Dolayısıyla burada bir siyasi parti yok, burada halk var.
Örneğin, Silivri'deki yargı süreciyle ilgili talepler olabilirdi. Orada bazı insanların, gazetecilerin haksız yere yattığını söyleyebilirler veya YÖK'ün kaldırılmasıyla ilgili taleplerde bulunabilirlerdi. Biz de bunu yeni çıkarılacak anayasa için sizden öğrenip, ilgili yerlere aktarabilirdik. Bu talepler meşrudur. Bu talepleri, bu ortamlarda dile getirmezseniz yine bu gibi sorunlarla uğraşırız."
Can, 1876'dan bu yana yapılan bütün anayasaların halk tarafından yapılmadığını vurgulayarak, "1921 Anayasası, toplumun her kesiminin oluşturduğu meclis tarafından yapıldı. Kurtuluş Savaşı da burada hazırlanan maddelerle kazanılmıştır. Sonraki anayasalara baktığımızda ise sadece birilerinin iktidarını meşrulaştırmak için yapılmış anayasalardır. Bu anayasalar, bize ait olan bir anayasa değildir, şimdi bize ait olan bir anayasanın yapılmasının zamanı geldi" diye konuştu.
Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek de Türkiye'nin, seçimle iktidara gelmiş başbakanların idamına imza atan yargıçlara ihtiyacı olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:
"Türkiye'nin, mazlumdan, mağdurdan, haklıdan yana idareciye, yargıca ve devlet görevlisine ihtiyacı var. Artık 12 Eylül 2010'da kısmi anayasa değişikliğinden sonra buna ihtiyaç duyuluyor. Biz 12 Eylül referandumu ile yapılan kısmi değişiklikleri yeterli görmemiştik. Ama anayasa yapabilmenin önünü açan bir 'Evet' dedik. Şimdi toplumun içinde olduğu ve onların taleplerinin içinde yer aldığı bir anayasa yapabilmenin peşindeyiz. Onun için de il il dolaşıyoruz. Farklı görüşlere sahip olabiliriz ama ortak akıl dediğimiz nimete sahibiz. Kendisini düşündüğü kadar, karşısındakini ötekileştirmeden, bir insan olarak onu kabul eden bir sistemi, bir masa etrafında bir araya gelerek bulabiliriz."
Gazeteci Mahmut Övür de gelişmiş ülkelerdeki özgürlük ve zenginliklerin, anayasa ile belirlendiğini kaydetti.
- MANİSA









