Şavşat: Yer üstü zenginliği yer altından değerli
İstanbul Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun, Şavşat'ta turizm alanları ilan edilirken maden, HES ve RES projeleriyle doğanın tehdit edildiğini belirtti. Bölgedeki doğa mücadelesine dikkat çekerek, yer üstü zenginliklerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Haber : Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) - İstanbul Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun, Şavşat'ta bir taraftan turizm alanları ilan edildiğini, diğer taraftan ise maden, HES ve RES projeleriyle doğanın tehdit edildiğini belirterek, "Şavşat'ın yer üstü zenginliği, yer altından daha değerli" dedi.
İstanbul Şavşat Dernekleri Federasyonu, Artvin ve Şavşat'ta maden, HES ve RES projeleri ile orman kıyımlarına karşı yürüttüğü mücadeleyi sürdürüyor.
Federasyon Başkanı Altun, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Türkiye'nin birçok noktasında doğa ve insan odaklı çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Doğa ve çevre sorunlarını incelemek ve raporlaştırmak amacıyla 2025 yılında İstanbul'dan bölgeye davet edilen üç profesörle birlikte çalışma yaptıklarını anlatan Altun, şunları söyledi:
"Şavşat'ta da ülkenin birçok yerinde olduğu gibi büyük çelişkiler yaşanıyor. Bir taraftan devlet, turizm fuarları düzenleyerek Şavşat'ı turizm alanı ilan ediyor, diğer taraftan ise en kıymetli bölgelerimizi maden sahası olarak açmaya çalışıyor. Bazgiret de bunlardan biridir. Bazgiret, biyosfer özelliğiyle Türkiye'nin en önemli alanlarından biridir. Hem doğa turizmi hem arıcılık hem de diğer doğal faaliyetler açısından son derece değerli bir bölgedir. Yaklaşık 2 bin rakımda bulunan bu bölgeyi maden sahası haline getirmek istemelerine karşı bizler de mücadele ediyoruz. Şavşatlılar, doğaseverler ve federasyon olarak buna kesinlikle karşıyız. Şavşat'ın yer altı zenginliklerinden çok, yer üstü zenginlikleri daha değerlidir."
Aynı şekilde Dere İçi ve Çukur köylerinde de maden ruhsatı için sondaj çalışmaları yapılmıştır. Bölgeden numuneler alınmış ve burada da maden açılması planlanmaktadır. Biz bir kez daha söylüyoruz; Şavşat'ın doğasına dokunmayın. Çünkü yer üstü zenginliklerimiz çok daha kıymetlidir. Haziran ayı içerisinde Dere İçi ve Maden köylerinde bilirkişi keşfi yapılacak. Lütfen herkes bu keşfe katılsın. Hakimler huzurunda doğamıza sahip çıkalım, bölgenin güzelliklerini anlatalım ve madene hep birlikte hayır diyelim."
Altun, açıklamasında Karagöller ve çevresinin de tehlike altında olduğunu vurguladı. Bölgede ağaçların kesildiğini belirten Altun, uzmanların da bu kesimlerin yanlış olduğuna dair tespitlerde bulunduğunu ifade etti. Doğanın zarar gördüğünü söyleyen Altun, bölgedeki böcek sorununa da dikkati çekti. Daha önce bölgede böcek sorununa karşı çözüm üreten bir laboratuvar bulunduğunu ancak kapatıldığını hatırlatan Altun, çözüm üretmek yerine ağaçların kesilmesinin doğru olmadığını vurguladı.
"26 KİLOMETRELİK ALANA RES SANTRALİ KURULMAK İSTENİYOR"
Altun açıklamasını şu cümlerle tamamladı:
"Bir başka önemli sorun ise Artvin'in en büyük mera alanlarından biri olan ve Yavuzköy'den başlayıp Hopa ile Kemalpaşa yaylalarına kadar uzanan bölgedir. Yaklaşık 26 kilometrelik bu alana RES santrali kurulmak isteniyor. Biz enerjiye karşı değiliz ancak doğaya, tarıma ve hayvancılığa zarar vermeden daha uygun alanlarda bu yatırımlar yapılabilir. Ne yazık ki burada amaç yalnızca enerji üretmek değildir. Normalde iki direk arasındaki mesafenin 200-250 metre olması gerekirken, burada direkler 2,5-3 kilometre aralıklarla planlanmaktadır. Bu durum bize, asıl amacın doğayı kapatmak ve talan etmek olduğunu göstermektedir. Biz de buna şiddetle karşı çıkıyoruz. 17 Temmuz'da Yavuzköy bölgesinde bilirkişi keşfi yapılacaktır. Lütfen herkes bu keşfe katılsın. Hep birlikte bilirkişi heyetiyle alana çıkalım ve doğamıza sahip çıkalım."










