İngiliz Kadın Turistin Böbrekleriyle Diyalize Veda Ettiler

Aydın'ın farklı ilçelerinin köylerinde oturan, ikisi de böbrek hastası olan Selim Toker ile Abdullah Karaoğlan'ın yolları İzmir'deki Ege Üniversitesi Hastanesi'nde aynı ameliyathanede kesişti
Aydın'ın farklı ilçelerinin köylerinde oturan, ikisi de böbrek hastası olan 33 yaşındaki Selim Toker ile 44 yaşındaki Abdullah Karaoğlan'ın yolları İzmir'deki Ege Üniversitesi Hastanesi'nde aynı ameliyathanede kesişti.
Fethiye'de tatil köyünde rahatsızlanan ve hastanede beyin ölümü gerçekleşen İngiliz turist Janet Bradley'in bağışlanan böbrekleriyle aynı gün makineli yaşama veda edip, nakil sonrası tanışan iki hemşehri, "Makinesiz hayat oh ne rahat" diyerek sevinçlerini Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun ile paylaştı. Prof. Dr. Hoşcoşkun, "Bu iki vakamız organ naklinde torpilin yeri olmadığının en güzel örneği oldu" dedi.
Aydın'ın Bozdoğan İlçesi'ne bağlı Pınarlı Köyü'nde yaşayan Selim Toker 2. 5 yıl önce rahatsızlandı. Hastalığı yüzünden eşinin kendisini terk ettiğini söyleyen Toker, haftanın üç günü diyaliz için Nazilli'ye giderek makineye bağlandı.
Yaşamı Pınarlı Köyü ile Nazilli arasında geçen Toker, 2 çocuğuna hem analık hem babalık yapmaya, ekmeğini sağlığının el verdiği ölçüde çiftçilikle kazanmaya çalıştı. Bu arada Ege Üniversitesi Hastanesi'nde kadavradan nakil sırasına girdi, umutsuzca beklemeye başladı.
Aydın'ın Çine İlçesi'ne bağlı Cumalı Köyü'nde oturan Abdullah Karaoğlan da yaşamının 13 yılını diyalize mahkum geçirdi. Hastalığı yüzünden evlenmeyen, çiftçi Karaoğlan da umutsuzca Ege Üniversitesi Hastanesi'ne başvurup nakil sırasına girdi.
İNGİLİZ KADIN TURİST BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ
Toker ve Karaoğlan, hayatın kendilerine ne getireceğini bilmeden köylerinde yaşamlarını sürdürürken, 26 Mayıs'ta Fethiye Ölüdeniz'de bir otelde ailesiyle tatil yapan 70 yaşındaki Janet Bradley adlı İngiliz kadının beyin kanaması geçirmesi, ardından beyin ölümünün gerçekleşip organlarının bağışlanması, iki hemşehri böbrek hastasının kaderini değiştirdi.
Toker ve Karaoğlan, İngiliz turistin böbreklerine en uygun aday olarak belirlendikleri müjdesiyle soluğu hastanede aldı. Yapılan tetkiklerden sonra Toker ve Karaoğlan arka arkaya ameliyata alındı, böbrek nakillerini Prof. Dr. Hoşcoşkun başkanlığındaki ekip gerçekleştirdi.
Toker, bağış organ çıkmasının kendisi için büyük sürpriz ve mucize olduğunu belirterek, "Organ çıksa bile bizi gelip köyde kim bulur, diye düşünürdüm. Bize şans gülmez, sıra gelmez, derdim. Hepsi yanlış düşüncelermiş. Makineli yaşamdan kurtulduğum için sevinçliyim, artık çocuklarım için daha sağlıklı olacağım, doktoruma teşekkür ediyorum" dedi.
Karaoğlan ise nakil şansının kendisine hiç gelmeyeceğini düşünerek yıllardır kadavra listesine adını bile yazdırmadığını belirtip, "Bilseydim çok daha önceleri listeye girer, diyaliz mahkumiyetinden kurtulurdum. Kısmet bugüneymiş, çok sevinçliyim" diye konuştu.
Prof. Dr. Hoşcoşkun, kadavradan nakillerde torpil yapılıyor, gibi asılsız iddiaların zaman zaman gündeme getirildiğini hatırlatarak, "Bu örnek bile böyle bir torpilin olmadığının kanıtı. İkisi de kentten uzakta, köylerinde yaşamını sürdüren insanlardı. Bağış böbreklere en uygun aday onlardı ve ikisine de şans güldü, artık makinesiz yaşayacaklar" dedi. - İzmir











