Erzincan'da "1. Dönem Kemah Kalesi Kazısı" Başladı
Erzincan'a 50 kilometre uzaklıktaki Kemah ilçesinde, "1. Dönem Kemah Kalesi Kazısı" 26 kişilik ekiple başladı.
Erzincan'a 50 kilometre uzaklıktaki Kemah ilçesinde, "1. Dönem Kemah Kalesi Kazısı" 26 kişilik ekiple başladı.
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun onayı doğrultusunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Erzincan Valiliği ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından ortaklaşa yürütülen "1. Dönem Kemah Kalesi Kazısı"nda, iki giriş kapısı ile kapıların arasındaki yaklaşık 100 metrelik yolda 26 kişilik ekiple kazı çalışması yapılacak.
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kemah Kalesi kazı çalışmaları başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yapılan kazı çalışması ile yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait bir kültürel varlığın üzerinde çalışma yapmaya başladıklarını belirtti.
Kazı çalışmalarının 31 Temmuz tarihine kadar süreceğini bildiren Yurttaş,
"Kemah Kalesi, tarihi geçmişi ile Anadolu'nun en önemli kalelerinden birisi. Özellikle bölgede bulunan yüzey araştırmalarındaki seramik parçaları nedeniyle Kemah Kalesi'nin geçmişi milattan önce 4 bin, 5 binlere kadar gitmekte. Dolayısıyla günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait bir kültürel varlığın üzerinde çalışma yapacağız" dedi.
Birinci dönem kazılarında, kale giriş kapıları ile kapı arasındaki yaklaşık 100 metrelik yolda kazı çalışması yapacaklarını ifade eden Yurttaş, şunları kaydetti:
"1 profesör, 2 doçent, 2 araştırma görevlisi ve 21 sanat tarihi ve arkeoloji bölümü öğrencisi olmak üzere toplam 26 kişilik ekiple kazıyı sürdürüyoruz. Kale büyük bir alanı kapladığı için kazı çalışmalarına ilk önce kalenin giriş bölümünden başlamayı düşündük. Çünkü kazılarda ortaya çıkabilecek bir kitabe parçası veya herhangi bir yazılı buluntu kalenin tarihlenme konusunda da bize büyük bir ipucu verecektir. Bu nedenle bugün mevcut olan iki giriş ve girişler arasındaki yaklaşık 100 metre uzunluğundaki yol boyunca kazı çalışmalarımızı başlattık. İkinci etapta ise kalenin girişinin yanındaki 'Bey Cami' olarak kaynaklarda geçen ama bugün sadece minaresinin bir bölümü ile günümüze ulaşabilen, cami kısmında kazı çalışmalarını yürütmeyi düşünüyoruz. Elde edilecek buluntuların tarihi açıdan Doğu Anadolu Bölgesi'ne katkı sağlayacağını düşünüyoruz. "
Prof. Dr. Yurttaş, Kemah Kalesi'nin Anadolu'da bir benzerinin olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Kemah Kalesi'nin en önemli özelliği doğal bir kaya kütlesi üzerinde yer alması. Kuzey ve batı kesiminde Fırat'ın kaynağı olan Karasu geçiyor. Doğusunda ise Tanasur Deresi. Kalenin doğal bir yapısı var. Anadolu'da bunun bir benzerini Hasankeyf'te görüyoruz. Hasankeyf'te Artuklu dönemi ve daha öncesine ait yine böyle bir kütlesel kaya parçası üzerinde Hasankeyf kalesi yükselmekte. Kemah Kalesi bu açıdan ona çok benziyor. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinden edindiğimiz bilgilere göre üzerinde çok sayıda evin yer aldığı ve yine o kaynakta 11 caminin bulunduğu, hamamların, sarnıçların, depoların ve mutlaka bir kale yöneticisininde ikamet ettiği bir mekanın yer aldığı kale bugün karşımızda. Yapacağımız çalışma aynı zamanda bir kentin, yaşam alanının ortaya çıkarılmasına da yönelik olacak. "
Yurttaş son olarak, kaleye definecilerin büyük zararlar verdiğini anlatarak,
"Anadolu'nun son yıllarda en büyük şansızlığı defnecilerdir. Geçmişten itibaren bu define arayıcılığı yapılmaktadır. Antik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde ve hatta günümüzde var. Define arayıcılığı kültür varlıklarına büyük ölçüde zarar veriyor. Kemah kalesi kaçak kazılardan nasibini almış bir kültür varlığımızdır" diye konuştu.
- ERZİNCAN









