Dini nikahlı eşi 30 yerinden bıçakladı: Yarım kalan işini tamamlayacak

Dini nikahlı eşi 30 yerinden bıçakladı: Yarım kalan işini tamamlayacak
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Diyarbakır'da 58 yaşındaki bir şahıs, dini nikahlı eşini apartmanın girişinde pusu kurarak 30 yerinden bıçakladı. Ölümden dönen kadın 3 gün yoğun bakımda tedavi gördü. Saldırgan adam tutuklanırken kadın, "Yarım kalan işini de tamamlayacağından korkuyorum, açık söyleyeyim. Çıkıp beni tekrar öldürecek. Buna da ben eminim. Çıkmaması için devletime sonsuz güvenim var" dedi.

  • 58 yaşındaki M.Z.B., dini nikahlı eşi 40 yaşındaki F.D.'yi 30 yerinden bıçaklayarak ağır yaraladı.
  • F.D., üç gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatta kaldı.
  • M.Z.B.'nin cezaevinde 'çıkınca kadını öldüreceğini' söylediği iddia ediliyor.

Diyarbakır’da dini nikahlı eşine pusu kuran 58 yaşındaki şahıs, 40 yaşındaki kadını 30 yerinden bıçakladı. Üç gün yoğun bakımda kalan kadın hayatta kalmayı başarırken, saldırganın tahliye edilmesi halinde hayatının tehlikede olduğunu belirterek koruma talep etti.

AYRILIK SONRASI YENİDEN GELDİ, TARTIŞMA ÇIKARDI

Olay, 3 Nisan’da meydana geldi. Edinilen bilgilere göre M.Z.B. (58) ile F.D. (40) arasında 16 yıllık bir birliktelik bulunuyordu. Bir süre önce ayrılan çiftin, olaydan dört gün önce yeniden bir araya geldiği öğrenildi. M.Z.B., F.D.’yi kendisini aldatmakla suçlayarak tartışma çıkardı.

SABAH SAATLERİNDE PUSU KURDU

Tartışmanın ardından sabaha karşı saat 06.00 sıralarında evden ayrılan M.Z.B.’yi konuşmak için geri çağırmak isteyen F.D., apartman girişinde saldırıya uğradı. Pusu kuran saldırgan, kadını vücudunun 30 farklı yerinden bıçakladı.

YOĞUN BAKIMDA ÜÇ GÜN YAŞAM MÜCADELESİ VERDİ

Ağır yaralanan iki çocuk annesi F.D., hastaneye kaldırıldı ve üç gün yoğun bakımda tedavi gördü. Doktorların müdahalesiyle hayatta kalmayı başardı.

“ÇIKINCA ÖLDÜRECEĞİM” İDDİASI

Olay sonrası tutuklanan M.Z.B.’nin cezaevine gönderildiği öğrenildi. Ancak saldırganın cezaevinde kendisini ziyaret eden kişilere “Çıkınca o kadını öldüreceğim” dediği iddia edildi. Bunun üzerine F.D., yetkililerden can güvenliğinin sağlanmasını ve saldırganın serbest bırakılmamasını talep etti.

"BENİ ÇİRKİN SÖZLERLE TEHDİT EDİYORDU"

F.D, 16 yıllık nikahlı eşiyle son bir buçuk yıldır sorunlar yaşadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sürekli boşanmak istiyordu. Beni alıp milletin önüne götürüp diyordu boşuyorum seni. Ben de çocuklarım için sesimi etmedim ve beni çirkin sözlerle tehdit ediyordu. 'Sen beni aldatıyorsun. Ben seni herkese rezil edeceğim' diyordu. 

"BENİ CAMİYE GÖTÜRÜP İMAM EŞLİĞİNDE BOŞADI"

Son olayda beni alıp camiye götürüp imam eşliğinde boşanmaya kalktı. Şahitler huzurunda. Boşandıktan 4 gün sonra tekrar gelip eve yerleşmeye çalıştı. Ben hiç sesimi etmedim korkudan çünkü çirkin laflar ediyordu. İki çocuğum için sesimi edemiyordum. Daha sonra bana 'Sen beni aldatıyorsun başkasıyla ondan bana ilgisizsin' deyip duruyordu. 3 gün boyunca cebinde bir bıçak vardı. Siyah saplı bir bıçak vardı. O bıçağı gördüm, dedim belki arabasını tamir ediyor. Ona lazım oluyor. Çünkü sürekli arabasıyla uğraşıyordu. Daha sonra boşanmasından pişman olup beni suçluyordu. 'Ben sinirliydim. Sen beni zorladın, boşadım' diye konuşuyordu. Boşandığımızı dile getirdim. Kabullenemedi. 'Yok. Ben boşamamışım seni' dedi. Halbuki şahitler huzurunda boşadı beni. Beni tehdit etmeye başladı. Tabii ben aldırış etmedim. 

"DIŞ KAPIYI KAPATIP DEFALARCA SIRTIMDAN BIÇAKLADI"

Gece 00.00'da uyuyor numarası yapıp, ben su içine giren telefonumu aldım, pirincin içine koyarken geldi, telefonu elimden aldı ve ekmek bıçağını aldı, evi terk etti. Ben de kimseye zarar vermesin diye indim aşağıya. Küçük kızımla birlikte sürekli aracımızın kapısı bozuk gelmiş midir? Sinirlidir, kimseye zarar vermesin diye aldım, gittim arabaya baktım yok. Defalarca kez indim. Artık yoruldum, geldim eve. Uzanmaya çalıştım. Uyudum. 06.10'da uyandım. Alarm saati vardı çocuğumun okul saati. Onu uyandırmadan önce indim aşağıya dedim. Belki üşür, günahtır. Aldım içeri, dedim gideyim alayım içeriye gelsin eve. Gittim, baktım arabanın kapısını açtım, baktım yok. İçeri girdim. İçeri binanın kapısına girer girmez, arkadan bir baktım o. Dış kapıyı kapattı ve defalarca kez sırtımdan bıçakladı. Artık yere yığıldım. Yere yığıldıktan sonra ve hala durmadı. Akciğerime, kalbime, beynime milimler kala akciğerim söndü. Tromboli geçirdim sonunum yetersizliğinden. Ölüm tehlikesi atlattım. 3 gün boyunca hastanede tedavi altına alındım. Ondan sonra geldim. Gereken ilgili makamlara her yere başvurdum. 

"YARIM KALAN İŞİNİ TAMAMLAYACAĞINDAN KORKUYORUM"

Devletime güveniyorum. Gereğini de yapacağına eminim. Çocuklarım onun yanına cezaevine gitmişlerdi. Çocuklarıma demiş 'Keşke öldürseydim, sizin sesinizi duymasaydım öldürecektim' diye. Çocuklarım eve geldi. Anne, baba bunu diyor dedi. Yarım kalan işini de tamamlayacağından korkuyorum, açık söyleyeyim. Çıkıp beni tekrar öldürecek. Buna da ben eminim. Çıkmaması için devletime sonsuz güvenim var" 

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.