Bodrum'da Orman, Tarım ve Doğal Sit Alanındaki Turizm Projesine Çed Onayı
Muğla'nın Bodrum ilçesinde 62 bin 976 metrekarelik alanda yapılması planlanan 108 odalı turizm konaklama tesisi için 'ÇED gerekli değildir' kararı verildi. Proje alanının orman, tarım arazisi ve doğal sit alanı gibi hassas bölgelerde yer alması tepki çekti.
Haber : Esma TURAN
(MUĞLA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde 62 bin 976 metrekarelik alanda yapılması planlanan 108 odalı turizm konaklama tesisi için "ÇED gerekli değildir" kararı verildi. Proje tanıtım dosyasında proje alanının, orman alanı, tarım arazisi, doğal sit alanı, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ile önemli doğa alanı gösterimlerinde kaldığı belirtildi. Karar tepki gösteren İasos Mahalle Meclisi Derneği Başkanı Hülya Scobie, "Bizler turizme karşı değiliz. Ancak Bodrum'un ormanlarını, doğal sit alanlarını ve son kalan doğal yaşam alanlarını tüketen bir anlayışa karşıyız" dedi.
Muğla'nın Bodrum ilçesi Göl Mahallesi'nde Sakızbükü Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. tarafından yapılması planlanan turizm konaklama tesisi projesi için çevresel etki değerlendirme süreci tamamlandı. Projeye 3 Haziran'da "ÇED gerekli değildir/ÇED olumlu" kararı verildi.
Proje, Bodrum'un Göl Mahallesi'nde bulunan 124 ada 2 parsel, 125 ada 2 parsel, 131 ada 1 parsel ve 133 ada 1 parsel üzerinde hayata geçirilecek. Toplam 62 bin 976 metrekarelik alanı kapsayan proje kapsamında 108 oda ve 216 yatak kapasiteli turizm konaklama tesisi inşa edilmesi planlanıyor. 125 ada 2 parsel ise yeşil alan olarak kullanılacak.
Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre, yatırım alanı, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın N18 paftasında bulunuyor.
Dosyada proje alanının "orman alanı", "tarım arazisi", "doğal sit alanı", "kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi/turizm merkezi" ile "önemli doğa alanı" gösterimlerinde kaldığı belirtildi. Projeye ilişkin dosyada, söz konusu parsellerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 1/1000 ölçekli Demir Tatil Köyü Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kapsamında "turizm tesis alanı" olarak planlı olduğu ifade edildi. Ayrıca alanın "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" içerisinde yer aldığı kaydedildi.
Projeye ilişkin ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan İasos Mahalle Meclisi Derneği Başkanı Hülya Scobie, "Sakızbükü'nde yapılması planlanan Turizm Konaklama Tesisi Projesi, yalnızca yeni bir otel yatırımı değil; Bodrum'un zaten ağır baskı altında bulunan doğal alanlarına yönelik yeni bir yapılaşma hamlesidir" dedi.
Scobie, proje dosyasına göre yaklaşık 63 bin metrekarelik alanda, 108 oda ve 216 yatak kapasiteli bir turizm tesisi planlandığını belirterek, şunları söyledi:
"Daha da önemlisi, proje alanı; orman alanı, tarım arazisi, doğal sit alanı ve önemli doğa alanı olarak tanımlanan hassas bir bölgede yer almakta. Dosyada dikkat çeken en önemli eksikliklerden biri, projenin başka bir yerde yapılmasının değerlendirilmemiş olmasıdır. Rapor açıkça, 'proje için herhangi bir yer alternatif arayışına gidilmemiştir' demektedir. Oysa çevresel etki değerlendirmesinin temel prensiplerinden biri, doğaya en az zarar verecek alternatiflerin incelenmesidir. Bunun yanında, bölgenin taşıma kapasitesi, su kaynakları üzerindeki baskı, artacak trafik yükü, yangın riski, iklim krizi koşullarında su temini ve diğer turizm yatırımlarıyla birlikte oluşacak kümülatif etkiler yeterince ortaya konulmamıştır. Dosyada atıksuların kanalizasyon sistemi yerine fosseptik ve vidanjör sistemiyle yönetileceğinin belirtilmesi de ayrıca sorgulanması gereken bir husustur."
"TURİZME KARŞI DEĞİLİZ, DOĞAL YAŞAM ALANLARINI TÜKETEN BİR ANLAYIŞA KARŞIYIZ"
Bodrum'un kontrolsüz yapılaşmanın, su krizinin ve doğal alan kayıplarının sonuçlarını yaşadığına dikkat çeken Scobie, "Bu nedenle artık her projeye yalnızca ekonomik getirisi üzerinden değil, doğaya, ekosisteme ve gelecek kuşaklara bırakacağı miras açısından bakmak zorundayız. Bizler turizme karşı değiliz. Ancak Bodrum'un ormanlarını, doğal sit alanlarını ve son kalan doğal yaşam alanlarını tüketen bir anlayışa karşıyız. Gerçek sürdürülebilirlik, doğayı betonlaştırmak değil, koruyabilmektir. Sakızbükü'nün doğal değerlerinin ve kamu yararının korunması için projenin tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz."










