Başbakan Erdoğan, Taksicilerle Buluştu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Taksici esnafının derdi bizim derdimizdir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Taksici esnafının derdi bizim derdimizdir. Şoför kardeşimin meselesi bizim meselemizdir. Her türlü sorununuz, sıkıntınız, emin olun, bizim sorunumuzdur, bizim sıkıntımızdır" dedi.

İstanbul Taksiciler Esnaf Odasının Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği etkinlikte konuşan Erdoğan, İstanbul'daki taksi esnafıyla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu dile getirerek, İstanbul'daki tüm taksicilere hayırlı, bereketli işler, kazasız, sorunsuz mesailer temenni etti.

Erdoğan, 1985'ten bugüne, direksiyonu başında saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden 105 kişiyi rahmetle yad ettiğini kaydetti.

İstanbul gibi devasa bir şehirde, böylesine büyük bir metropolde taksicilik yapmanın, taksici esnafı olmanın ne kadar meşakkatli olduğunu çok iyi bildiğini vurgulayan Erdoğan, taksicilerin her sabah, eşlerinin, çocuklarının, anne babalarının hayır duasını alarak yola çıktıklarını, akşam geç saatlere kadar, bazen sabahlara kadar direksiyon salladıklarını ve bin bir güçlük içinde evlerine ekmek götürme mücadelesi verdiklerini anlattı.

Taksicilerin gün ve gece boyunca, kendi derdini unutup, vatandaşın derdini dinlediğini, onların dertleriyle dertlendiğini ifade eden Erdoğan, taksici esnafının müşterisinin sevincini paylaştığını, sevenleri buluşturup heyecanlara ortak olduğunu bildiğini belirtti.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sizlerin, taksici esnafı olduğunuz kadar, insan sarrafı olduğunuzu da biliyor, görüyorum. Ben şundan eminim, kazandığınız para, alın terinizin karşılığıdır ve ananızın ak sütü kadar helaldir. Ekmeğine emeğini, alın terini katık yapan, helal yoldan kazanan, evine, çocuklarına helal lokma götüren her bir taksici, bizim kardeşimizdir, bizim kader arkadaşımızdır, yol arkadaşımızdır. Biz tepeden inmedik, biz birilerinin siyaset mühendisliğiyle bugünlere gelmedik. Biz, bürokrasiden, elitlerin arasından, sırça saraylardan değil, Kasımpaşa'dan buralara geldik. Nereden geldiğimizi çok iyi biliyoruz. Milletin içinden geliyor, kendimizi milletin, sizlerin hizmetkarı olarak kabul ediyoruz. Değerli sanatçımız Orhan Gencebay'ın şu dizelerini burada bir kez de sizlerle paylaşmak istiyorum;

'Ben, topraktan bir canım senin gibi/ çiğnesen ne fark eder, yolun gibi/dil söylemiş, kalp kırılmış. Ha bir eksik, ha bir fazla/ Ne fark eder, derdim gibi/ Ben, seni her halinle seviyorum, toprak gibi... ' Evet, ben sizi her halinizle seviyorum. Ben milletimi, ülkemi, bayrağımı seviyor, kendimi ancak ve ancak onların hizmetkarı sayıyorum. Onun için 'tek millet, tek bayrak, tek vatan', onun için 'tek devlet' diyoruz. Taksici esnafının derdi, bizim derdimizdir. Şoför kardeşimin meselesi bizim meselemizdir. Her türlü sorununuz, sıkıntınız, emin olun, bizim sorunumuzdur, bizim sıkıntımızdır. "

-"TAKSİCİLER, HER ŞEHRİN ADETA İMZASIDIR, MÜHRÜDÜR"-

Dünyadaki her şehrin, en başta taksicileriyle insanları karşıladığını anlatan Erdoğan, "Taksiciler, her şehrin adeta imzasıdır, mührüdür. Her şehir, taksileriyle taksicileriyle canlıdır, cıvıl cıvıldır" dedi.

İstanbul'un tıpkı New York, Londra, Paris ve Tokyo gibi, yollarına taksilerin hayat verdiği, sarı renkleriyle her köşesine renk kattığı bir şehir olduğunu vurgulayan Erdoğan, İstanbul'daki her taksicinin, şehri avucunun içi gibi bildiğini belirtti.

Erdoğan, her taksicinin şehrin güzelliklerini, gizemini, heyecanını bütün benliğinde yaşadığını dile getirerek, taksici esnafının geleneksel mahalle kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu söyledi.

Taksi duraklarının, dostluğun, tanışmanın, kaynaşmanın, komşuluğun ve komşuluk hukukunun mekanları olduğuna işaret eden Erdoğan, taksi şoförünün, sevenleri kavuşturduğu kadar, mahallenin 24 saat bekçisi, sırdaşı ve kardeşi olduğunu kaydetti.

Başbakan Erdoğan, "Her birinizin bir İstanbul aşığı olduğunu biliyorum. Her birinizin İstanbul'a en az benim kadar sevdalı olduğunuzu biliyorum. Ben bu güzel şehre ettiğim hizmet kadar, sizlerin de bu güzel şehre can kattığınızı, hayat kattığınızı çok iyi biliyorum" şeklinde konuştu.

Haliç Kongre Merkezi'nin geçmişini hatırlatan Erdoğan, buranın geçmişte mezbelelik olduğunu, buralarda uykuluklar, kokoreçler yendiğini, kokudan geçilmediğini anlattı.

Erdoğan, bu kongre merkezinin temelini kendisinin attığını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın da tamamladığını söyledi.

Kongre merkezinin uluslararası bir merkez olduğunu, binanın çevresini de değiştirdiğini anlatan Erdoğan, "İşte kentsel değişim, dönüşüm bu, ufuk bu. Eğer ufkunuz varsa bunları yaparsınız, ufku olmayanların bunları yapması mümkün değil. Bire takarken onlar geri vitese takarlar. Farkımız bu" diye konuştu.

Büyükşehir belediye başkanlığı sırasında, İstanbul'un trafiği ve ulaşımının en öncelikli meseleleri olduğunu, gerçekleştirdikleri yatırımlarla İstanbul'un trafiğine biraz olsun nefes aldırdıklarını anlatan Erdoğan, ama İstanbul'un büyüdüğünü ve göç aldığını kaydetti.

İnsanların satın alma gücünün de arttığını dile getiren Erdoğan, trafiğe katılan araç sayısının da her yıl arttığını söyledi.

Erdoğan, onun için toplu ulaşıma ağırlık verdiklerini vurgulayarak,

"Tünellerle köprülerle kavşaklarla yeni düzenlemelerle artan araç sayısına rağmen yolları hep açık tutmanın mücadelesi içinde olduk. İstanbul'u bir fuar ve kongre merkezine dönüştürdük" şeklinde konuştu.

- İSTANBUL

Kaynak: AA