Zuhal Sönmezer

Prof. Dr. Gönenç'e sordum: "Tek kaynaktan ekosistem yöneticiliğine, haber ajanslarının yeni rolü"

06.12.2025 01:37
Haber Detay Image

Başlarken…

Bugün köşe yazımda önemli bir konuyu gündemime aldım. Dijitalleşmenin, haber ajanslarının geleneksel rolünü nasıl dönüştürdüğünü ve bu değişimin güvenilirlik kavramını nasıl yeniden şekillendirdiğini inceliyoruz.

Bu derin analizi yaparken, konunun uzman isimlerinden İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Özgür Gönenç'e danıştım ve değerlendirmelerini aldım. Kendisiyle, tek yönlü bilgi akışından çok katmanlı, geri bildirime dayalı bir ekosisteme geçişin derin etkilerini masaya yatırdık. Yapay zeka ve veri gazeteciliği gibi yeni dinamikler ışığında, ajansların gelecekteki 'aracı kurum' işlevinin alacağı hibrit biçimi ve güvenin hangi temellerde yeniden inşa edildiğini anlamaya çalıştık. İşte Prof. Dr. Gönenç'in çarpıcı tespitleri ile röportaja başlıyoruz.

1. Özgür Hocam, öncelikle röportaj için çok teşekkür ediyorum. Siz aynı zamanda Gazetecilik Bölümü öğrencilerine daha ilk sınıfta Haber Ajansları dersini veriyorsunuz. Bu minvalde dijitalleşmenin haber ajanslarına etkisi üzerine konuşarak başlayalım. Dijitalleşme ile birlikte haber ajanslarının tek yönlü bilgi sağlayıcı rolü değişti mi?

Aslında tek yönlü bilgi aktarımı modeli, dijitalleşmenin ve özellikle sosyal medya platformlarının yükselişiyle birlikte artık sürdürülebilir olmaktan çıkmaya başladı.

Bu işin özünde geleneksel olarak haber ajansları, yayın zincirinin mutlak kaynağı (gatekeeper) işlevi görüyordu. Ancak bugün, dijital ekosistem çok daha çok katmanlı ve karşılıklı bağımlı bir yapıya dönüşüyor. Ajanslar artık sadece içerik üreten ve aktaran kurum olmanın ötesinde, bu karmaşık bilgi ekosisteminin yöneticisi ve moderatörü rolünü üstlenmek zorundalar. Bu değişim, özellikle geribildirim mekanizmalarının entegrasyonuyla belirginleşti. Kullanıcı geri bildirimi, anlık sosyal medya etkileşimi, içerik tüketimine dair büyük veri akışı (big data) ve dağıtım platformlarından gelen performans metrikleri, ajansın editoryal kararlarını, içerik önceliklendirmesini ve hatta haber toplama stratejilerini doğrudan etkiler hale geldi. Tek yönlü akış, yerini dinamik, sinerjik ve ağa dayalı bir bilgi alışverişine bıraktı. Bu süreç bize çok ciddi doneler sunuyor; ajansların yayıncılıkta kendi kendini düzelten bir sisteme doğru evrildiğini gösteriyor.

2. Ağa dayalı, interaktif denilince akla hemen sosyal medya geliyor. Peki, sosyal medya, yapay zeka ve veri gazeteciliği gibi unsurlar ajansların güvenilirliğini nasıl tanımlıyor ya da yeniden mi tanımlıyor?

Dijital iletişim keza sosyal medya platformları, ajansların güvenilirlik algısı üzerinde çift yönlü ve çelişkili bir etki yaratıyor. Bu manzarayı pozitif ve negatif yönleriyle irdelemek gerekiyor.

Pozitif yönlerine bakıldığında yapay zeka, içerik doğrulama (fact-checking) süreçlerinde hızı, hacmi ve nesnelliği inanılmaz derecede artırıyor. Veri gazeteciliği ise karmaşık konuları anlaşılır kılmak için şeffaf kanıtlar sunarak iddia edilenin dayanağını gösteriyor. Bu araçlar, hız, erişim derinliği ve sistematik doğrulama kapasitesini maksimize ederek güveni teknik yeterlilik üzerinden yeniden tesis ediyor.

Negatif yönlerine gelirsek, bu teknolojiler beraberinde yeni kırılganlık alanları getiriyor. Yanlış bilgi ve dezenformasyonun algoritmik olarak hızla yayılma riski, ajansın kontrolü dışındaki mecralarda güven kaybına neden olabiliyor. Ayrıca, haber dağıtımını belirleyen algoritmik önyargılar ve yapay zekanın şeffaflık sorunu da, ajansın yayıncılık etiği ve tarafsızlığı hakkında şüphelere yol açabiliyor.

Dolayısıyla güvenilirlik, artık sadece yıllara dayanan 'marka imajı' ya da 'kurumsal itibar' gibi geçmişe dönük değerlerle değil; teknolojik şeffaflık, veri doğrulama süreçlerinin açıkça beyan edilmesi ve teknoloji etiğinin proaktif bir şekilde yönetilmesi ile her gün yeniden üretilmesi gereken dinamik bir değer haline geldi.

Güven, artık bir girdi değil; bir çıktıdır.

3. Geleceğe baktığımızda ajansların 'aracı kurum' işlevi devam edecek mi?

Kesinlikle evet, fakat bu işlev biçim değiştirerek ve karmaşıklaşarak devam edecek. Ajansların 'aracı kurum' (intermediary) işlevi, haberi kaynaktan okura ulaştıran basit bir boru hattı olmaktan çıkıp, çok daha kritik ve zorlu bir entegratör görevi üstlenecek.

Gelecekte ajanslar sadece haberi sağlayan değil, aynı zamanda algoritmik dağıtımın yöneticisi konumunda olacak. İçeriğin hangi platformda, hangi algoritma ile ve hangi kitleye gösterileceğini stratejik olarak yöneten ajanslar ayakta kalacak. Yine veri meselesi de ajans çalışmalarında önemli. Bu bağlamda veri doğrulama güvencesi özellikle yapay zeka ile üretilen veya manipüle edilen içeriklerin doğruluğunu standartlaştıran ve bu süreci belgelendiren bir süreç olarak ortaya çıkacak. Yine ajansların gündemdeki olayların arka planını, tarihsel verilerini ve etkileşimli görselleştirmelerini ekleyerek habere derinlik katmaları da mümkün. Son olarak farklı dillerdeki, formatlardaki ve platformlardaki içeriklerin teknik ve etik standartlara uygunluğunu sağlayan kurumsal aktörler haline geleceklerini söyleyebiliriz.

4. Peki hocam kısaca özetlemek gerekirse dünü ve bugünüyle ele aldığımız ajansların gelecekteki konumlarını nasıl okumalıyız?

Gelecek, ajansların teknoloji ve editoryal uzmanlığın entegre edildiği hibrit bir editoryal ve operasyonel rol üstlendiği bir yapıya işaret ediyor. Ajanslar 'Güven Endüstrisi'nin en önemli altyapısı olmayı sürdürecektir. Büyük ya da butik haber sitelerine yine haber satmaya devam edecekler. Tek fark dijitalleşmenin getirdiği veri açıkları tehlikesine karşın haber içeriklerini daha fazla güvenilir ve kullanışlı hale getirmek olacak. Bunu da yapay zeka teknolojileri gibi büyük teknolojik sistemlerden doğru ve özgün biçimde yararlanarak, teknoloji insan iş birliğini hibrit ve gelişmiş teknolojik imkanlar dahilinde araçsal hale getirmekle başarmaları olasılık dahilindedir.

Yazarın Tüm Yazıları