Yeşim Mutlu Yazıları

Yeşim Mutlu
Yeşim Mutlu
Yazarın Profili
03.09.2026 13:43

Assos'ta anı yakalarken tapınağı tüketmek

Haber Detay Image

Assos Athena Tapınağı'nın sütunları arasında gün batımını izlemek, yalnızca tarihi bir tepeye tırmanmak değil; binlerce yıl öncesinin kutsal alanında, adeta zamansız bir ritüele tanıklık etmektir. Burası Athena'ya adanmış, taşlarına duaların ve arayışların sindiği manevi bir ibadet yeri. Ancak ne yazık ki bugün, o kadim sessizliğin ve ruhani derinliğin yerini bencilce bir kadraj yarışı almış durumda. Geçenlerde tam da bu büyüleyici atmosferin ortasındaydım. Ege'nin o muazzam gün batımı gökyüzünü kızıla boyarken, insanların gözü ne ufuktaydı ne de taşın ruhunda. Herkes, sütunların tam ortasından "aynı açıyı" yakalama telaşına düşmüştü. Oysa bir ibadet yerinin sunduğu huzur, aynı kadrajı kapmak isteyenlerin yüksek sesli, tatsız tartışmalarıyla paramparça oluyordu. Fotoğraf sırası yüzünden çıkan incitici kavgalar, sınır tanımayan bir üslup ve bu agresif karmaşanın ortasında kalmamak için verdiğim o yorucu çaba... İnsan, o an yaşanan görkemli gün batımından ziyade, çevresindeki bu hürmetsiz telaşa odaklanmak zorunda kalıyor. Oysa tapınağın farklı noktalarından, sütunların arasından değil de onların gölgesinden, Ege'ye bakan yamaçlardan ya da kuzeybatı duvarının önünden de eşsiz kadrajlar çıkıyor. Aynı açıyı kapma hırsı, aslında mekanın sunduğu binlerce farklı bakışı görmemizi engelliyor.

Üstelik bu kargaşa sadece kulakları değil, taşın kendisini de yıpratıyor. Fotoğraf çekme hırsıyla tapınak taşlarının üzerine basılması, o kutsal mimarinin inceliklerine gösterilmeyen özen, insanı derinden yaralıyor.
Birçok ören yerinde veya müzede karşımıza çıkan "Flaş kullanmak yasaktır" veya "Sütunlara dokunmayın" uyarıları, çoğumuza sadece basit bir prosedür gibi gelebilir. Oysa işin arkasında, uluslararası koruma literatürünün (Getty Conservation Institute ve British Museum raporlarının) sıkça vurguladığı bilimsel bir gerçek yatar: Fotokimyasal Bozunma (Photodegradation). Yüksek ultraviyole (UV) içeren yüzlerce flaşın foton bombardımanı, yüzeydeki dokunun moleküler düzeyde yıpranmasına yol açar. Benzer şekilde, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ile UNESCO standartlarında vurgulanan zemin koruma kurallarının altında yatan neden, kontrolsüz basışların ve sert müdahalelerin antik taş üzerinde yarattığı noktasal basınç ve mikroskobik çatlaklardır.

Antik kentlerde yaşadığımız temel kırılma tam olarak burada başlıyor: Anı ölümsüzleştirmek isterken, o anın ruhunu ve varlığını yok etmek. Burada sadece ziyaretçilerin bilinçlenmesi değil, yerel yönetimin de anıtın farklı noktalarına görevli yerleştirmesi, ziyaretçi akışını düzenlemesi ve belki de en yoğun saatlerde kısa süreli fotoğraf düzenlemeleri getirmesi gerekiyor. Bu deneyimi daha sakin yaşamak isteyenler için ise öğleden önceki saatler veya gün doğumu, o kalabalık yarışından uzak durmak adına çok daha uygun.

Assos'un rüzgarlı tepesinde vizörün arkasına saklanmak veya aynı açıyı kapmak için kavga etmek yerine, bir an olsun durup o manevi derinliği hissetmek bir zorunluluktur. Flaşsız bir kadraj, bastığımız ve dokunduğumuz yere gösterdiğimiz bir adım nezaket; kavgadan uzak durup o sütunların gölgesinde sadece "var olma" hali… Assos, yıllardır ekranlara düşen ve gazetelerin manşetlerini süsleyen sayısız "kültürel miras tahribatı" haberinin ardındaki o canlı vicdan muhasebesiydi aslında. O gün orada, bir tarihi tapınağın çaresizliğine canlı tanıklık etmek bana bir kez daha gösterdi: korumak, kanunlardan önce ruhumuzda başlayan bir bilinç meselesi.
Bazen geleceğe bırakabileceğimiz en iyi fotoğraf, tek bir deklanşöre basmadan zihnimizde sakladığımız ve ruhunu hiç incitmediğimiz o ilk andır.

Yazarın Yazıları