Sahra Arslan Yazıları

Sahra Arslan

Mizahın izaha tutulması

08.06.2026 22:25
Haber Detay Image

Bir şeyi ya da kişiyi eleştirmek, karşı durmak, hatta linç etmeye kadar vardırmanın size bir bedeli yoksa vay karşınızdakinin haline.

Ne oluyor yine demey varmadan iş provakatif kokular yayan silahlı eylemlere kadar vardı. Bu kadarı da fazla değil mi ama?

Epeydir kurban bulamıyorduk. Yok kurban da çok günah keçisi de ama öyle her önüne gelene ilişmezsin. Maazallah sonra burnunuzdan getirirler.

Belli ki birikmiş kinimizi, hıncımızı, yara bere içindeki psikolojimizi, patlamaya hazır tüm öfkemizi ve yoksunluğumuzu birilerine yöneltmeye ihtiyacımız varmış.

Nihayet birileri hedefi koydu önümüze. Körün istediği bir göz bize verdiler iki göz. Hem zengin hem de muhalif oh ne ala. Vurun abalıya.

Sanıyor musunuz ki anlattığı cinsiyetçi, ırkçı ve kadını aşağılayıcı iğrenç bir fıkra yüzündendir tepkimiz? Hiç sanmıyorum. Ne kadar kolay gaza geliyoruz.

95 yaşında bir adamdan bahsediyoruz. Evet çirkin iğrenç bir fıkra anlattı ve daha tepkilerin ilk gününde yaptığı yanlışa ilişkin bariz bir şekilde özür diledi.

Ama yok bu bize yetmezdi. 95 yaşında bir adam Daha Cumhuriyetin ilk yıllarında doğmuş ve o ilk ve sonraki dönemlerin bütün faşizanlığı içerisinde büyümüş bir adamdan bahsediyoruz.

Hali hazır Türkiyenin ekonomi hacminin yüzde sekizine karşılık gelen bir büyüklüğe sahip bir ailenin ikinci nesil temsilcisinden bahsediyoruz.

Boykot çağrıları mı dersiniz, sosyal ağlarda apar topar ama rüzgarı kaçırmayalım diyip çekilip yayınlanan saçma sapan parodiler mi, hakkında reesen açılan soruşturma mı yoksa önce İstanbul sonra Antalya’da onu temsil ettiği düşülen kimi işyerlerine düzenlenen silahlı saldırılar mı?

Rahmi Koç ne anlattı biz ne duyduk. Emin olun tepki gösterenlerin ve linç rüzgarına yelken açanların bir çoğunun umurunda bile değil Kürt ve kadın.

Temel mesele şu ki kimseye maliyeti olmayan, kimsenin bedel ödemeyeceği bir günah keçisi bekliyordu toplum. 95 yaşında bir adam çıktı, üç dört cümlelik iğrenç bir fıkra anlattı ve sonra boşaldı nefretin zembereği.

Onca şeye gık bile demeyen, dediğinde başıan geleceklerden korkup bütün bir sefaletine kapanan ne çok kükreyen aslan varmış, ne çok demokrat, ne çok kadın hakları savunucusu.

Yazarın Tüm Yazıları