Sahra Arslan Yazıları

Sahra Arslan
Sahra Arslan
Yazarın Profili
17.07.2026 22:04

Takının takıntısı

Haber Detay Image

Eski köye yeni adet: Düğün geleneklerimiz yasaların eliyle el değiştirir mi yoksa gelenek yasaya direnir mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi öyle bir karara imza attı ki ne olur sonucu bilinmez. Emsal niteliğindeki yeni karara göre; düğünlerde gelin ve damada takılan takıların paylaşımı, takının hangisine takıldığına bakılarak yapılacakmış.

Düğünlerimizde malumunuz, yeni evlenen çiftleri düğün masrafının altından çıkarıp kurtarmak ve yuvalarını kurmalarına yardımcı olmak adına takı takılır. Genellikle bu çeyrek altın olurdu ama altın fiyatı alıp başını gidince çeyrek altın gram altına döndü.

Bugünün koşullarında en mütevazi düğün bile 1 milyon liranın altında yapılamıyor, onun içindir ki artık düğün yemeğinden vazgeçilip pasta meşrubatla yetinmeye başladık. Yok artık kimse ayıplamıyor bunu. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz, aynı dertlerle boğuşuyoruz da birbirimizin halinden anlıyoruz.

Takı takmaya gücü yetmeyenler bazen sevdiklerinin düğününe eli boş gitmektense hiç gitmeme yolunu seçer oldu. Ama bazı yörelerde mesela Şanlıurfa’da “Gelinin Cuması” adıyla bir gelenek devam ettiriliyor ki düğünden kaçmak da kurtarmıyor sizi ki düğünü takip eden üç Cuma boyunca düzenlenen ziyaretlerde düğüne katılamayanların gelip takılarını takmaları beklenir.

Eee ne de olsa “yutmaluk değil tutmaluk” demişler takılara öyle kendi evladınızın düğününde takıları toplayıp o takıları takanların düğünlerinde kaçmak olur mu? Emanet gibi düşünün.

Bir de bugün takı merasimini kamerayla kayda alıp sonradan kimin ne taktığına bakar olduk. Onlar ne taktıydı da biz ne takalım hesabıyla düğün sonrası çetele tutulur oldu. O çetele eskiden de tutulurdu. Hatta takı merasiminde elinde mikrofonla kimin ne taktığı anons edilir, masada oturan bir zat da bir deftere bunun kaydını yapardı. Şimdi videolarla her şeyin kaydı yapılıp deliliyle hesaplar ortaya konur oldu.

Anlayacağınız rezil olmak da vezir olmak da elinizdekinin ağırlığına bağlı.

Düğün sonrasında geline ait olanla damada ait olanın ayrımı altın ve nakit para üstünden yapılıyor. Haliyle damat tarafı nakit para, gelin tarafı da altın takı takıyor. Yok öyle hepsi aynı yere gitmiyor mu demeyin. Gidiyor ama yeri geliyor düğün ve ev kurma masraflarının borcunu ödemeye gelince üç gelinden ikisi takılarımı vermem diyor. Gelin kolundaki bileziklerle şangır şungur gezerken damat o yükün altında ezim ezim eziliyor.

Yargıtay bu işi bir hal çaresine soktu ama ne olur bilinmez: Yeni uygulamaya göre olası bir boşanma ve ayrılık durumunda, kadına özgü bilezik ve kolye gibi altın takılar geline ait sayılırken, damada takılan para, çeyrek altın ve saat gibi takılar da damadın sayılacak.

Daha düğün günü olası boşanma durumunu hesaba katıp tarafların ikisi de takılarını ona göre belirler mi? Belirler. Usulen hoş değil belki ama evlilik sözleşmesi de aynı nahoşluğun usulsüzlüğü değil mi?

Yazarın Yazıları