Sahra Arslan Yazıları

Sahra Arslan

Aynı pazarda ayrı duruşlar

21.02.2026 14:26
Haber Detay Image

Geçtiğimiz yıl sigorta pazarı büyümüş. Veriler öyle söylüyor. Bununla ilgili okuduğum birkaç haber ve makale, sigortacıların, ortaya koydukları prim üretimi ile toplam işlem hacmini 1,2 trilyon liranın üstüne çıkardıklarını ve pazarlarını yüzde 45,8 oranında artırdıklarını özetliyor.

Elbette bunun bizim için anlamı nedir? Bundan nasıl bir sonuca ve analize ulaşılır? Gibi sorular gelir akla. Bunu iki yönlü okumak mümkündür.

Kimimiz sigorta pazarının pirim üretiminin artmasını, toplumsal refahın, finansal istikrarın ve ekonomide güven unsurunun artarak bir olgunluk kazandığına yorumlayabilir.

Aynı şekilde birilerimiz de bunu sektörel bazda inceleyerek farklı çıkarımlarda da bulunabilir.

İlk çıkarımda bulunanlar, şayet tek bir veri yani sigorta primlerinin artması üzerinden durumu okursa iddia ettikleri pozitif çıkarımlar haklı görülebilir.

Ama biliyoruz ki ekonomik analizler bir değil birden fazla değişken hesaba katılarak yapılır. Makro ekonomik olarak; enflasyon, dış ticaret dengeleri, işsizlik, safi ve gayri safi yurt içi hasıla rakamları görmezden gelinerek yapılacak hiz bir analiz sağlıklı olmayacak ve bizi doğru sonuçlara götürmeyecektir.

İkinci çıkarımda bulunanlara gelirsek, yani sigorta pazarının bu denli yüksek ölçüde büyümesini negatif analizler ve sonuçlar için kaynak göstermesine gelirsek. En basitinden sigorta pazarını alt başlıklarıyla inceleyecek ve mesela söz konusu pazar büyümesinde en büyük büyümeyle öne çıkan sağlık sigortası, sağlık sistemine duyulan güvenin azaldığını ve kamusal temelde kurumsal işleyişin kötüye gittiğine işaret eder denilebilir.

Bir veriyi bağımlı diğer değişkenlerle beraber değerlendirdiğinizde, her nerede bulunmak isterseniz isteyin, pozitif cephede ya da negatif siperde, argümanınızı besleyecek veriler her zaman vardır.

Nasıl görmek ve neye inanmak isterseniz hepiniz için birden fazla iddia bulunabilir.

Elbette başta trafik ve deprem sigortası olmak üzere, onu aşan zorunlu sigorta türlerini de hatırlamak ve hesaba katmak lazım.

Tüm bunlarla beraber sigorta pazarının büyümesi, özetle iki tarafın da argümanlarına ve iddialarına kaynaklık edebilecek güçlü bir göstergedir.

Kimi tüm devlet mekanizması sağlıklı bir sistem ve işleyiş üzerinde daha da güçleniyor derken kimi de belirsizlik ve risk algısının arttığını, başta sağlık sektörü olmak üzere kamusal sektör işleyişinin kötüleştiğini ve yetersiz geldiğini, gelir dağılımında adaletsizliğin arttığını söyler.

Nerde durmak isterseniz, size de yer var.

Yazarın Tüm Yazıları