Galatasaray, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu adına yakışır, neredeyse kusursuz bir kutlama programıyla tam bir gövde gösterisine dönüştürdü. Ali Sami Yen’de kelimenin tam anlamıyla bir şölen havası hakim Ambians, coşku ve organizasyon kalitesi parmak ısırtacak cinstendi.
Gecenin mimarlarından DJ Doğuş Çabakçor’un performansı ve sahaya eşlik eden senfoni orkestrası tek kelimeyle müthişti. Hele ki o senfoni eşliğinde yankılanan "Gerçekleri tarih yazar, tarihi de Galatasaray" marşı, tribünlerdeki ve ekran başındaki milyonların tüylerini diken diken etmeye yetti. Hemen ardından gökyüzünü süsleyen dron gösterisi de görsel şöleni zirveye taşıdı. Net bir şekilde ifade etmek gerekir ki; Galatasaray, son 4 şampiyonluk içerisindeki en organize, en akıcı ve en görkemli kutlamasına imza attı.
Yayıncı Kuruluşun Kulak Tırmalayan Tercihi
Böylesine devasa bir organizasyonda tabii ki gözden kaçmayan nazar boncukları, daha doğrusu ciddi koordinasyon hataları da vardı. Buradaki ilk eleştirim doğrudan yayıncı kuruluşa. Yahu sahada zaten profesyonel sunucular var, stadyumun sesi, coşkusu ve anonslar yayına gayet net ve temiz bir şekilde geliyor. Hal böyleyken, yayıncı kuruluşun anlatıcıların ısrarla konuşmaya devam etmesi tam bir işgüzarlıktı. Saha içi sunucularının sesiyle, yayıncı kuruluş sunucularının sesi üst üste binince kulak tırmalayan, çekilmez bir gürültü kirliliği ortaya çıktı. Bazen sadece susup, atmosferin büyüsünü izleyiciye bırakmayı öğrenmek gerekiyor.
TFF Başkanı ve Yönetiminin Büyük Ayıbı: İstifa Tek Çare!
Gelelim gecenin en karanlık, Türk futbol tarihi adına en utanç verici kısmına... Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, bu ülkenin şampiyonuna, Galatasaray’a karşı kelimenin tam anlamıyla büyük bir saygısızlığa imza attılar.
Buradan sormak istiyorum: Eyy TFF Başkanı, Galatasaray bu ülkenin takımı değil mi? Bu armada, Türkiye’yi yurt dışında yıllardır en iyi şekilde temsil eden, göğsümüzü kabartan kulübümüz değil mi? Sizler kişisel egolarınızı tatmin etmek için değil, ülke futbolunu adaletle yönetmek için o koltuklardasınız. Bu yaptığınız nedir, hangi mantığa sığmaktadır?
Galatasaray bu ülkenin takımı olduğuna göre ve sizler, ligin şampiyonuna kupasını vermeye tenezzül edip gelmediğinize göre; demek ki sizler bu ülkenin federasyonu olamamışsınız! Ayıptır, yazıktır, günahtır. Hadi TFF Başkanı büyük bir kibir ve saygısızlık örneği gösterip gelmedi; yahu federasyon başkanının yardımcısı da mı yok? Yönetim kurulundan bu kupayı takdim edecek tek bir aklıselim insan da mı kalmadı?
Şampiyonluk madalyalarını federasyon başkanının veya yetkililerinin takması gerekirken, o şanlı kupayı TFF makamının vermesi gerekirken; madalyaları da kupayı da Galatasaray Başkanı Dursun Özbek takdim etmek zorunda kaldı. Kulüp başkanı, kendi takımına kupayı kendi elleriyle verdi!
Bu ayıp, TFF Başkanı’na ve onun yönetimine bir ömür yeter. Eğer bir ülkenin futbol federasyonu olarak, o ülkenin en köklü kulübünün hakkıyla kazandığı başarıyı ve şampiyonluğunu hazmedemiyorsanız, bu işi yapamıyorsunuz demektir. Türk futboluna daha fazla zarar vermeden, o koltukları hemen bugün terk etmeniz ve istifa etmeniz, Türk futbolunun geleceği adına yapılacak en hayırlı iş olacaktır. Kalın sağlıcakla...









