Dün akşam Beşiktaş ile Galatasaray arasında oynanan derbi, sadece bir skor mücadelesi değil, aynı zamanda stratejinin, hırsın ve maalesef yine hakem hatalarının gölgesinde kalan bir futbol akşamıydı. Sahadan zaferle ayrılan taraf deplasman ekibi Galatasaray olurken, geriye futbolun doğruları ve yanlışları üzerine uzun süre konuşulacak başlıklar kaldı.
Beşiktaş'ın Hırsı, Galatasaray'ın Oyun Gücü
Maç aslında kağıt üzerinde beklendiği gibi başladı. Son 15 maçını kaybetmeyen, taraftarının desteğini arkasına alan Beşiktaş; baskılı oynayarak rüştünü ispat etmek ve üst sıralara tırmanma yarışında "ben de varım" demek istiyordu. Ancak siyah-beyazlıların hesaba katmadığı bir gerçek vardı: Galatasaray'ın oturmuş kadro kalitesi ve Okan Buruk'un saha içi organizasyonu. Beşiktaş maça çok hırslı başlasa da, bu motivasyon organizasyona dönüşemedi. İlk yarı tamamen sarı-kırmızılıların kontrolünde geçti.
Hakem Yönetimi: Hatalar Zinciri
Maçın hakem yönetimi ise adeta bir "formsuzluk" abidesiydi. Daha 2. dakikada Murillo'nun Barış Alper'in ayağına basmasının es geçilmesiyle başlayan süreç, oyunun kontrolünün hakemden çıkmasına neden oldu. Orkun'un gereksiz hırçınlığı hem kendine hem takımına zarar verirken, kaptanlık sorumluluğunun hakemi baskı altına almak sanılması oyun kalitesini aşağı çekti.
Pozisyon bazlı baktığımızda; Osimhen'in pozisyonunda yaklaşık 45 saniye sonra gelen sarı kart, dışarıdan bir müdahale mi var sorusunu akıllara getirdi. Barış Alper'in ceza sahası içinde Uduokhai tarafından tabanla durdurulması ise "Penaltı olması için daha ne lazım?" dedirten cinstendi. Hemen ardından Sane'nin rakibine taban girmesi bana göre net bir kırmızı kartken, sarı ile geçiştirilmesi bir başka fiyaskoydu.
Eksik Kalan Galatasaray ve Savunma Refleksi
Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra, Şampiyonlar Ligi'ndeki kritik Liverpool sınavını da düşünerek daha kontrollü bir oyuna döndü. Hakemin ikinci yarıda Galatasaray'ın neredeyse tüm hücum aksiyonlarını faul gerekçesiyle kesmesi, Beşiktaş'ın baskı kurmasına dolaylı bir destek oldu. Özellikle Osimhen ile yakalanan kontra atakta hakemin aceleci düdüğü, pozisyonun sonucunu beklemeden karar vermesi büyük bir hataydı.
Fair-Play Nerede Kaldı?
Maçın belki de en üzücü kısmı "Fair-Play" ruhunun zedelenmesiydi. Sallai yerdeyken oyunun devam ettirilmesi, Uğurcan'ın sakatlığı sebebiyle topu taca atmasının ardından Beşiktaşlı oyuncuların hemen oyuna başlayıp gol araması ve Boey kafasına darbe almışken ofsayt avantajı peşinde koşulması, derbi kültürüne yakışmadı.
Sonuç ve Çözüm: Yabancı Hakem Şart
Maç sonu açıklamalarda Sergen Yalçın sadece kendi lehine olanları görürken, Okan Buruk'un rakibi incitmemeye çalışan tavrı not edilmeliydi. Ancak asıl mesele hakemler... Türk futbolunun önündeki en büyük engel olan hakem yönetimi, artık tahammül sınırlarını zorluyor. TFF yönetimi, gelecek sezonda da görevde kalacaksa devrim niteliğinde bir karar almalı: Türk futbolunun selameti için tüm hakemler kaliteli yabancılardan oluşturulmalıdır.









