Milli Takımımız, Dünya Kupası yolunda kritik Romanya virajını kayıpsız dönerek adını finale yazdırdı. Şimdi önümüzde tek bir engel kaldı: Kosova. Bu maç, sadece bir final değil; 2002'den bu yana süregelen, tam 24 yıllık o bitmek bilmeyen Dünya Kupası özlemini dindirme mücadelesidir. Romanya karşısında oyun olarak belki tam anlamıyla tatmin etmedik ama "kazanmasını bildik". Unutmayalım ki, bu tür turnuvalarda oyun estetiğinden ziyade tabeladaki sonuç bizi hedefimize götürür. Kosova'yı da geçtiğimiz takdirde, koca bir neslin hayali gerçek olacak.
Talihsiz Açıklamalar ve Vefa Borcu
Saha içindeki heyecan sürerken, saha dışındaki açıklamalar maalesef gündemi meşgul etmeye devam ediyor. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun geçtiğimiz günlerde sarf ettiği, "Tarihin en karakterli ve kaliteli kadrosu... Gidip üçüncü olduk, bir bakarsın kupanın sapından tutup geliyoruz" sözleri, Türk futbolunun efsanelerine karşı büyük bir nezaketsizliktir.
Bu ifadelerin bir "dil sürçmesi" olmadığı, ikinci kez tekrarlanmasıyla tescillenmiş oldu. Göreve geldiğinden bu yana tutarsız kararları ve özellikle Galatasaray camiasına yönelik sözleriyle tartışılan bir ismin, geçmişte ay-yıldızlı formayı terletmiş, bu ülkeye Dünya üçüncülüğü gururunu yaşatmış futbolcularımızdan bir özür dilemesi şarttır. Geçmişe saygı duymayan, geleceği inşa edemez.
Kulüpçülüğü Bırakalım, Milli Takım'a Bakalım
Bir diğer tartışma konusu ise Orkun Kökçü üzerinden dönen "neden oynamıyor?" yaygarası. Özellikle Beşiktaşlıların bu konudaki sitemlerini anlamak mümkün değil. Hadi diyelim ki haklılar ama şimdi zamanı mı? Biz 24 yıl sonra Dünya Kupası'na gitme hayali kuruyoruz, birileri hala "benim takımımın oyuncusu neden 11'de değil?" derdinde.
Milli Takım, kulüpler üstü bir oluşumdur. Kadroyu Vincenzo Montella kurar, hesabı da o verir. Orta sahada Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek ve Arda Güler gibi formda isimler varken, Orkun'un bu isimlerden birini kesmesi gerekir. Bugün oynamaz, yarın sırası gelir. 25 kişilik kadroda herkesin aynı anda oynaması fiziksel olarak mümkün değilken, hocayı baskı altına alıp "formayı zorla aldırmak" en başta Orkun Kökçü'ye zarar verir.
Gün, Kenetlenme Günüdür
Sahadaki 11'de Galatasaraylı olmayabilir, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı veya Trabzonsporlu olmayabilir; ama o formanın göğsünde hepimizin ortak gururu olan Ay-Yıldız var. Milli takımın konsantrasyonunu bozmak, kulüp renkleri üzerinden polemik yaratmak Dünya Kupası yolunda bize büyük zarar verir.
Gelin, bu boş tartışmaları bir kenara bırakalım. Şimdi tek bir yürek olup Kosova karşısında ter dökecek Bizim Çocuklara destek olalım. 24 yıllık hasreti dindirecek o son adımı hep birlikte atalım!









