Ömer Aydın

Okumayı Sevmiyorsan Dinle veya Seyret

28.01.2026 21:09
Haber Detay Image

Her bireyin öğrenme biçimi fıtratına göre farklılık gösterir. Kimi okuyarak, kimi dinleyerek, kimi ise izleyerek daha kolay ve kalıcı öğrenir. Bu nedenle kişinin kendi öğrenme tarzını tanıması, kendisi için en verimli yöntemi belirlemesi ve bunu süreklilik haline getirmesi büyük önem taşır. Araştırmalar; görsel ve işitsel öğrenmenin birlikte kullanıldığı durumlarda bilginin daha kalıcı olduğunu ortaya koymaktadır.

Çalışanlar ve yöneticiler, yeni öğrenme yöntemleriyle tanışarak öğrenme kapasitelerini önemli ölçüde artırabilirler. İş hayatında birçok kişi ya okumayı sevmemekte ya da okusa bile zaman bulamamaktadır. Oysa günümüzde bilgi çok hızlı değişmektedir. Her gün yeni uygulamalar, yeni mevzuatlar ve yeni yaklaşımlarla karşılaşmaktayız. Bu değişime ayak uydurabilmek için sürekli araştırmak ve güncel bilgiye sahip olmak zorundayız.

Konumu ne olursa olsun her bireyin yeni bilgilere ihtiyacı vardır. Ebeveyn, yönetici, eğitici, çalışan, hukukçu… Hangi rolde olursa olsun herkes yenilikleri takip etmek ve kendini güncellemek durumundadır. Günümüzün hareketli ve yoğun temposunda, çoğumuzun yeni şeyler öğrenmek için uzun uzun okumaya zamanı olmayabilir. Bu noktada bazı kişiler için dinleyerek ya da izleyerek öğrenme çok daha pratik ve etkili bir yöntem haline gelmektedir.

İşletmelerde yönetici veya işveren konumunda bulunan kişilerin, yenilikleri ekipleriyle paylaşabilmeleri için kendilerini sürekli geliştirmeleri şarttır. "En etkili öğrenme yöntemi şudur" demek her zaman mümkün değildir. Ancak yönetici ve çalışanlar, kendi kişiliklerine ve öğrenme tarzlarına uygun bir sistem geliştirmeli ve bunu sürdürülebilir hale getirmelidir.

Örneğin, personel yönetimi alanında görev yapan bir yönetici; iş ve sosyal güvenlik mevzuatında meydana gelen değişiklikleri düzenli olarak takip etmeli, bu yeniliklerin işletme bünyesinde nasıl uygulanacağını da bilmelidir. Tamamlayıcı Bireysel Emeklilik Sistemi gibi uygulamaların ne olduğu, nasıl işlediği ve işletmeye olan etkileri konusunda bilgi sahibi olmalı; olası mevzuat değişikliklerini ise zamanında ve doğru şekilde hayata geçirebilmelidir. Bu bilgi; düzenli okuma alışkanlığı, ilgili eğitimlere katılım ve alanında hazırlanan sunumların izlenmesi yoluyla kazanılabilir.

Karma Öğrenme Yaklaşımı

Okumayı çok sevmeyen ya da dinleyerek ve izleyerek daha iyi öğrenen kişiler için karma öğrenme etkili bir yöntemdir. İlgili konuda yazılı bir kaynağı inceledikten sonra, bilgiyi pekiştirmek amacıyla sesli veya görüntülü içeriklerden destek alınabilir.

Örneğin, etkili iletişim konusunda bir kitap okuyan kişinin, aynı konuyla ilgili sesli kitap veya makaleler dinlemesi veya eğitim videoları izlemesi; bilgiyi daha iyi kavramasını ve kalıcı hale getirmesini sağlayacaktır.

Geçtiğimiz günlerde bir firma sahibinin "Okumayı sevmiyorum; sevsem bile buna zaman ayıramıyorum. Ancak kafama takılan konularla ilgili videolar izlemek hoşuma gidiyor" demesi, beni farklı düşünmeye sevk etti. Öğrenmenin tek yolunun okumak olmadığını, bilgiye ulaşmak için farklı yöntemlerin de keşfedilmesi gerektiğini bir kez daha fark ettim.

Öğrenme tekniklerini bilmek ve buna uygun hareket etmek son derece önemlidir. Her insanın öğrenme biçimi farklıdır. Bu nedenle özellikle yönetici pozisyonundaki kişiler, farklı öğrenme tekniklerini tanımalı; hem kendileri hem de ekipleri için uygulanabilir sistemler geliştirmelidir. Bu yaklaşım, bireysel gelişimi olduğu kadar kurumsal gelişimi de doğrudan destekleyecektir.

Yazarın Tüm Yazıları