Sanal dünya, gerçek dünyanın bir yansımasıdır. Gerçek dünyada ne kadar özgürseniz sanal dünyada da o denli özgür olabilirsiniz.
Elbette böylesi bir düz önermenin içerisinde istisnalar ve tartışılabilir başlıklar vardır.
Sanal dünya ve gerçek dünyanın özgürlüğünün birbirine paralel iki düzlemde birbirini izler. İnternette özgürlük ne anlama gelir derseniz:
Sansür, baskı ve herhangi bir engellemeye uğramadan ki bunun içinde ekonomik olarak ulaşılabilirlik de yer alır, dilediğiniz bilgiye ulaşmak, dilediğiniz bilgiyi ve düşüncenizi paylaşmaktır.
Sansür, baskı ve engeller deyince elbette ki yasal olanlar en başta gelir ki terör, şiddet, nefret, çocuk istismarı, hakaret ve iftiralar genellikle yasal düzenlemelerle engellenir ve engellenmelidir de.
Elbette gerçek hayatta yasalar nezdinde sorumlu olduğumuz ve olacağımız tüm eylemlerimiz aynı şekilde, internet aleminde de geçerlidir.
Bununla beraber yukarıda sayılı suç kavramlarının tanımı genişletilip keyfi olarak değiştirilince sorunlar başlıyor ve işte o zaman internette özgürlük karnesinden sınıfta kalıyoruz.
Yaşadığımız coğrafya da gerçek hayatta olduğu gibi sanal hayatta da sadece yasalarla sınırlanmıyoruz, mahalle baskısı dediğimiz örfen, dinen, ahlaken ve vicdanen de sınırlarımız oluyor.
Hal böyle olunca yasalar dışında kalan diğer sınırlayıcı başlıklar bazen zorla da olsa yasal sıırların tanımlarına sokuluyor ve o zaman ortalık karman çorman oluyor.
Hadi bunu geçtim bir de siyaseten iktidarın muhalefeti baskılamak ve örgütlenmesini zayıflatmak için oluşturduğu baskı ve engellemeler var ki işte orada çuvallıyor ve oy hesabıyla özgürlük hesabını yapmaya başlıyoruz.
İfade özgürlüğünün, eleştirilerin, ve sizden farklı düşünenlerin sanal dünyadaki alanları daraltılıyor. İşte o zaman 100 üzerinden aldığımız 31 puanla notu kırıyoruz. İnternette özgür değilsiniz diyorlar bize.
ABD’de kurulu Freedom House geçen yıl olduğu gibi bu sene de bize zayıf verdi. Şimdi bunun onlar kim oluyor ki mealinde tartışmalarına başlamanın bir anlamı yok.
Veriye ilişkin yayınlanana haberde 3 ana başlık altında değerlendirme yapılıyor.
“İnternete erişimin önündeki engeller kategorisinde Türkiye 25 üzerinden 14, internet içeriklerine yönelik kısıtlamalarda 35 üzerinden 10, internet kullanıcılarının haklarının ihlali kategorisinde ise 40 üzerinden 7 puan aldı.”
En düşük aldığımız puan en önemli başlık diye düşünüyorum. Ki en çok da bizi rahatsız ve huzursuz eden de o. Haksız mıyım?
Onun için aman aldığınız azıcık özgürlük hakkıyla başınızı ağrıtmayın.










