Anayasa’nın 42. Maddesi diyor ki “Kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz; ilköğretim tüm vatandaşlar için zorunlu ve devlet okullarında parasızdır.”
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), her sene olduğu gibi bu sene de yayınladığı genelge kapsamında devlet okullarında kayıt parası veya zorunlu bağış alınmasını kesin olarak yasakladı.
Bir taraftan yasaklanan uygulama diğer taraftan göz yumularak görmezden geliniyor. Devlet kitapları ücretsiz ama yardımcı kaynak lazım.
Yardımcı kaynak yetmez bir de denem sınavları yapılacak deneme sınavları için para olması gerekiyor. Sınıflar zaten tıklım tıklım bir de o kalabalık sıcakla boğuşmasın diye klima gerek.
O da yetmez çocukların sırtına vurulan çantaların yükü bel bükecek ağırlıkta, sınıfa dolap gerek.
Malum her hafta okullarda bir silahlı öğrenci vakası bir de güvenlik elemanı olmadan olmaz.
Temizlik desen, kir pas içerisinde eğitim mi olur temizlik elemanı yetmez iki üç elemana daha ihtiyaç var.
B unların hepsi neredeyse bütün okullarımızda yaşanan bir durum. Kimse itiraz etmeye yüz bulamıyor.
İmkanı olan, aman ne olacak vereyim de çocuğum daha sağlıklı daha güvenli gidip gelsin okuluna, diyor herkes.
Peki imkanı olmayan ne yapsın? Ona da sınıfın diğer velileri kendi aralarında destek olur deniyor. Ne zaman değişecek bu?
Ne zaman kağıt üstündeki uygulama ile pratikteki uygulama birbirine benzeyip düzene girecek? Bakanlığın okullara ayırdığı bütçe artırılamaz mı?
Bildiğim kadarıyla okullara ayrılan ödenekler, başta okulda okuyan öğrenci sayısı esas alınarak hesaplanıyor. Bunun haricinde de, okulun kademesi, türü, fiziksel nitelikleri, yer aldığı bölge ve bölgenin ekonomik koşulları vs. dikkate alınarak belirleniyor.
Peki neden yeterli ödenek ayıramıyor da yükün bir kısmını velilerin sırtına vurmaktan vazgeçmiyoruz.
Malumunuz gündemde fon soruşturması ve operasyonlarıyla üstüne tedbir konulan ciddi ölçekte bir varlık var.
Bunları doğrudan Milli Eğitim Bakanlığına oradan da okullara ikinci bir destek olarak dağıtsak olmaz mı?










