Kaç kişi evde çocuklarını haberlerden koruyor? Kaç kişi mafyayı özendirici abuk subuk dizileri izlemiyor ve izletmiyor?
Kaç kişi torba değil deyip büzmekten vazgeçtiği ağzına bir
ayar çekiyor. Neredeyse hiç birimiz.
Bakın Kahramanmaraş’ta okula düzenlenen saldırının ardından
küçük bir detay, belki gözünüzden kaçtı belki kaçmadı ama önemseyip üstünde
kimse durmadı kimse ama vaziyetimizi özetler nitelikteydi.
Olayın detaylarını zaten bilmeyen yok deyip dikkanitinizi
çekmek istediğim detayı vereyim. Malumunuz ilkin saldırganın emniyet mensubu
babası gözaltına alınmıştı.
Ardından Türk Dili Edebiyat Öğretmeni anne de gözaltına alınırken,
saldırıda hayatını kaybetmiş çocukların anne babaları ve de çevredeki öfkeli kalabalık,
anne Peyman Pınar Mersinli’ye öfkelerini kusarak tepki göstermiş, bununla da
yetinmeyip "Nasıl böyle bir çocuk yetiştirdiniz?" diyerek saldırmaya
çalışmış.
Bu öfke ve nefret değil mi bizi bu hale sokup, çocuklarımıza
cinayet işlettiren? Evet çocuklarınızı, yakınlarınızı kaybettiniz, evet acıdan
içiniz yanıyor. Kin ve öfke taşıyor hepinizden, ama doğru ama yanlış bir
annenin, katil de olsa çocuğunu kaybetmiş bir annenin linç edilmeye çalışılmasını
kimse eleştirmeyecek mi?
Kimse demeyecek mi hepimiz bu öfke ve şiddetin kurbanıyız.
Demeyecek biliyorum çünkü topyekun hepimizi esir almış bir şiddetin kurbanıyız.
Hem de ithal bir şiddet kurgusunun kurbanıyız.
İthal diyorum çünkü eskiden bir çocuğun bir okulu silahla
basıp öğretmen ve öğrencileri hedef alması bu toprakların şiddet biçimi
değildi.
Daha çok Amerika’nın bilmem hangi eyaletin bilmem hangi
okulunda diye başlardı böylesi şiddet haberleri.
Ama artık yanı başımızda oluyor. Mahallemizde, sokağımızda
sınıflarımızda oluyor. Artık herşeyde olduğu gibi yerli ve milli şiddet
kültürümüzü de küresel şiddete kurban ettik.
Oysa bu maya bizde tutmamalıydı. Bu şiddet biçimi bu topluma
olmamalıydı. O da oldu.
Oysa muhtaç olduğumuz kudretimiz vardı, damarlarımızda
gezinen. O damarlar da başka şeyler geziniyor artık. Muhtaç olmadığımız bir
şiddet mesela.
Maalesef.









