Mustafa Burak Aydın Yazıları

Mustafa Burak Aydın

Topyekûn şiddete hayır

14.04.2026 22:52
Haber Detay Image

İsmet Özel’in en sevdiğim şiirlerinden biridir: “İçimden şu zalim şüpheyi kaldır/ Ya sen gel ya beni oraya aldır” başlıklı şiiri.

Şiir daha başlıktan başlıyor, sizi yüklemeye. Neyle mi yüklüyor? Her neyden, nereden, kimden ve ne zamandan kaçıyorsanız.

Şiirde öyle bir dize var ki hepimizin farkında olduğu ama kendimize ifade etmeye cesaret edemediğimiz hakikatin ta kendisidir:

“İnsanlar

hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır”

Diyor şair. Yalan mı? İçimizden buna yalan diyebilecek, buna cesaret edebilecek kimse var mı? Biliyorum, dünyanız size gül bahçesi vaat etmemiş, sizi hayallerinize, ideallerinize kavuşturmadıysa da sizin dünyanız. Kulak kesildiğiniz dünyanız. Bataklıklarında debelenip her gün aynı çamura boğulduğunuz ama en küçük nefeste yine kutsamaktan vazgeçmediğiniz dünyanız.

Sizin dünyanız, tanıdığınız, işkencesini, cehaletini, açlık ve yoksulluğunu, riyakarlığını, vefasızlığını, en ufak bir tehditle patlayacak balondan dünyanız ama sizin değil mi?

Lanet de olsa bildik, tanıdık ve sizin dünyanız. İçinde yalandan güvenli sığınaklar inşa edip kapanıp körlüğünde evcilik oynadığınız dünyanız.

Onun için biliyorum benimkine sağır kalacaksınız ve ben buna şaşırmayıp sizinle hesaplaşmaya kalkmayıp, bedeli olarak size ve dünyanıza sağır kalmamaya yine direneceğim.

Şiddete hayır diye eğitim camiası ayaklandı: Eğitimde Şiddete Hayır diye bas bas bağırıyor öğretmenler. Şiddetin ele geçirmediği bir alan kalmadı ki zaten. Sağlıkta şiddete hayır, sporda şiddete hayır, kadına şiddete hatır, çocuğa şiddete hayır, işçiye şiddete hayır, trafikte şiddete hayır, ekranlarda şiddete hayır, dizilerde, haberlerde, filmlerde şiddete hayır, internette, oyunlarda, sosyal ağlarda şiddete hayır.

Hayatımızı esir alan tüm şiddete topyekun hayır.

Hayır demekle olsaydı keşke. Belli ki olmuyor. En tepeden en alta dallanıp budaklanan tahammülsüzlük ve dilde evrildiği şiddet sürdükçe hayır demek kurtarmayacak hiçbirimizi.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, henüz 19 yaşındaki bir genç, uzun namlulu silahla okula girip önüne gelene ateş açtıktan sonra hayatına kıydı.

Daha önce benzer örneklerini Amerika’da Avrupa’da dünyanın farklı yerlerinde haberlerden okuduğumuz hadise tüm Türkiye’yi korkuya teslim etti.

Çocuklarımızın güvenliğini okullarda dahi sağlayamayacaksak nerde sağlayabiliriz?

Neredeyse hayatımızın her alanını esir alan bu şiddetin kaynağı nedir?

Kamplaşma, ayrışma, ötekileştirme ve bunun en görünür halde ortaya çıktığı siyasetin dili değil mi?

Ne diyordu şair:

“İnsanlar

hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır” 

Yazarın Tüm Yazıları