Yıkıldı, yıkılmayacak derken hala Hobi Bahçeleriyle ilgili ne olacak kimse bilmiyor. Depremdir, pandemidir derken neredeyse toplumun kahir ekseriyeti, sıkışıp kaldığı beton blokları arasından kaçmaya, soluk alacağı bir karış toprakta üç sebze beş meyve yetiştirme çabasına düştü.
Kimi uyanıklar da bunu fırsat bilip yok pahasına aldığı tarım arazilerini pul pul bölüp, etrafına duvarlar örmeye su ve elektrik tesisatı bağlayıp aldığı fiyatın neredeyse 10 misline vatandaşa satmaya başladı.
Normal koşullarda bölünemeyecek tarım arazilerini bölmek için önce bir kooperatif kurdular, ardından aldıkları büyük tarım arazilerini kooperatifin mülkü olarak kayıtlara geçtiler. Peşi sırada pul pul arazi aldığını sananları, kooperatife, aldıkları arazi oranında kooperatife hissedar kıldılar.
Duvarları çekilmiş, suyu elektriği bağlanmış, içte panel çitlerle birbirinden ayrılmış ve hatta üç beş peyzaj ağacı bile ekilmiş üçyüz beşyüz mekrekarelik pul arazilerine kimi, konteynır koydu, kimi bungalov yaptı, kimi de gücünün yettiğince dubleks villa bile yaptı. Villa dersin de havuzu olmaz mı? Onu da yaptılar.
Birilerine ciddi bir rant kapısı açılmıştı. Yukarıda bahsi geçen o uyanıklar, toprağa kaçmaya gürültüden, tozdan, tıkış tıkış beton bloklardan arınıp doğada durulmaya çalışanların çaresizliğini sömürmeye başladılar. Bire aldılar ona sattılar.
Devlet bunu gördü. İş artık farklı boyutlara varmıştı. Tarım arazileri vasfının dışında kullanılıyor, üstüne hiçbir yapı ve imar izni alınmadan lüks malikaneler yapılıyor ve bu malikaneler olmadık fiyatlara satılmaya bile başlandı.
Devlet bunu gördü ve bu oyunu bozarım dedi. Hilei şerriyeye papuc bırakmadı ve tek tek yıkmaya başladı. Yıkımlar başalyınca adına hobi bahçeleri denilen evlerin pazarı daraldı, fiyatları düştü, yenilerine müşteri bulunmaz oldu.
Sonra biri çıktı bir dakika dedi tamam, yıkılmalı ama bu bize oy kaybettirir, yapmayalım, etmeyelim diye Başkana kadar konuyu iletti.
Başkan bunu bir daha gündemimize alalım, bakalım ara bir formül üretilebilir mi diye haberler çıktı. Millet yine umutlandı evleri kurtardık diye ama. Sonra ne olduysa umutlar ellerinde kurudu yine.
Bariz olan bir şey var ki evet bu bir ihtiyaç. Bu ihtiyacını gidermek için herkes gücü oranında bir çıkar yol arıyor kendine. Ve yanlış yollara sapabiliyorlar.
O zaman doğru yolu inşa etmeye başlayalım diyeceğim. Başladık diyecekler. Başladık ama bir arpa yolu gidemedik.
Nerde başvurusu alınmış, kurası çekilmiş herkese pay edilmiş TOKİ’nin ilk arsam parselleri. Hala bekliyoruz.
Beklerken, yanına bir proje de ben ekleyeyim. Devlet tarım vasfını yitirmiş hazine arazilerini, mera vasfını yitirmiş toprakları neden dileyene satıp, şekli ve kuralı konmuş bir şekilde yapı izni verilebilecek köyler oluşturmasın.
Hobi bahçelerinden hobi köylerine çıkmanın zamanı geldi artık. Bize soluk aldırın derim.









