Ağustos 1914’te tüm Dünyada silahlanma konusundaki önü alınamaz yarış bir yandan, diğer yandan büyük devletlerin güç, sömürge ve üretimde hammadde yarışı, tıpkı Gabriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi adlı eserinde olduğu gibi, olacakları herkesin bildiği ama kimsenin önünü almak adına hiçbir şey yapmadığı bir değil milyonlarca cinayeti haber veriyordu.
Dünya adım adım bir felakete ve savaşa doğru sürükleniyor değil tabiri caizse koşuyordu. Son olarak 28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan veliahtı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Sophie, Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip tarafından Sarabosna’da öldürülünce ki bu ilk suikast girişimi değildi. Evvelinde de aracına atılan bombayla öldürülmeye çalışılmış, saldırıdan kıl payı kurtulmuştu.
Arşidük ikinci saldırıda can vermekten Dünya da bizi bekleyen savaştan kurtulamamıştı. O savaş dört büyük imparatorluğun sonunu yazacak ve Türkiye’nin başlangıcı olacaktı.
10 milyonu cephede olmak üzere 20 milyon insanın hayatını kaybettiği o savaşta bir o kadar insan da yaralanacak Dünyanın çilesi bununla da bitmeyecek savaşın son demlerinde İspanya Dünyaya nezlesini salacak ve 50 milyon insanın ölümüne sebep olacaktı.
Savaşın yerinden oynattığı taşlar yeni yerler edinince Rusya tercihini Komünizmden, Almanya Nazizm, İtalya da Faşizmi seçecekti.
Savaşın ekonomik sonuçlarından hiç bahsetmiyorum bile ama belki de savaşın ender pozitif sonuçlarından biri erkeklerin savaşta olmasıyla, kadınlar sosyal hayatta kendilerine daha çok yer bulacaktı.
Dünyanın canı yanmış bütün dengeler altüst olmuştu. İşte onun içindir ki Ağustos ayı Uluslararası Barış Ayı olarak anılır. Bir daha böylesi bir savaş felaketini yaşamamak için diyeceğim ama Dünya 25 sene sonra o felaketin ikincisine 80 milyon insanı kurban vermekten geri durmayacaktı.
Uluslararası Barış Ayı yerine Birleşmiş Milletler 21 Eylül’ü Uluslararası Barış Günü olarak resmi olarak kabul etse de Ağustos’u savaşın kurbanlarını anmak ve dünyaya yeniden barışın kaybedeninin, savaşın kazananının olmadığını hatırlatmak için özellikle bölgemizde yaşanan savaşların tam ortasında, barışa, Terörsüz Türkiye hedefine bu denli güçlü sarılan bir ülke olarak dünyanın başaramadığını başarmanın dileğiyle..










