Garsonlar Nerede?
Pandemiyle birlikte başlayan süreçte salon personeline verilen değerin azalması, bugün yaşadığımız büyük kaybın temelini attı.
Ardından popülist kararlarla kaldırılan %10 servis ücreti… Oysa bu uygulama dünyanın pek çok yerinde sektörün sürdürülebilirliği için standart bir sistemdi.
Servis ücreti olmayan mekanlarda dahi kuver gelirinin bir kısmı salon ekibine aktarılırdı. Bu denge, personelin motivasyonunu ve mesleğe bağlılığını ayakta tutuyordu.
Bugün ise tablo net:
Sektörü terk eden, küsen, emeğinin karşılığını alamadığını düşünen nitelikli ekipler geri dönmeyecek.
Maaşlara eklenen 5.000?, kaybedilen 20.000?'nin yerini tutmaz.
Bir dönem maaş + bahşiş dengesiyle salon personeli, ustalarla benzer kazanç seviyelerine yaklaşabiliyordu.
Bugün ise arada 40.000?'ye varan bir uçurum var.
Gerçekçi olalım:
Hiçbir işletme; fırıncıya, kebap ustasına ve garsona aynı anda 90.000? maaş veremez.
Bu matematik işlemez.
Peki çözüm ne?
Yeni sistemler, yeni modeller şart.
Artık nakit neredeyse yok.
Kredi kartıyla bahşiş bırakma imkanı ise çoğu yerde hala yok ya da sistemsiz.
Bu çağda, bu eksiklik kabul edilemez.
Bugün restoranlarda en çok duyduğumuz cümle şu:
"Yemek çok iyiydi ama hizmet kötüydü."
Çünkü hizmeti verenler;
henüz komilik seviyesine bile ulaşmamış,
ürünü tanımayan,
misafire yönlendirme yapamayan kişilerden oluşuyor.
Bu sadece bir kalite sorunu değil,
bu bir sektör krizi.
Restoran sektörünün en önemli kolonlarından biri çökmek üzere.
Ve bu konu artık yüksek sesle konuşulmalı.
Sektör profesyonelleri olarak hepimizin sorumluluğu var.
Artık elimizi taşın altına koyma zamanı.









