Onca kötülüğün hakimiyet kurduğu bir dünyada iyi olmayı seçmek bir isyandır, birçok insanın sandığı gibi ahmaklık değil. Demiş Mario Levi.
1954 ile 2024 yılları arasında yaşamış ve kendi ifadesiyle, önce bir dünya vatandaşı sonra Türkiyeli bir yazar en sonra da bir Yahudi bir edebiyatçı.
2014 yılında Siyonist İsrail’in Gazze saldırılarına karşı çıkmış olsa ve acısını “Gazze’deki bu acıklı savaşın ve masum çocukların ölümünün içimi nasıl dağladığını anlatmaya kelimeler yetmiyor.” şeklinde dile getirmiş de olsa maalesef o zamanlar yayınlanan boykot listelerinden adını ve kitaplarını kurtaramamıştı.
Levi’nin yukarıda zikrettiğim çarpıcı sözü 2015 yılında yayınladığı “Bu Oyunda Gitmek Vardı” adlı romanında geçer.
Sözün kapsamı geniş ve geniş olduğu kadar da tehlike barındırır. Cesaret ve açık bir bilinçle bir tercihin ahmak olarak adlandırılabileceğiniz bir isyan tercihidir.
Hepinizin malumu, 44 ülkeden 428 vicdan sahibi aktivist 50 tekneyle, İsrail’in Gazze ablukasını kırıp Filistinlilere insani yardım taşıyan Sumud Filosu yine İsrail’in saldırı ve işkencelerine maruz kaldı.
Hatırlarsanız, Ağustos 2025’te aynı cesaret ve amaçlarla elliye yakın ülkeden kalkan kırka yakın teknedeki beş yüz aktivist de Siyonist İsrail terörüne uğramıştı.
430 aktivist İsrail tarafından gözaltına alındı. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in tüm dünyaya karşı pişkin bir aymazlıkla, elleri bağlı iki büklüm gözaltında tutulan sivilleri kışkırtmaya çalıştığı görüntüler hangi kalbi yaralamaz ki.
Tam da bu görüntüler üstüne ne ironidir ki Seferad Yahudisi Mario Levi’nin o güzel sözü geldi aklıma.
Kötülüğü dünyaya hakim kılmaya çalışan Yahudi Siyonist bir terör devleti ve ahmak olarak adlandırılma pahasına Yahudi bir yazarın vicdan çağrısı gibi sözleri.
Ve onurlu dik duruş ve cesaretleriyle iyi olmayı seçen 428 kalbi güzel isyancı.









