Venezuela’da peşpeşe yaşanan iki büyük deprem ve sonuçlarına ilişkin haber ve görsel materyaller bilinç altına attığımız ve görmezden geldiğimiz deprem korkularımızı yeniden su yüzüne çıkardı.
Jeolojik veriler Türkiye’nin Dünyanın en tektonik kuşaklarından birinde olduğumuzu söylüyor ki topraklarımızın yüzde kırktan fazlası bu kuşağın üstünde diken üstünde duruyor: Alp Himalaya Deprem Kuşağı.
Orta Anadolu ve Kuzey Karadeniz Bölgesinin kıyı şeridi hariç neredeyse bütün coğrafyamız 1’den 3’e farklı derecelerde deprem riski altında. Buna rağmen yeterince tedbir almadan korkularımızla yaşamaya devam ediyoruz.
Dün gece önce 7,2 hemen 39 saniye sonra da 7,5 şiddetinde sarsılan ve binlerce insanı enkaz altından bırakan bir felaketle uyandık sabaha. Venezüella’da şimdiye kadar 164 kişinin öldüğü ve bine yakın yaralının olduğu açıklansa da maalesef yaşanan felaketin boyutu düşünülüp hesaplanarak, can kayıplarının 10 bine varmasından korkuluyor. Günler sonra netleşecek bilançonun bu denli ağır olmamasını umuyorum.
Dışişleri Bakanlığımız Venezuela için bir taziye mesajı yayınlayarak:
"Venezuela'da meydana gelen depremlerin yol açtığı çok sayıda can kaybı ve ciddi maddi hasardan dolayı derin üzüntü duyuyoruz." Dedi ve devamında "Türkiye, bu acı gününde Venezuela'ya her türlü yardımı sunmaya hazırdır." Diye açıklama yaptı. İnanıyorum ki doğru bir planlama ve organizasyon ile buradan bir değil birden fazla ekip Venezuela halkının yardımına gitmek için tetikle bekliyordur. O zaman hazırdır demek yerine hazirunu bir an evvel harekete geçirip oraya ulaştırmak gerekiyor.
Hatırlarsanız 2023’te yaşadığımız Kahramanmaraş depremlerinde yardımımıza koşmuş 50 kişilik bir arama kurtarma ekibiyle birlikte çeşitli yardımlar deprem bölgesine ulaştırılmıştı.
Olağanüstü Hal ilan edilmiş Uluslararası Havalimanı kapatılmış binlercesi enkaz altında kurtarılmayı beklerken, burada oluşturulacak arama kurtarma ekipleri, Dışişleri Bakanlığının himayesinde en hızlı şekilde oraya ulaştırılmalı ve 3 yıl önce en kötü günümüzde en kazın altına uzanan o kardeş elleri, şimdi altında kaldıkları enkazın altından kurtarmaya yetişmeliyiz.









