Şiddet sarmalına girdik yine. Ne zaman çıktık ki diyeceksiniz ama bu sefer çıtayı çok yükselttik. Özellikle önce Şanlıurfa sonra Kahramanmaraş’ta okulda öğrenci ve öğretmenlere dönük silahlı saldırılar kontrol edilemez bir şiddet pandemisine yol açtı desek yeridir.
Sadece iki saldırı öne çıksa da iki saldırının yanı sıra
farklı illerdeki birden fazla okulda benzer ihbarlar, gözaltına alınan şüpheli
çocuk ya da ergenler, tedirgin katsayısını arttırdı.
Peki tüm olan bitenin ardından ortaya çıkan daha vahim tablo
ne derseniz, olduk olmadık farklı paylaşımlarla bir çok ergenin benzer tehdit
ve saldırı mesajlarıyla görünür olmaya çabalaması derim.
Belki de bir kısmı gırgır şamata olsun diye paylaşıyor olsa
da bir kısmı gırgır şamatadan fazlasını yapmaya kalkacak benzer eylemlerde
bulunacaktır ki umarım olmaz.
Böyle bir gün ve zamanda, tüm eğitim camiası tedirgin, diken
üstündeyken gırgırına dahi olsa en ufak paylaşımın sorumluluğu ağır ve mide
bulandırıcıdır.
Tanıdık ya da tanımadık, bu paylaşımlara tanık olanların, umarım
bunun nasıl bir atmosfer yaratabileceğine dair bu paylaşım sahiplerini uyarır
ve önüne geçerler.
Fark ettiniz mi bilmiyorum dün öğretmenler şiddete karşı
grev yaptı ve çocukları eve yolladı bugünse anne babalar çocuklarını okula göndermedi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş olayları uzmanlarınca etraflıca
incelenip kritiği yapıldıktan sonra bir öneri listesi hazırlayıp neler
yapılması gerektiğine dair ortaya somut plan koymalı ki hatta daha da ötesine
geçerek bir çok bakanlığın da dahil olduğu, bir komisyon kurularak komisyonun
eylem planı topluma deklare edilmeli ki bu tedirginlik kısmen de olsa sükûnete kavuşturulmalı.
Ama öyle popülist, öyle yapmış olmak için yapılan, dostlar
alışverişte görsün hesabıyla değil. Bir gün Allah muhafaza, o silahın tetiğini
çekenin veya kurşunların hedefi olanın kendi çocukları da olabileceği
kaygısıyla ciddi bir çalışma yapılıp, çalışmanın sonunda varılacak sonuçların
hayatı geçirilmesi gerekir.
Yoksa bu şiddet sarmalının daha da artıp hepimizi boğmasından kaçınmak mümkün olmayacak.









