Ayyüce Hilal Akyol Ünek Yazıları

Ayyüce Hilal Akyol Ünek

Bu tahammülsüzlük niye?

12.05.2026 14:04
Haber Detay Image

Hayvanlar ve annelerle ne alıp veremediğimiz var anlamış değilim. Önce bir beyaz eşya markasının reklamı, sonra da patili annesiyim diyen kadının görevden alındığı iddiaları.

Anneler günü geldi geçti ama geriye nur topu gibi iki tane abuk sabuk kriz bıraktı.

İki gün önce 10 Mayıs Pazar günü anneler günü kutlandı, kimi annesine çiçekler aldı, kimi annesinin kabrini ziyaret etti. Kimi gruplardan, sosyal medya hesaplarından dünyanın tüm annelerinin gününü kutladı.

Peki sizce anneler gününü kutlamak için geri durmayan bizler, kaç kişi bugünün nerden geldiğini nasıl başladığını biliyor?

Belki de on kişiden ikisi, bilemedin üçü. O zaman nedir, annenize, sizi dünyaya getiren o güzel kadına, olan duygularınızı, minnettarlığınızı göstermek için bugünü bekliyorsunuz?

Niye o gün? Belki de annelerinize onların doğum gününde, değil kendi doğum gününüzde minnettarlığınızı, sevgi ve muhabbetinizi göstermelisin. Sizi kim bilir nasıl güçlüklerle dünyaya getirdi. Ölümle burun buruna geldi belki. Ve o burun buruna geldiği ölümü, sizi yalnız bırakmamak için yendi.

Anneler günü aslında farklı formlarıyla Antik Yunana, Tanrıların Annesi Rhea için düzenlenen bahar şenliklerine kadar da uzanır, Milattan Önce Tanrıça Kybele için tertiplenen dini festivallere de.

Onu da geçtim İngiltere’nin Orta Çağ dönemlerinde kutlanan ve insanların doğdukları kilisede annelerini ziyaret ettikleri bir ritüele de dayandırılabilir.

Ama tüm bunlardan ziyade bugünün temelde bir anlam ve ehemmiyeti yok dersem şaşırmayın. Neden mi? Çünkü bütün mesele, Amerikalı Anna Jarvis adındaki bir kadının, 1905 yılında ölen annesi Ann Reeves Jarvis’in anısını yaşatmak adına, anneler için özel bir gün talebine ilişkin başlattığı kampanya.

Sonra ne oldu? 1914 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson, Mayıs ayının ikinci Pazar günü Anneler Günü olsun dedi ve oldurdular. Bizimkiler de 1955 yılında Türk Kadınlar Birliği'nin girişimiyle o akışa dahil oldu.

Bana sorarsanız hiçbir özel anlamı yok. Ne örfi, ne dini, hiçbir anlamı, önemi ve de hikayesi yok.

Yok ama bizim değil, bizden değilse de yerel ve milli bir formla kutlamalı deyip arada bir kriz çıkarmaktan da geri durmayız.

Haliyle çocuk sahibi olsun ya da olmasın ve de olamasın, kimi kadınların sahiplenip şefkat ve merhametle besleyip büyüttüğü hayvanlarına, anne şefkatiyle yaklaşmasına da tahammül yokmuş. Niye yok? Kutsal olan Anneliğe hakaretmiş.

Önce Bosh reklamı linç edildi, ardından bir televizyon kanalındaki spiker tüm o naif cümlelerine rağmen “Ben de bir patili annesiyim” dediği için işinden oldu.

Yazık, bu tahammülsüzlük sadece hayvanları değil bizi de boğar.

Yazarın Tüm Yazıları